Avrupa Adalet Divanı: İşverenler çalışma sürelerini kaydetmek zorunda

Avrupa Adalet Divanı işverenlerin, personellerinin çalışma sürelerini objektif, güvenilir ve kolay ulaşılabilir bir sistemle kayıt altına almalarına hükmetti. AAD, AB üyesi ülkeleri de bu doğrultuda yasal uygulamalar hazırlamakla yükümlendirdi. Karara göre çalışanların haftalık azami çalışma sınırı ve günlük dinlenme süresi AB’de temel hak olarak kabul edilirken, çalışma sürelerinin kayıt altına alınması da bu hakkın korunması için bir araç olarak belirlendi.

İŞÇİLERİN KORUNMASI İÇİN İŞVERENLERE AYAR

Karara konu olan dava, İspanya’nın en büyük iki sendikasından biri olan CCOO tarafından İspanya’da faaliyet yürüten Deutsche Bank’a karşı açılmıştı. Sendika, çalışanların yasal olan sürenin üzerinde çalıştırılmasının önüne geçmek için Deutsche Bank’ın çalışma sürelerini kayıt altına almak istiyordu. Deutsche Bank, Almanya’da alışagelmiş yöntemlerle çalışma sürelerinin kaydedilmesinin yeterli olmadığı gerekçesiyle davayı kaybetti.

Deutsche Bank, daha önce İspanya Yüksek Mahkemesi’nde kendini, İspanya yasalarında bu konuda umumi geçerliliği olan bir yasanın bulunmadığı yönünde savunmuştu. Ancak AAD şimdi aldığı kararla bu durumu da eleştirdi. Divan, her bir çalışanın günlük çalışma süresinin sistematik bir yöntemle ölçülmediği takdirde, ne çalıştığı süreleri ne de mesai sürelerini objektif ve güvenilir bir biçimde belirlemenin mümkün olmadığına kanaat getirdi. Kararda, bu şekilde çalışanların haftalık azami çalışma süreleri ya da dinlenme süreleri gibi haklarını elde etmelerinin olanaksız olduğun belirtildi. Oysa işverenlerin çalışanlarının haftada en fazla 48 saat çalışmalarını ve günde 11 saat dinlenmelerini güvence altına almaları gerekiyor.

KARAR ALMANYA’YI DA ETKİLEYECEK

AAD bu yüzden AB’ye üye tüm ülkeleri, işverenlerin uygulamak zorunda oldukları çalışma sürelerini kayıt altına alacak ve ölçecek bir sistem geliştirmekle yükümlendirdi. Bu kararla, taşımacılık sektörü gibi bir çok işyerinde çalışma sürelerinin kayıt altına alınmadığı Almanya’da etkilenecek. Şimdiye dek bazı işletmeler Alman İş Kanunu’na göre sadece mesai sürelerini kayıt altına alıyordu ancak ADD’ye göre bu yeterli değil. Karar, evde ve dış hizmet alanında çalışanları da kapsıyor. Hatta iş ile ilgili her telefon görüşmesi ve e-mail yazışmasını kayıt altına alınabilir kılıyor. Çalışma sürelerinin nasıl kayıt altına alınacağı ise üye ülkelere bırakıldı. Alternatifler elektronik chip’ten mobil telefonlara yüklenecek programlara ya da küçük işletmelerde elyazısı ile kayıt etmeye dek mümkün. Yasanın uygulanması konusunda belirli bir süre verilmezken, Federal İş Mahkemesi hakimi ve Baden Würtemberg Adalet Bakanlığı’nda yönetici Inken Gallner, yasamanın en kısa zamanda gerekli adımları atmasını ve ilgili kurumların düşüncelerinin alınması gerektiğini söyledi.

SENDİKALARIN SELAMLADIĞI KARARA İŞVERENLER TEPKİLİ

İşverenler Birliği yaptığı açıklamada, kararın eskimiş bir uygulama olduğunu, 21. yüzyılda olduğu gibi giriş çıkış kartı basmaya karşı olduklarını ve endüstri 4.0 iş dünyasının taleplerine 1.0 çalışma süresi kayıt yöntemleri ile cevap verilemeyeceğini belirtti. İşverenler Birliği çalışma sürelerinin daha da esnekleştirilmesini talep ediyordu.

Alman Sendikalar Birliği DGB Yönetim Kurulu’ndan Annelie Buntenbach yaptığı açıklamada „sabit ücrete karşı sınırsız çalıştırmanın önüne bir duvar örüldü ve bu iyi oldu“ dedi. Günümüzde esnek çalışmanın istisna değil esas olduğunu ve iş sürelerinin kayıt altına alınmadığı ya da işyeri temsilciliğinin olmadığı işletmelerde çalışanların haklarını araması neredeyse mümkün olmadığını söyleyen Buntenbach devamla „değil. Bu yüzden de Almanya‘ da ödenmeyen mesai saatlerinin miktarı senelerdir kabul edilemeyecek kadar yüksek bir düzeyde. İşverenler bu yolla bir yıl içerisinde 18 Milyar Euro’yu ceplerine indiriyorlar. Bunu yaparken sadece işçilerin ücretini ve zamanını çalmıyorlar. Bu çalışma koşulları çalışanlar için aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Aralıksız beklemede olma durumu ve çalışma sürelerinin iç içe geçmesi ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Bu nedenle Almanya‘nın genel olarak çalışma sürelerini kayıt altına almak üzere bir yasal zemin oluşturması gerekiyor. Ancak böylelikle haftalık azami çalışma süreleri ve günlük 11 saat dinlenme sürelerine uyulup uyulmadığı denetlenebilir. Esnek çalışma bu durumdan kesinlikle etkilenmez hatta günümüzde mobil telefon ile dahi çalışma süreleri belgelenebilir“ dedi.

SORUN UYGULAMADA…

Sendikaların dikkat çektikleri bir diğer nokta ise asgari ücretle çalışanların ücretlerini tam olarak alıp almadıkları. Bazı işverenlerin işçileri iş anlaşmasında belirtilen çalışma sürelerinden çok daha fazla çalıştırdıkları biliniyor. Oysa asgari ücrete tabi olan işkollarında çalışma sürelerinin kayıt edilmesi yasası 2015’ten bu yana mevcut.