Dostluk ve dayanışma için futbol

Semra Çelik

Almanya’da 1920’li yıllarda, özellikle Birinci Dünya Savaşı’ndan dönen genç işçilerin oynadığı dini, politik birçok futbol ve spor takımı vardı. Federasyonlarını da kurdular. Amaçları futbol sayesinde dostluk, dayanışma, barış ve halkların kardeşliğini güçlendirmekti. 1933’te Naziler tarafından dağıtılan işçi futbolu gezici bir sergiyle hatırlanıyor.

DFB ve FAİR PLAY?

Alman Futbol Federasyonu (DFB), uzun yıllar skandallarla gündeme geliyor. Yaklaşık üç yıl önce Almanya’nın 2006 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapabilmek için rüşvet verdiği iddiaları dönemin federasyon başkanının istifasına yol açtı. 2016 yılında başkanlığa getirilen Reinhard Grindel de Ukrayna Futbol Federasyonu’nun eski başkanı Grigori Sukris’den hediye olarak pahalı bir kol saati aldığının ortaya çıkmasıyla görevinden ayrıldı. Grindel Mesut Özil’in Tayyip Erdoğan’la buluşması sonrası muğlak tavrıyla da tepkileri çekmişti.

Bu kadar skandal arasında kaybolup gitse de DFB’nin son dönemde yaptığı en olumlu şey ‚Başka bir futbol-İşçi Futbolu‘ sergisini kabullenip Alman Spor Müzesi’nde sergilenmesine izin vermesi oldu. Sergi şimdilerde değişik şehirlerde de ziyaretçilerle buluşuyor.

Serginin hazırlanmasında baş rolü oynayan Bielefeldli spor tarihçisi Dr. Eike Stiller, DFB’nin yaptığını doğru bulmakla birlikte, samimi olunmadığı düşüncesinde; “Alman Futbol Federasyonu, sürekli olarak saygı ve fairplay çağrısı yapsa da tarihiyle yüzleşmediği sürece söylediklerinin bir anlamı yok.” diyor. Yüzleşilmesi gereken konu, federasyonun işçi futbolu konusundaki tavrı.

HEPİMİZ İŞÇİYİZ

İşçi futbolunun kökleri 1918-1933 yılları arasında ırkçılığa, yabancı düşmanlığına karşı çıkan, düşmanı sınırların değil sınıfların belirlediğinden yola çıkan İşçi Jimnastik ve Spor Federasyonu’na (ATSB) dayanıyor.

O yıllarda milliyetçi muhafazakar DFB, sporu anavatanın savunulması için gençlerin hazırlanması, bedensel olarak güçlendirilmesi ve milli ruhun uyandırılması anlayışıyla uygularken İşçi Jimnastik ve Spor Federasyonu’nda Katolik, sosyalist ve komünist işçi futbolcular dostluk, dayanışma, barış ve halkların kardeşliği temelinde biraraya geldiler. Karşı takımın oyuncularına çelme takmayı, omuz vurmayı değil hızlı ve atak bir oyunu prensip edindiler. Kendilerine göre kuralları vardı, bu kuralın esasını kendi ve karşı takımın oyuncularının sağlığının korunması oluşturuyordu. Kendileri de karşı takımın oyuncuları da evlerine ekmek götürmek için başka bir işte çalışan, vücuduna bu konuda ihtiyacı olan sınıf ve iş arkadaşlarıydı. Futbolu dostluk için, zevk için, dayanışma için oynayan amatörlerdi kısacası.

ULUSLARASI KARŞILAŞMALAR

1920 yılından itibaren işçi futbolcular, ülke çapında kendi futbol şampiyonalarında oynamaya başladılar. 1924 yılında da en iyi futbolcularıyla Paris’e giderek Fransızlara dostluk elini uzattı. Bu, baş düşman olarak görülen Fransa ile, Birinci Dünya Savaşı sonrası ilk resmi spor ilişkisiydi. İki takımın oyuncularının dostluk maçı, seyircilerin tezahüratları, savaşların anavatan savunması adı altında ülke egemenlerinin çıkarlarının savunulması anlamına geldiğini gün ışığı gibi ortaya çıkarıverdi.

Sosyalist İşçi Sporları Enternasyonali, 1932 yılında, ilk Avrupa Futbol Şampiyonası’nı düzenledi. Turnuvaya15 takım katıldı. Ancak Alman takımı sadece bir maç yapabildi. Naziler, 1933’te iktidara geldiklerinde tüm dini ve politik spor kulüplerini yasakladılar. 750 bin üyeli İşçi Jimnastik ve Spor Federasyonu da bunların arasındaydı. Alman Futbol Federasyonu ise aynı şekilde devam etti ve 1945’ten sonra da Alman futbolundaki tek federasyon oldu. DFB’ye 1933’de kamuoyuna “Sosyal demokrat ve komünistlerin hiçbiriyle ilişkimiz yoktur ayrıca Yahudilerin ne de işçilerin-eski işçi futbolcuların- federasyonumuza resmi olarak üye olamaması için herşeyi yapacağız.“ açıklamasını yaparak Nazilere açık bir mesaj vermiş oldu.

NAZİLER DAĞITTI

Ancak, DFB kulüpleri en başından beri iyi işçi futbolcuları ’satın almaya‘ çalıştı. Cazip işler ya da daha iyi konutlarla fakirleşen proleterleri burjuva kampına çekiyorlardı. 1932’de, Uwe Seeler’in babası, önde gelen Hamburglu kalecilerden Erwin Seeler, işçi kulübü Laurel 06’dan burjuva kulübü Victoria 1893’e kadar katıldı. Erwin Seeler, olağanüstü performansı nedeniyle seyirciler tarafından bireysel tezahürat yapılmasına izin verilen ‚yıldız‘ bir oyuncuydu. Yine de bir pokali takımı için alması sonrası büyük eleştirelerle karşılaştı. İşçi futbolu, ekip işiydi, dayanışma, dostluk, barış ve kardeşlik için yapılmaktaydı. Bu ekip içinde biri diğerinden daha başarılı olabilirdi ama önemli olamazdı. Bu nedenle Seeler’e birkaç maç oyun cezası verilebilirdi ama sadece bir uyarı ile yetinildi.

İşçi futbolu, 1933’ten sonra dağıtıldı, 1945’ten sonra bir federasyon kurması gündeme bile gelmedi. Önemli olan kapitalizmin sosyalizmden üstün ve başarılı olduğunun gösterilmesiydi. Sonuç; milyonluk transferler, başarının astronomik meblağlarla ödüllendirilip garanti edilmesi, dostluk, dayanışma yerine orman yasalarının egemen olması…

Eskiye özlem duyanlar yanında başka türlüsünü tanımayanlar ama başka bir futbol isteyenler DFB’nin bu gezici sergisinde çok şey öğrenebilirler. https://www.arbeiterfussball.de/ adresinden ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.


İşçi sporunun 125, işçi futbolunun 100. yılında

BAŞKA BİR FUTBOL

Sergi bol resimli 17 bölümden oluşuyor:

İşçi sporunun ortaya çıkışı

Ulusal işçi futbolu turnuvaları

1920’den 1932’ye kadar futbol

Enternasyonalizm: Kulüp eski düşmanlarla maç yapıyor

İşçi Jimnastik ve Spor federasyonu (ATSB)

ATSB üyesi kulüplerin maçları ve festivalleri

Viyana ve Frankfurt am Main’deki İşçi Olimpiyatları

İlk Avrupa Futbol Şampiyonası

Komünist kızıl sporlar: İşçi sporu hareketinde bölünme

Nazilere karşı direnen işçi futbolcular

Fair Play: İşçi Futbolunun oyun sistemleri ve rekabet felsefesi

Tanınmış işçi futbolcular: Uwe Seeler’in babası Erwin Seeler; Franz Beckenbauer’in amcası Alfons Beckenbauer, vb.

Günümüze ve geleneğe kurulan köprüler: Eski işçi spor kulüplerinin bugünü

İşçi futbolu konusunda medya

Ruhr bölgesindeki işçi futbolu