G20 Zirvesi: Yeni bir anlaşma yok

Japonya’nın Osaka kentinde 28-29 Haziran’da yapılan G20 Zirvesi, beklendiği gibi ciddi bir sonuç alınmadan dağıldı. Zirve, dünyanın sorunlarının birlikte konuşmaktan çok tek tek ülkeler arasında pazarlık ve görüşmelerin forumuna dönüştü.

İlk olarak ABD eski Başkanı Bill Clinton’un çağrısıyla 1997’de “Asya krizi” nedeniyle dünya genelinde yaşanan ekonomik ve mali krize çare bulma, ortak politikalar belirleme iddiasıyla toplanan G20 Zirvesi, gelinen aşamada emperyalist devletler arasında çatışma ve pazarlık zirvesine dönüşmüş bulunuyor.

22 yıl önce ortak mali ve ekonomik politikalar üzerinden kapitalizmi içine düştüğü krizden kurtarmak için pek çok alanda uyum ve uzlaşma içerisinde olan emperyalist devletler ve onların işbirlikçileri, şimdi özellikle ekonomik rekabet üzerinden “ticaret savaşı” sürdürüyorlar. ABD’nin öncelikle Çin ve Almanya’yı hedefe koyarak sürdürdüğü bu savaşta, G20 Zirvesi’nde de bir uzlaşma sağlanamadı.

Zirve öncesinde yapılan bütün değerlendirmelerde ABD ile Çin arasında “ticaret savaşı” konusunda bir uzlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağı yer alıyordu. Trump, zirveye katılmadan önce FOX Business Network televizyonuna verdiği röportaja Çin’den çok Almanya’ya yüklendi. “Avrupa bize Çin’den daha kötü davranıyor” diyen Trump, özellikle Almanya’nın Rusya ile yaptığı doğalgaz ticaretini bir kez daha sert şekilde eleştirdi. Trump, açıklamasında Rusya’yı kastederek, “Almanya potansiyel düşmanımızla ticaret yapıyor” dedi.

Trump, zirve kapsamında bir araya geldiği Almanya Başbakanı Angela Merkel’e, Alman basınını da şaşırtacak şekilde övgülerle karşıladı. Merkel için, “fantastik kadın” diyen Trump, Avrupa ile ABD arasında otomobil gümrük vergilerinin kalkmasının ise söz konusu olmadığını söylemekle yetindi. Dolayısıyla ABD ile AB arasındaki ilişkilerde bir yumuşama görünmüyor.

TRUMP-Şİ GÖRÜŞMESİNDEN SONUÇ YOK

Zirvenin en önemli buluşması olarak görülen ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bir anlaşma sağlanamadı. Her iki lider arasında yapılan görüşmede, “ticaret savaşı” konusunda yeniden görüşmelerin yapılmasına karar verildi. Ancak bu konuda geçmişte olduğu gibi bir uzlaşmanın sağlanması beklenmiyor. Zira ABD, Çin’e karşı verdiği ticaret açığını kapatmak için yüksek vergilerden başka bir çözüm önermiyor.

80 dakika sürdüğü belirtilen görüşmede Çin ideri Cinping, ABD Başkanı Trump’ı diyalog ve işbirliğine davet ederek, “Diyalogdan iki ülke kazanır. Aksi takdirde iki ülke de kaybeder” dedi. Trump ise görüşmede sonrasında yaptığı açıklamada, “Bir pazarlığın olup olmayacağını zaman gösterecek” demekle yetindi.

Trump, ABD’nin Çin’e karşı verdiği ticaret açığın kapatmak için pek çok ürüne yüzde 25 gümrük vergisi koymuştu. Görüşme öncesinde ABD’de 500 işveren ve 140 örgüt Trump’a mektup göndererek Çin ile gerilim politikasına son vermesini ve gümrük vergilerindeki artışı iptal etmesini istemişti.

Trump, ABD’nin Çin’e karşı verdiği yaklaşık 400 milyar Dolarlık ticaret açığını kapatmak için Çin mallarına aşamalı olarak gümrük verileri koymaya başlamıştı. 2018’den itibaren dört aşamada ilan edilen gümrük vergileri sınırı 300 milyar Doları buldu. ABD, en son Çin telekomünikasyon tekeli Huawei’yi hedefe koymuştu. Bir çok şirkete ve ülkeye de Huawei ile ticari bağlarını kesmesi için baskı yapmıştı. Bunun üzerine ABD tekelleri Google ve Intel, Hauwei ile işbirliğini bitirmişti. Buna karşılık Çin de karşı hamle yaparak bazı ABD mallarına yönelik gümrük vergileri arttırdı. Çin, diğer ülkelerle ise gümrük verilerini düşürme yoluna gitmişti.

Trump’ın zirveden Kuzey Kore lideri Kim un Jung’a buluşma tiviti atması ise G20 Zirvesi’nin gündemiyle pek ilgilenmediği şeklinde yorumlandı.

SONUÇ BİLDİRİSİNDE MİNİMUM UZLAŞMA

İki günlük zirvede değişik devlet temsilcileri birbirleriyle görüşmeler yaparken, hazırlanan sonuç bildirisinde “minimum uzlaşma” dikkat çekti. Liderler arasında geçen yıl Buenos Aires’de yapılan zirvede olduğu gibi bu zirvede de pek çok konuda bir anlaşma sağlanmadı.

Başta zirveye katılan AB ülkeleri olmak üzere, pek çok katılımcı ülke Paris İklim Anlaşması’na bağlı kalınması gerektiğini ifade etti. ABD, bu görüşe katılmazken, diğer ülkelerin Paris İklim Konferansı’nın hedefleri doğrultusunda çalışmasına onay verdi. Bu onay, Alman basını tarafından “zirvenin başarısı” olarak olarak nitelendirildi. Almanya Başbakanı Angela Merkel ise zirve sonrasında yaptığı açıklamada, “Arjantin’den bu yana değişen bir şey yok” dedi.

Buenos Aires’te olduğu gibi Osaka’da da ABD dışındaki 18 katılımcı ülke ve AB, Paris İklim Konferansı’nın kararlarına bağlı kalınmasına karar verdi. Daha önce Brezilya ve Avustralya’nın bu kararlara karşı çıkabileceği ileri sürülmüştü.

Zirvede göç konusunda ise G20 üyesi ülkeler, BM ve diğer uluslararası kurumlar arasında işbirliği konusunda anlaşmaya varıldı. Ancak bu dünya genelinde yaşanan göç hareketlenmeleri için bir anlam ifade etmiyor.

Ticaret savaşı” konusunda daha önce maliye bakanları tarafından üzerinde anlaşmaya varılan “Ticaret ve yatırım için özgür, adil, ayrımcı olmayan, şeffaf, öngörülebilir ve istikrarlı bir ortam yaratmaya çalışacağız” cümlesi sonuç metninde de yer aldı. Japonya’dan sonra Almanya da Dünya Ticaret Örgütü’nde reform yapılması çağrısında bulundu.

G20 dönem başkanlığını Japonya’dan sonra Suudi Arabistan devralıyor. Bir sonraki zirveye bu nedenle, Cemal Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla dünya genelinde dikkatleri üzerine çeken Suudi Velihatı Muhammed bir Salman ev sahipliği yapacak.

PROTESTO GÖSTERİLERİ YAPLDI

Zirvenin yapıldığı Osaka’daki fuar alanın çevresinde ve liderlerin kaldığı otellere giden yollar üzerinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, protestolar da devam etti. Kent merkezinde bir araya gelen binlerce kişi küresel ısınma ve enerji politikalarına dikkat çeken pankart ve dövizlerle gösteri yaptı. Gösterilere herhangi bir müdahalenin olmadığı bildirildi.

İki yıl önce Almaya’nın Hamburg kentinde yapılan G20 Zirvesi’ne karşı onbinlerce insan iki gün boyunca protesto gösterileri düzenlemişti. Polisle göstericiler arasında yaşanan çatışmalarda çok sayıda kişi yaralanmıştı. Yüzlerce gösterici ise gözaltına alınmıştı.


Asya, ABD’siz yeni ticaret anlaşması hazırlığı

G 20 Zirvesi’nde ev sahipliği yapan Japonya, ekonomik durgunluğu aşmak ve bölgede daha etkili bir rol oynamak için yeni bir ticaret anlaşması için hazırlıklara başladı. ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelir gelmez Barack Obama yönetimi tarafından imzalanan Pasifik Ticaret Anlaşması’nı (TPP) hemen iptal etmişti. Trump ile yakın ilişkilerini sürdüren Japonya Başbakanı Shinzo Abe, bölge ülkeleriyle yeni bir serbest ticaret anlaşması yapmak için harekete geçti. Bölgesel Kalkınmalı Ekonomik Ortaklık (RCEP) adını taşıyan anlaşmaya ASEAN ülkelerinin yanı sıra Çin, Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın üye olması planlanıyor. Böylece bölge ülkeleri arasında serbest ticaretin önünün açılması hedefleniyor. Japonya ayrıca Dünya Ticaret Örgütü’nde reform yapılmasını da istiyor. Japonya’nın bu girişimi ticari olarak çıkarlarının Asya ülkeleriyle serbest ticaret yapmasından kaynaklanıyor. Japonya, en fazla petrol satın aldığı İran’a karşı askeri müdahale konusunda da ABD ile aynı politikayı savunmuyor.