Geleceğin dahi habercisi: Leonardo da Vinci

Dünyanın gelmiş geçmiş en önemli sanatçı ve bilim insanlarından biri kabul edilen Leonardo da Vinci, ölümünün 500. yılı dolayısıyla tüm dünyada bir kez daha hatırlanıyor. Da Vinci, gizemli resimleri ve hayret uyandıran teknolojik tasarımlarının yanı sıra mimarlıktan tıp ve mühendisliğe kadar bir çok alanda ürettiği eserleri ve fikirleriyle çok yönlü bir deha olarak dikkat çekiyor.

Leonardo da Vinci, dünyanın gelmiş geçmiş en önemli dehalarından biri. Çünkü o ne sadece bir ressam, ne sadece bir heykeltraş, ne sadece bir fizikçi… 500 yıl sonra bile eserleri önünde şapka çıkartılmaya devam eden da Vinci’yi özel kılan, aynı anda bu saydıklarımızın tümü olması! Hem de öyle biraz ona biraz buna bulaşmış türden değil, uğraştığı sanat ve bilim dallarında tarihine geçecek derecede eserler üretecek kadar ustalık sergilemiş bir isim.

ZAMANIN ÖTESİNE UZANMAK

15 Nisan 1452’de İtalya’da bir avukatın oğlu olarak dünyaya gelen Leonardo, 2 Mayıs 1519’da Fransa’da hayata veda etti. Ama geride bıraktığı eserleri, onu yaşadığı çağın çok ötelerine taşıyacaktı.

İlginç ve sıra dışı bir hayat sürer Leonardo. Babası Vinci kasabasında noterlik yapan bir avukattır ve köle olduğu söylenen Ortadoğulu bir kadınla evlilik dışı beraberliğinden Leonardo dünyaya gelir. Babası annesini bırakıp başka bir kadınla evlenir ve o da önce annesi sonra baba tarafından dedesinin yanında büyür. Küçük yaştan itibaren yetenekli olduğu fark edilir ancak evlilik dışı bir çocuk olduğu için dönemin kuralları gereği üniversiteye gidemez ve ünlü bir ressamın yanında çıraklık yapar. Yaptığı eserlerle dikkat çeker ve giderek tanınan, aranan bir sanatçı olur.

SINIRLARI VE KURALLARI ZORLAYAN BİRİ

Leonardo’yu özgün kılan özelliklerinden biri, birçok sanatçı gibi, çağının sınırlarını ve kurallarını zorlamasıdır. Yaratıcı faaliyetle uğraşan her sanatçı veya bilim insanı açısından sınırları ve kuraları zorlamak olmazsa olmaz bir özelliktir. Da Vinci’de de bu özellik fazlasıyla vardır. Örneğin insan anatomisiyle ilgili araştırmalara merakı yüzünden cesetler üzerinde çalışır. Kilisenin yasaklamasından sonra gizli gizli otopsi işine devam eder, insan cesedi bulamayınca sığırlar üzerinde çalışır…

Leonardo’nun bir başka sıra dışı özelliği de eşcinsel oluşudur. Hayatı boyunca etrafında kendinden hayli küçük erkekler olur.. Yardımcı, çırak, hizmetçi, model vb. olarak. Hatta eşcinsel olduğu suçlamasıyla yargılanır ama ceza almaz. Sınırları zorlayan pozisyonu nedeniyle, ya katı geleneklerin kurbanı olacak ya da kendine destek verecek nüfuzlu kişilerin hamiliğine sığınacaktı. Ortaçağ döneminin neredeyse bütün sanatçıları açısından geçerli olan bu ikilem da Vinci için de sözkonusudur ve bu yüzden yaşamının sonuna kadar hep soylu ve nüfuzlu kişilerin koruması altında üretir eserlerini. Sadece sanat eserleri de üretmez, hamisi olan prensler ve soylular için çok özel silahlar, savaş teknikleri ve köprüler vb. de tasarlar. Bir anlamda onlara olan borcunu bu şekilde ödemiş olur.

MERAKTA DA SINIRSIZ

Leonardo bilimsel merak konusunda da sınır tanımaz ve insana, doğaya, evrene dair her olayı, konuyu araştırmak, bilmek, çözmek ister.. Her şeyi not alan Leanordo geriye 7 bin kadar not, çizim ve taslak bırakır. Bunların bir bölümü halen Londra, Paris, Torino, Milano ve Madrid gibi şehirlerde sergilenmektedir. Bu defterlerde yok yoktur: Tıptan mühendisliğe müzikten psikilojiye, yıldızlara vb. kadar her konuda fikirler, analizler, değerlendirmeler mevcuttur.

Bir defterinde o gün yapacağı işler listesi bu konuda yeterince fikir vermektedir: “Kahkaha atmamızın sebepleri; yıldızların neden akşam gözle görülürken sabah yok olduğu; suyun havadan farkı; açlığın, esnemenin, susuzluğun kaynağı; hapşırmanın nasıl gerçekleştiği…”

Bu sınır tanımaz merakı ve özel yetenekleri sonucu sadece bugün dünyanın en değerli tabloları sayılan eserler üretmekle kalmaz, bisiklet, uçak, helikopter, paraşüt gibi buluşların öncellerini 500 yıl öncesinden keşfeder ve bunları çizerek anlatmaya çalışır.

Altüst olan bir çağın dehası

Leanordo da Vinci elbette sıra dışı özellikleri olan bir sanatçı ve bilim insanıdır. Deha derecesinde üstün özellikleri mevcuttur. Ancak da Vinci’yi özel kılan bir başka temel etken de yaşadığı çağa ait özelliklerdir. 1400’lü yılların sonu ve 1500’lü yılların başı dünya tarihi açısından en önemli kırılma anlarından biridir çünkü. Ortaçağ, bilimden dine, sanattan felsefeye bütün gerici gelenekleri ve karanlığıyla çatırdamakta ve can çekişmektedir. Eski düzen her yönüyle çökmekte, yeni bir çağ, kapitalizm çağı doğmaktadır.

Kapitalizm sadece ekonomik alanda bir değişim getirmekle kalmaz, bilim, sanat, felsefe gibi alanlarda adeta patlama derecesinde gelişmelere vesile olur. Kristof Colomb, Macellan vb. kaşiflerin dünya tarihini değiştiren okyanus ötesi keşifleri bu dönemde olur.. Katolik kilisesinin yüzyıllar süren hakimiyeti son bulur ve zorlu hesaplaşmalar, çatışmalar eşliğinde Protestanlık mezhebi bu dönem ortaya çıkar. Toprak ağalığı-derebeylik sisteminin yüzyıllar boyu ezdiği köylülerin isyanları yine bu dönemler doruk noktasındadır; bilim, sanat ve felsefede olduğu gibi siyasette de büyük bir kaynaşma ve altüst oluş söz konusudur. Sonuç olarak Rönesans ve Reform dönemi olarak adlandırılan bu dönem, da Vinci’nin yanısıra pek çok bilim insanı, düşünür ve sanatçıyı daha ortaya çıkarmıştır.

Tabuların, kalıpların sorgulandığı, bireyin hak ve özgürlüklerin meşru bir hak olarak telaffuz edildiği, dünya pazarları ve sömürgecilik sayesinde hem sermaye birikiminin hem de pazarların büyümesiyle birlikte sanayi ve teknikte de giderek hızlanan bir ilerlemenin yaşandığı bir dönemdir da Vinci’nin dönemi… Bu yüzden da Vinci gibi bir dehanın bu çağda ortaya çıkmasına çok da şaşmamak gerekir, tabii hakkını da teslim ederek.


“Resim, doğayla sanat arasında tercümanlık yapmaktır” diyen Leanordo, en çok da ünlü eseri Mona Lisa tablosuyla tanınır. 2017 yılında yapılan bir açık arttırma da 450 milyon dolara satılarak tüm zamanların en pahalı tablosu olan “Dünyanın Kurtarıcısı İsa Peygamber” adlı eser de da Vinci’nin imzasını taşıyan ilginç eserlerden biridir.