İngiltere: Yerel yönetimleri güçlendirmek zorunda

Grace BLAKELEY
New Statesman

Yerel yönetimler en son uzun zaman önce politik mücadelenin kızıştığı noktalardan biri olmuştu; İngiltere’de devlet uzun zamandır giderek daha çok merkezileşti. Büyük Britanya’da vergi geliri içinde yerel vergilerden gelen oran sadece yüzde 5.8; yerel vergi gelirleri açısından Avrupalı komşuları arasında Britanya bir uç değer.
Yerel yönetimlerin marjinalleştirilmesinin sebebi olarak hep zengin ve yoksul bölgeler arası ‘posta kodu lotaryası’ etkisinin azaltılması gösterilmişti. Son dönemde büyük şehirlerde görülen koordinasyonsuz yetki dağılımının etkisine rağmen, uzun dönemli merkezileşme sonucu Britanya yerel bölgeler arası -üretim oranı (gayrisafi katma değer) ölçümlerinde – eşitsizliğin en yüksek olduğu Avrupa ülkesi haline geldi.
Kemer sıkma politikaları sorunları artırdı. Yerel yönetimlerin merkezi devletten aldığı fon 2010’dan bu yana yüzde 50 azaldı. Yine aynı dönemde yerel yönetim harcamaları yüzde 20 oranında düşüş gösterdi.
Ticari tarifelerin belirlenmesinde kontrolün yerele kısmi devri bazı belediyelerin bu açığı kapatmasına yardım etti fakat vergi geliri düşük olan belediyelere de zarar verdi. Eğer hükümet ticari tarifelerin kontrolünü tamamen belediyelere devrederse bazı belediyeler -çoğunlukla İşçi Partili belediyeler- kendilerini daha da büyük bir finansal karmaşa içinde bulacak.
Diğer hiçbir vergiyi yükseltme gücü olmayan belediyeler gelirlerini artırmak için mülk satışı ve özelleştirmeye başvuruyor. Yerel yönetimler arasında borçlanma oranları genel olarak artmış durumda. Kısa zaman önce bir grup milletvekili yerel yönetim finanslarının kontrolden çıktığı uyarısında bulunmuştu.
Bu kesintiler yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlere ihtiyacın arttığı bir dönemde gerçekleşti. Genelde Ulusal Sağlık Servisini (NHS) zorlayan kronik koşulların engellenmesine yönelik kamu sağlığı hizmetleri de kesintiye uğradı. Yerel yönetimler konut sorununda da topun ağzında. Yeterli sosyal konut sağlama güç ve kaynaklarına sahip değiller ve merkezi hükümet bu konuda yatırım yapmaktan yana değil. Yine belediyelerin sorumluluğundaki evsizlik hızla artmış durumda ve bu alanda hizmet servisleri kırılma nok-tasında.
Sorumluluğun artırılması naraları ile birlikte artan yerel yönetim fonu kesintileri, merkezi hükümetin – hizmetleri koruduğunu iddia ederken – yerel yönetimleri kamu kesintileri politikasını uygulamaya zorlamasının uygun bir yöntemi oldu. Mahallenizdeki koşullardan, hizmetlerin kaybından, artan evsizlikten şikayetçi misiniz? Muhatabınız yerel yönetiminizdir.
Bu strateji geçen hafta yapılan yerel seçimlerde Muhafazakarlara pahalıya patlamış gibi görünüyor; parti tarihi bir bozgunla 1300 yerel belediye üyesi koltuğu kaybetti. Hükümetin Brexit’i idaresi konusunda hoşnutsuzluk sorunun bir parçası, fakat kayıpların büyüklüğü ve dağılımı sadece Brexit’e bağlanamayacağını da gösteriyor.
10 yıllık kesinti politikalarını takiben, son yerel seçimlerin yoğunlukla gerçekleştiği Muhafazakar bölgeleri de kesintilerden etkileniyor. Jacob Rees-Mogg (katı Brexit taraftarı Muhafazakar Milletvekili) Muhafazakarlara oy vermemek için Brexit’in mazeret olarak kullanılmamasını ve seçmenlerin çöplerin toplanması gibi yerel sorunlara yoğunlaşmasını salık verirken aslında yarardan çok zarara yol açtığının farkında değildi.
İşçi Partinin yerel belediyelere vaatleri pek de farklı değil. Britanya’nın ekonomik sorunlarının temel sebepleri konusunda çözüm için ulusal bir ekonomik planı mevcut olan parti kısa zaman öncesine kadar yerel yönetimlere yönelik aynı tür plandan yoksundu.
Britanya’da yereller arası eşitsizliği aşmak; hizmetlerin kalitesini yükseltmek; çoğunluğun kopukluk ve güvensizliğinin sebebi olan demokratik eksikliği kapatmak sadece yerel yönetimleri tekrar güçlendirmekle mümkün olacaktır. Yerel yönetimlerin vergileri artırma, daha fazla hizmet sunma ve yerel altyapıya yatırım yapabilmek için tahvil çıkarma hakkı artırılmalıdır.
Bu müdahaleler gelirlerin daha zengin bölgelerden tekrar eşit dağıtılması eşliğinde yapılmalıdır. Böylece eşitsizlik azaltılabilir, yerellerin kısıtlı yatırım için rekabet ettiği neoliberal yerel kavramından uzaklaşılabilir.
Yerel seçim sonuçları tüm siyasi partilere bir uyarı olmalıdır. Yerel yönetim kendi başına önemlidir; sadece ulusal politikanın bir yan eki olarak değil.
(Çeviren: Haldun Sonkaynar)