Vatandaşlığa geçişe yeni şart

Federal hükümet tarafından hazırlanan ve mecliste kabul edilen Vatandaşlık Yasası’ndaki yeni sertleştirmeler, Alman vatandaşlığının önüne yeni engeller koyuyor. Çifte vatandaş olanların Alman vatandaşlığının düşürülmesi kolaylaştırılırken, vatandaş olmaya “Alman yaşam tarzına uyma” kriteri eklendi.

27 Haziran Perşembe günü büyük koalisyon ortakları Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) yabancıların vatandaşlığa kabul edilmesine ilişkin kurallar koyan vatandaşlık yasasında değişiklik yaptı.

Suriye’de İslam Devleti’ne (IŞİD) gidip savaşa katılan terör örgütü üyesi Alman vatandaşlarının Almanya’ya gelişini engellemek üzere tartışmaya açılan Vatandaşlık Yasası’nda öncelikli hedef çifte vatandaş durumundaki kişiler. IŞİD kamplarında eğitim gören çifte vatandaşların Alman vatandaşlığı düşürülecek ve böylece ülkeye girişlerine izin verilmeyecek. Sadece Alman vatandaşı olanlar ise gelebilecek.

Düzenleme her ne kadar bugün IŞİD’e katılanlar için görünse de gelecekte başkalarının da bu kapsama dahil edilmesi söz konusu olabilecek.

VATANDAŞLIĞA ‘LEITKULTUR’ AYARI

Yeni yasaya ayrıca “Alman öncü kültürü” (Leitkultur) tarifi eklendi. Buna göre vatandaşlığa geçiş şartlarına “Alman yaşam tarzının benimsenmesi” gibi muğlak bir cümle eklendi. İlk etapta çok eşliliği engelleme amaçlı bu yeni düzenlemenin gelecekte farklı kesimleri etkilemesi bekleniyor. Zira Almanya’da çok eşlilik yasal olarak mümkün olmadığı için, çok eşlilerin Alman vatandaşlığına geçişini engellemeye yönelik bir düzenleme yapmanın anlamsız olduğu ortada. Muhalefet partileri çoklu evlilik içinde olduğu ileri sürülen kadınların için bu düzenlemenin bir çözüm getirmediği görüşünde.

Şu ana kadar çokeşli olup da Alman vatandaşı olmak isteyen kaç kişinin olduğununa dair Almanya İçişleri Bakanlığı dahi bir sayı veremiyor, çünkü henüz böyle bir talep olmuş değil. Şimdiye kadar medyaya yansıyan sadece Bild gazetesinin bulduğu üç eşi olan bir mültecinin Alman vatandaşlığına geçmeyi hayal ettiği var.

Halen geçerli olan vatandaşlık yasasında yer alan “Sadakat Yemini”, hem Alman yasalarına hem de yaşam biçimine riyayet edileceğini içerimesine rağmen yeni bir düzenlemenin yapılması, bu alanda daha fazla kısıtlamaların olacağı anlamına geliyor.

YANLIŞ BİLGİ VERENLER İÇİN 10 YIL ŞARTI

Vatandaşlık Yasası’nda yapılan bir başka yeni düzenlemede ise vatandaşlığa geçiş sırasında beyan edilen bilgilerin geriye dönük olarak inceleme süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkarılmış olması. Yalan veya bilerek yanlış bilgiler ve belgelerle Alman vatandaşı oldukları saptanan kişiler vatandaşlıktan çıkarılabilecek.

İKİNCİ SINIF VATANDAŞLIK

Vatandaşlık Yasası’nda yapılan yeni düzenlemeler, daha önce yapılan düzenlemelerle zorlaştırılan Alman vatandaşlığı çok daha zorlaştırılıyor. Tekil örnekler üzerinden önyargılar körüklenirken, bazı kesimlere asıl olarak Alman vatandaşı olma yerine yabancı kalma seçeneği dayatılıyor. Özellikle vatandaş olanların “Alman yaşam tarzına”na yapılan vurgu bunu gösteriyor. Keza, hile durumunda vatandaşlığın geri alınması süresinin 10 yıla çıkarılması da “emanet vatandaşlığı” pekiştiriyor.

Birçok uzman yeni yapılan vatandaşlığa geçiş düzenlemesini sert bir şekilde eleştirmişti. Özellikle vatandaşlığa geçmekte karar verme yetkisi bulunanların yasada yer alan “Alman yaşam tarzının benimsenmesi” gibi bulanık bir formülasyonu keyfi olarak yorumlayacaklarını savunuyor. Engellemelere rağmen 2018 yılında 112 bin 300 kişi Alman vatandaşlığı için başvuruda bulundu.

Hükümet ortaklarından CSU milletvekili Michael Kuffer ise yasadaki değişikliği “Alman vatandaşlığı almak isteyen herkes, değerlerimizi, devletimizin ve hepsinden önemlisi, sosyal düzenimizi olduğu gibi kabul etmek zorundadır” diyerek savundu.

Sendikalar, bilim insanları ve sosyal kurumlar ise yeni düzenlemelere tepki göstererek, “iki sınıflı vatandaşlık” anlayışının kalıcılaştırıldığına dikkat çekildi. Ortak çağrıyı imzalayanlar arasında Federal Hükümer eski Yabancılar Danışmanı Cornelia Schmalz-Jacobsen de bulunuyor.

Açıklamada yeni düzenlemeyle birlikte sonradan Alman vatandaşı olanlarla Alman vatandaşı doğanlar arasında iki sınıflı vatandaşlık yaratıldığına dikkat çektiler. (YH)