Toyota’dan karşı hamle

Alman tekelleri VW ve BMW’nin fabrikalarını Amazon ve Microsoft tekellerinin yardımıyla dijital ağla birleştirme kararına karşılık Japon merkezli dünyanın ikinci büyük otomobil tekeli Toyota, hibrid otomobillerin AR-GE’lerinden sahip olduğu 24 bin patentin kullanımını tüm şirketler için 2030 yılına kadar ücretsiz hale getirdiğini açıkladı. Sadece patentlerle ilgili teknik destek isteyen ve bu patentleri ticari amaçla kullanmak isteyenlerin ücret ödemelerinin gündeme geleceği belirtildi.

STANDARTLARI KİM BELİRLEYECEK?
Telif hakkından vazgeçtiklerini söyleyen Toyota Başkan Yardımcısı Shigeki Terashi, “küresel iklimi korumak üzere konulan hedeflere ulaşmak için hibrid ve elektro araçların kitlesel yaygınlaşması gerekmekte. Biz de buna katkı sunmak istiyoruz. Bu tutumumuz aynı zamanda standartların belirlenmesine de katkı sunacak” dedi. Toyota ayrıca hibrid motorların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının yanı sıra yakıt hücresi (Brennstoffzelle) teknolojisini geliştirmek için yatırımlar yapacağını ifade etti. Terashi, “Biz Toyota olarak değişik opsiyonların açık tutulmasının ve bugün uygulaması zor olanın yarın mümkün olabileceğinden hareket edilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Toyota daha önce de eski modellerinde kullandığı 5 bin patenti telif hakkı talep etmeksizin diğer otomobil şirketlere sunmuştu.Tesla şefi Elon Musk, 2014’te herkesi şaşırtan bir hamle ile sahip olduğu tüm patentleri diğer otomobil üreticilerine açmıştı. Toyota’nın ve daha önce Tesla’nın patentlerinin bir bölümünü veya tümünü rakip firmalara açması ilk bakışta şaşırtabilir.
Fakat durum öyle değil; İlk hibrid aracını (“Prius”) 1997 yılında piyasaya süren Toyota geride kalan 22 yıl içinde 13 milyon araç sattı; yani yıllık ortalama 590 bin adet. Bu makul bir sayı olarak görülebilir. Ancak yıllık otomobil satışlarının 80 milyonu aştığı bir ortamda bu çok yeterli değil. Sonuçta birkaç yılı alan AR-GE harcamalarının amortisinin sağlanmasının yanı sıra bir tekel için en önemlisi kârlı üretime geçmek. Bu da söz konusu malın kitlesel üretimi ile gerçekleşir; bu bir yanda (parça başı) üretimin daha da ucuzlamasına neden olurken diğer yanda ise kâr marjının yükselmesini sağlar.

VW, ELEKTRO MOTORA DESTEK İSTİYOR
VW şefi Dies aynı mantığı birkaç hafta önce, Daimler ve BMW’nin yanı sıra tüm tedarikçi firmaları da karşısına alarak, “Elektro motordan başka motorun geleceği yok. Daha temiz akar yakıtlı motorlar geliştirmeye çalışmak veya hibrid motorlar için sübvansiyon talep etmek akıllı bir yönelim değil. Devlet tüketiciye teşvik primi verecekse bunu en geniş kesimin alabileceği fiyattaki araçlar için vermeli, örneğin üst sınır 30 bin Euro olmalı” diyerek ortaya koymuştu.
VW tekeli tüm olanaklarını harekete geçirerek Almanya ve AB genelinde elektro araçların ve bataryaların AR-GE çalışmaları için dev meblağların sübvansiyon olarak sunulmasını talep ediyor. Üretiminin ve kârının yaklaşık yarısını Çin’de elde eden VW tekeli, Çin hükümetinin “elektro araç atılımı” kararını kendisi açısından bir fırsat olarak değerlendirmek istiyor. VW, bu adımıyla uluslararası alanda da standartların belirlenmesi konusunda ciddi bir adım atmış olacak. (YH)