Avrupa Parlamentosu seçimleri: Büyük partiler küçüldü

YÜCEL ÖZDEMİR

28 Avrupa Birliği (AB) ülkesinde 23-26 Mayıs tarihleri arasında yapılan ve yaklaşık 400 milyon seçmenin çağrılı olduğu Avrupa Parlanemstosu (AP) seçimlerinde bir çok ülkede geleneksel sosyal demokrat ve muhafazakar Hıristiyan demokrat partiler kaybetti. Aşırı sağ, polülist partiler beklendiği gibi seçimlerden güçlenerek çıkarken, sol sosyal demokrat partiler ciddi bir varlık göstermedi.

751 sandalyeli Avrupa Parlementosu’nda kesin olmayan sonuçlara göre muhafazakar Avrupa Halk Partisi (EVP) grubu 173, Avrupa Sosyal Demokrat Parti (S&D) 147, Liberaller 102, Yeşiller 71, sağcı Avrupa Muhafazakarları ve Reformcuları (EKR) grubu 58, Milletler ve Özgürlükler Avrupası (ENF) 57, sağ-milliyetçi Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Avrupası (EFDD) grubu 56, Avrupa Solu ve Kuzey Yeşilleri (GUE/NGL) 42 milletvekili kazandı. Diğerleri ise hiçbir gruba üye olmayan partilerden seçilen vekillerden oluştu. Bu sonuca göre EVP 42, S&D grubu 20 milletvekili kaybetti. Liberaller ise geçen döneme göre 35 milletvekili kazandı.

Bu tablodan bakıldığında, muhafazakar EVP sayılmadığı takdirde bile, AP’de 171 vekilli aşırı sağ, milliyetçi ve ırkçılardan oluşan partilerden seçildi. İki büyük grup olan EVP ve S&D toplam 310 milletvekili kazandı ve bu alt çoğunluk olan 376’nin çok gerisinde. Dolayısıyla önemli kararlarda iki grubun başka gruplarla koalisyon kurması gerekiyor.

ÜLKELERDE DE AYNI TABLO: BÜYÜKLERİN ÇÖKÜŞÜ SÜRÜYOR

Seçimler, ülkeden ülkeye farklılık arz etse de kıta genelinde geleneksel merkez sağ ve sol partilerin kaybetmesiyle sonuçlandı. AP’ye 96 milletvekili gönderen Almanya’da seçim sonuçları tam anlamıyla koalisyon hükümeti ortakları Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Sosyal Demokrat Partis’nin (SPD) hezimetiyle sonuçlandı. Beş yıl öncesinde göre her iki parti yaklaşık yüzde 10’ar oy kaybetti. Kesin olmayan sonuçlara göre CDU yüzde 28, SPD yüzde 15 oy aldı. Seçimlerin asıl galibi ise AB genelinde liberal değerlerin kurunmasını savunan ve ırkçılığa karşı çıkan Yeşiller Partisi oldu. Beş yıl öncesine göre oylarını yüzde 10 artırarak yüzde 20 oy alan Yeşiller, AP’ye 21 milletvekili gösterdi. Daha önce yüzde 7,4 oy alan Sol Parti ise yüzde 2 oy kaybıyla ancak yüzde 5,4 oy aldı ve meclise 5 milletvekili gönderdi. Bunlar arasında Türkiye kökenli Özlem Alev Demirel de bulunuyor.

Sağ popülist, milliyetçi Almanya için Alternatif (AfD) ise oylarını yüzde 3,8 artırarak yüzde 10,9 oy aldı ve meclise 11 vekil gönderdi. AfD’nin daha fazla oy alması bekleniyordu. Beş yıl önce AP’ye bir milletvekili gönderen ırkçı Almanya Milliyetçi Demokrat Partisi (NDP) ise bu kez vekil gönderemedi.

FRANSA’DA AŞIRI SAĞ BİRİNCİ OLDU

Komşu ülke Franda’da ise aşırı sağcı Marine Le Pen’in başını çektiği Rassemblement National (RN) partisi yüzde 24 oy alarak birinci oldu. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un parisi ise yüzde 22,5 ile ikinci oldu. Le Pen seçimlerin halkın zaferi olduğunu söyleyerek erken seçim çağrısında bulundu. Yeşiller Partisi Franda da yüzde 13 oy alarak büyük bir çıkış yaptı ve üçüncü oldu. Jean-Luc Melenchon’un liderliğini yaptığı sol sosyal demokrat “Boyun Eğmeyen Fransa” ve sosyal demokrat Sosyalist Parti (PS) yüzee 6,6’lar oy aldılar.

Geçen hafta “siyasi deprem”in yaşandığı Avusturya’da muhafazakar Halk Partisi (ÖVP) yüzde 34 ile birinci olurken, skandal videonun sarstığı Özgürlük Partisi (FPÖ) yüzde 2 oy kaybıyla yüzde 17,5 oy aldı. Diğer partilerin oylarında fazla bir değişiklik olmadı.

İspanya’da ve Portekiz’de iktidardaki sosyal demokrat partiler birinci oldu. Portekiz’de ayrıca Yeşilleri komünistler ve diğer sol grupların içinde yer aldığı Demokratik Birlik Koalisyonu (CDU) iki milletvekili kazandı.

Güney Kıbrıs’tan AKEL listesinden AP’ye aday olan Niyazi Kizilyürek de seçilmeyi başaranlar arasında.

Yunanistan’da Syriza önceki seçimlere göre oy kaybederek birinciliği muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi’ne kaptırdı.

ESKİ PARTİLERDE ÇÖZÜLME SÜRÜYOR

AB genelinde uzun bir sürdedir sistemin iki ana akımı olan Hristiyan demokratlar ise sosyal demokratlarda yaşanan çözülmenin devam ettiği AP seçimleri bir kez daha gösterdi. Her ne kadar sosyal demokrat partiler açısından İspanya, Portekiz ve Hollanda’da kısmen toparlanmasa görünse de kıta genelindeki çözülme eğilim devam ediyor. Benzer bir durum sağ muhafazar partiler için de geçerli. Bunların dışındaki akımlarda ise kısmen güçlenme söz konusu. Özellikle Yeşiller Partisi’nin Almanya’daki yükselişi gelecekte benzer bir durumun diğer ülkelerde de söz konusu olabileceğine işaret ediyor. AB’yi eleştirme yerine AB’yi savunma tutumuna giren sol sosyal demokrat partiler ise bu seçimlerde istediklerin alamadı. Bu politika söz konusu partilerin ülke seçimlerinden daha az oy almasına yol açtı. Ayrıca AB’yi eleştiren oyların da sağ-milliyetçi kesilere gittiği görülüyor.

SEÇİMLERE KATILIM ŞAŞIRTICI ŞEKİLDE ARTTI

Beş yıl önce katılım oranının yüzde 48’de kaldığı Avrupa Parlamentosu seçimlerine bu kez şaşırtıcı şekilde katılım oranı arttı. Kesin olmayan sonuçlara göre seçimlere katılım oranı yüzde 60’ı geçti. Bu da son yılların en yüksek oranı. Katılımın artmasında, aşırı sağ partilerin AP’de sal çoğunluğu elde etmemesi için yürütülen kampanyaların etkili olduğu tahmin ediliyor. Katılımın düşük olması durumunda sağ-milliyetçi partilerin meclise daha fazla milletvekili göndermesi söz konusu olabilirdi.

Buna rağmen, önümüzdeki beş yıl içinde AP’deki çalışmanın önceki yıllara göre daha zor olacağı tahmin ediliyor.