İlkokullarda türban yasağı tartışması

YÜCEL ÖZDEMİR

Avusturya’nın ilkokullarda öğrencilerin türban takmasının yasaklanması üzerine, Almanya’da da benzer bir tartışma başladı. Federal Göç ve Entegrasyon Bakanı Widmann-Mauz, ilkokullarda türban yasağı konusunda bir incelemenin başlatılması gerektiğini söyledi. İslami örgütler yasağa tepkili. Bütün dini semboller ve dersler okullardan çıkarılmadığı sürece tartışma sürmeye devam edecek.

Avusturya Parlamentosu 16 Mayıs’ta yaptığı oturumda ilkokullarda kız çocukların türban takmasını yasakladı. Hükümet ortakları Halk Partisi (ÖVP) ve Özgürlük Partisi (FPÖ)’nün yanı sıra “Jetzt” (Şimdi) gurubu milletvekilleri de tasarıya destek verdi. Muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ise karşı çıktı. Buna göre Avusturya’da küçük kız çocuklarının ilk okullarda türban takması artık yasaklanmış oldu.

Düzenlemede zorunlu nedenlerden ötürü başını örtmek zorunda kalanlar muaf bırakıldı. Türban yasaklanırken okullarda Yahudilerin taktığı kippa için bir yasak getirilmedi. Buna gerekçe olarak kippa’nın kafayı bütün olarak kapatmaması gösterildi.

Üzerinde hem sağcı partiler hem de İslami örgütler tarafından fırtınaların koparıldığı türban konusunda, kaç öğrenciyi ilgilendirdiği konusunda ise bir bilgi bulunmuyor. Avusturya İslam Cemaati kaynaklarına dayanılarak verilen haberlerde liselerde İslam ülkelerinden gelen öğrencilerin yüzde 15’inin türban taktığı ifade edildi. İlkokullara dair bir bilgi ise bulunmuyor.

ALMANYA’DA DA TARTIŞMASI BAŞLADI

Avusturya’daki türban yasağı Almanya’da ta tartışma yarattı. Federal Göç ve Entegrasyon Bakanı Annette Widmann-Mauz (CDU) yaptığı açıklamada, ilk okullarda türban yasağı konusunda bir incelemenin başlatılması gerektiğini söyledi. Bakan yaptığı açıklamada, “İlkokula giden küçük kız çocukların türban takması saçma. Bir çok Müslüman da böyle düşünüyor. Çocukları korumak için bütün önlemler alınacak. Ailelerle konu görüşülecek. Bunlar sonuç getirmediği takdirde yasaklama süreci ele alınabilir” dedi.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer de yaptığı açıklamada, türban konusunda bir tartışmanın yapılmasından yana olduğunu belirtti.

Ancak, Almanya’da yasağın yasal olarak zor olacağı da belirtiliyor. Federal Parlamento tarafından yapılan bir incelemede, yasağın Anayasaya aykırı olacağı konusunda görüş bildirildi.

Alman Öğretmenler Birliği Başkanı Heinz-Peter Meidinger yaptığı açıklamada küçük çocukların ailelerin baskısıyla türban taktığına inandığını söyleyerek, “Okulda türban takmak entegrasyon düşmanlığıdır” diyerek yasaktan yana olduğunu açık olarak beyan etti.

Koalisyon ortağı SPD de ilk okullarda türbanın yasaklanmasından yana olduğunun mesajını verdi. Partinin Aile Politikası Sözcüsü Leni Breymaier yaptığı açıklamada, “Çocuklara türban yasağının getirilmesinden yanayım. Benim için bu yaşlarda türbanı inanç nedeniyle takmıyorlar. Bu nedenle konu toplumsal bir sorun. Dolayısıyla yetişkinlerin karar vermesi gerekiyor” dedi.

CDU/CSU Grubu Aile Politikası Sözcüsü Marcus Weinberg ise genel bir yasaktan yana olmadığını ifade ederek, konuya inanç özgürlüğü kapsamında bakılmasından yana olduğunu söyledi. İslam bilimci Lamya Kaddor de yasaktan yana olmadığını dile getirdi.

IGMG YASAĞA KARŞI ÇIKTI

Avusturya’daki yasağa tepki gösteren İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Kadınlar Kolu Başkanı Handan Yazıcı, ilkokullarda türban yasağının uyum sürecine zarar vereceğini ifade ederek, “Uyum sorumlusu olan bir kişinin görevi uyumu teşvik etmektir, dışlamayı değil. Widmann-Mauz’un başörtüsü yasağı talebi önyargıları beslemekte ve Müslümanları dışlamaktadır” dedi.

Yazıcı açıklamasında devamla, “Kimsenin dinde zorlama talep ettiği yoktur. Bu bir kuraldır ve tartışılmaması gerekir. Eğer çocuklar, mesela annelerine özendikleri için başörtüsü takıyorlarsa veya merak edip denemek istiyorlarsa kimsenin buna bir şey söyleme hakkı olamaz. Her çocuk kendi kişiliğini istediği gibi şekillendirme ve anne babasının himayesi altında kendi iradesi doğrultusunda yetişme hakkına sahiptir. Tabii ki bu kural Müslüman çocuklar için de geçerlidir” dedi. Diğer dini cemaatler de Avusturya’daki yasağın Müslümanlara karşı büyük bir saldırı olduğunu belirterek, yasağa karşı olduklarını ifade ettiler.

KAÇ KIZ ÇOCUĞU TÜRBAN TAKIYOR?

Almanya’da ilkokulda kaç kız çocuğun türban taktığına dair bir veri bulunmuyor. Buna rağmen hem partiler hem de İslami örgütler konuyu kaşıyarak kendi kitlelerine mesaj veriyorlar. İlkokula giden kız çocukların, IGMG’den Yazıcı’nın ileri sürdüğü gönüllü ya da bilinçli olarak türban takmaları söz konusu değil. Tersine ailelerin kendi yaşam biçimlerinin çocuklarda da devam etmesinden kaynaklı bir sürecin devamı.

Bu nedenle, çocuklar bilinçli olarak dini görüşleri ve yaşam biçimlerine karar verebildikleri yaşa gelene kadar, bütün dini sembollerin okullardan uzaklaştırılması; tüm dinlere eşit mesafe konulması en doğru yaklaşımdır.

Hıristiyan ve Musevilerin kendi dini sembollerini rahatça kullanabildiği yerlerde sadece Müslümanlara getirilen yasak entegrasyon sürecine katkı sunmadığı gibi, ayrımcılık duygusunu körükleyerek daha fazla içe kapanma ve dine sarılmanın önünü açabilir.

Dolayısıyla dini sembollerden başlayarak din derslerinin de okullardan çıkarılması, yerine bütün inançlardan öğrencilerin birlikte dinler tarihi derslerinin konulması en doğru olanıdır. Aksi takdirde bütün gerici akım ve partiler tartışmayı kendi politik amaçları için kullanmaya ve inanç sömürüsüne devam edeceklerdir. (YH)