Ver gazı…

ABD, dünyaya pazarlamak için her türlü yöntemi denediği kaya gazına şimdi de yeni bir isim buldu: “Freedom gas” yani “özgürlük gazı”. Kuzey Akımı II projesinin ortaklarından biri olan Avusturya petrol ve gaz konsorsiyumu OMV şefi Rainer Seele AB’yi, Avrupalı şirketleri Washington’un şerrinden (veya özgürlük gazından) korumaya çağırdı.

ABD’nin Avrupa Birliği içindeki en etkili büyükelçisi olan Berlin Büyükelçisi Richard Grenell, Rusya’dan Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatı için döşenen “Kuzey Akımı II” boru hattının inşasının tamamlanmaması için dur durak bilmeden faaliyetlerini sürdürüyor.

Kuzey Akımı II projesinin ortakları olan şirketleri olduğu gibi boru hattının inşasında bir şekilde yer alan tüm şirketleri tehdit etmeyi sürdürüyor. Değişik basın kuruluşlarına verdiği demeçlerde, yaptığı söyleşilerde “ABD’nin ulusal güvenliğini tehdit eden hiçbir girişime göz yummayacaklarını” söylemekle kalmayan Grenell, bu şirketleri “ABD ve müttefikleriyle iş yapamaz hale getirmekle” tehdit ediyor.

“BİZ DEDİĞİMİZİ YAPARIZ”

Mayıs sonunda bir dizi temaslarda bulunmak için Avrupa’ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Berlin’de Başbakan Angela Merkel ve Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile görüştü.

Görüşmelerinde Almanya’nın İran konusunda ABD’ye destek vermesi, AB’nin ABD’ye karşı yürürlüğe koyduğu yeni vergileri kaldırması, Kuzey Akımı II projesine son verilmesini ve bunun yerine ABD’den kaya gazı satın almasını gündeme getiren Pompeo ayrıca Çin ile ilişkiler konusunda da ortak bir çizgi bulunması gerektiğini belirtti.

Almanya’dan AB içindeki nüfuzunu kullanarak ABD ve AB arasında yeni bir ticaret sözleşmesi imzalanması için ilk adımların atılmasında katkılarını beklediklerini de söyleyen Pompeo, görüşmelerde Almanya’nın askeri harcamalarını da gündeme getirtir.

Maas ile birlikte düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin Kuzey Akımı II ilgili, “Avrupalı şirketlere ekonomik yaptırım uygulama konusunda ne diyeceksiniz” sorusuna, “Biz bu gibi şeyleri tartışma konusu yapmayız, söyleriz ve sonra dediğimizi yaparız” diye cevap veren Pompeo, “Avrupa, gaz ihtiyacını çok rahat ABD’den karşılayabilir. Enerji dönüşümü sürecinde bir süre daha fosil kaynakların kullanılması gerektiği ortada, biz de AB ve Almanya’ya bu konuda yardım etmek istiyoruz. Bunun için kısa bir süre önce iki terminalin daha inşasına başladık” dedi.

NATO’nun askeri harcamaları konusunda da diğer müttefiklerin görevlerini yerine getirmesini beklediklerini söyleyen Pompeo, “Ve tabi bu kapsamda Almanya’dan da NATO içindeki görevlerini yerine getirmesi için askeri harcamalarını kabul edilebilir bir düzeye çekmesini bekliyoruz. ABD olarak artık NATO içinde beleşçilere (“Free rider” = “Trittbrettfahrer”) göz yummayacağız” dedi.

AB, NE YAPACAK BİLMEK İSTİYORUM?

Avusturya petrol ve gaz konsorsiyumu OMV şefi Rainer Seele, ABD’nin Kuzey Akımı II projesine yönelik gündeme getirdiği tehditlere karşı AB’nin harekete geçmesini istedi. Seele, “Financial Times” (FT) gazetesiyle yaptığı bir söyleşide, ABD’nin müttefiklerine enerji politikasını dikte etmeye çalıştığını ve bunun kabul edilmez olduğunu ifade etti. ABD’nin ileri sürdüğü siyasi nedenleri inandırıcı bulmadığını söyleyen Seele, “Bence asıl neden, ABD’nin kendi gaz ihracatı için bu pazarı ele geçirme arzusudur” dedi,

AB’ye yönelik ise, “Avrupa, kendi ülkelerinin bağımsızlıklarını koruyacak mı yoksa korumayacak mı bunu gerçekten bilmek istiyorum. Birileri kalkıp bu ülkelerin enerji politikalarının nasıl olacağını dikte etmeye kalktığında AB ne yapacak?” dedi.

ABD’nin bir süre önce petrol ve gaz ithal etmek zorunda olduğunu hatırlatan Seele, “Ama kaya gazı ve petrolü üretiminde atılan adımlarla ABD şimdi dünyanın en büyük ihraç eden ülkesi konumuna yükseldi. Tabi şimdi bu gaz ve petrol için ABD’li şirketlere pazar gerekiyor, onu da burada görüyorlar. Piyasaya bakıp, ‘ok, gazımız var ama pazar yok, o zaman Rusya’ya yaptırım uygulayalım’ dediler. Ben durumu böyle değerlendiriyorum.

OMV’nın 2019’un ilk çeyreğinde Kuzey Akımı II projesi için 44 milyon Euro harcadığını hatırlatan Seele, “bunun korunması gerekiyor. ABD, Rusya’yı güven vermeyen bir ülke olarak göstermeye çalışıyor. Ama bu doğru değil. Biz Rusya’da değişik rejimleri, değişik hükümet dönemlerini yaşamış ve bu dönemlerde iş yapmış şirketiz. Tek gün bile, hatta tek bir dakika bile bize taahhüt edilenden hacimden düşük gaz gelmedi” dedi.

KAYA GAZI OLDU ‘ÖZGÜRLÜK GAZI’

Bir süre önce Ukrayna’yı ziyaret eden ABD Enerji Bakanı Rick Perry, hükümetinin Kuzey Akımı II projesiyle ilgili yaptırımları düzenleyen bir yasa hazırlığı içinde olduğunu söylemişti. “ABD, Avrupa’nın ve Ukrayna’nın sebatı için her şeyi yapmaya hazır” diye konuşan Perry, Rusya’nın olası bir durumda doğal gaz sevkiyatını Avrupa’ya karşı kullanma potansiyeli elde etmesine göz yummayacağını ve gerekirse bunu yaptırımlarla engelleyeceğini söylemişti. Perry, “Şimdi böyle bir yaptırım yasasının hazırlığı içindeyiz” demişti.

Rusya’dan gelecek gazın Avrupa’nın “özgürlüğünü kısıtlayacağını” ileri süren ABD menşeli petrol tekelleri ve politikacıları, bir adım daha ileri giderek, kaya gazının adını “özgürlük gazı” (“freedom gas”) olarak değiştirdiler!

Kanada’yı ziyaret eden ABD Enerji Bakanlığı Müsteşarı Merk Menezes, Texas’ta kaya gazının sıvılaştırıldığı bir terminalin genişletildiği üzerine yaptığı bir konuşmada, “Kapasitenin artması özgürlük gazının tüm dünyaya yaygınlaştırılmasında önem arz ediyor. Artık ABD özgürlüğünün moleküllerinin tüm dünyaya yayılması için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız” dedi.