Savaşa ve faşizme karşı alanlara

İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının 80. yılı olan 1 Eylül’de sendikalar, patiler ve barış inisiyatifleri silahlanma ve savaşa karşı eylem çağrısında bulundu. Almanya’nın silahlanmaya ayırdığı bütçenin yıldan yıla artması geniş kesimlerin tepkisini çekiyor.

Hitler faşizminin Polonya’ya 1 Eylül 1939’da saldırmasıyla başlayan İkinci Dünya Savaşı’nın 80. yılında Almanya’da savaşa ve silahlanmaya karşı gösteriler yapılacak. Bu yıl yapılacak gösteri ve yürüyüşlerde yükselen ırkçılığa ve artan silahlanmaya dikkat çekilecek. Özellikle Almanya’nın askeri harcamaları çoğaltmayı planlamasına tepkiler artmaya devam ediyor. Almanya genelinde silahlanmaya daha fazla bütçe ayrılmasına karşı başlatılan imza kampanyasına 150 bin kişi imza verdi.

Alman Sendikalar Birliği (DGB), Barış Konseyi, Barış İnisiyatifleri, Sol Parti ve DİDF yaptıkları açıklamalarda herkesi savaşa ve faşizme karşı alanlara çıkmaya çağırdılar.

DGB: SAVAŞ BİR DAHA ASLA!

Alman Sendikalar Birliği (DGB) tarafından 1 Eylül dolayısıyla çıkarılan bildiride, “Demokrasi, barış ve özgürlük sürekli savunulması gerekiyor” denildi. “Savaş ve faşizm bir daha asla! Barış ve silahsızlanma için harekete geçelim!” başlığıyla yapılan açıklamada şöyle denildi: “Demokrasi, barış ve özgürlük kendiliğinden ortaya çıkmadı, bu nedenle kararlı bir şekilde savunulması gerekiyor. Bunu en iyi biz sendikalar biliyoruz. Bu nedenle başından itibaren barış hareketinin parçasıyız” denildi.

Dünya çapında hızla artan silahlanmaya da dikkat çeken DGB, Almanya’nın askeri harcamaları artırmasına da tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Dünya çapında silahlanma 1,6 trilyona kadar çıktı. Federal Hükümet de silahlanmaya ısrar ediyor. Almanya’nın silahlanmaya ayırdığı bütçe 2015’de 33 milyar Euro iken, bugün 43,2 milyar Euro’ya çıkmış bulunuyor. NATO’nun talep ettiği yüzde 2 şartı yerine geldiği 2024 yılında ise bu miktarın 85 milyar Euro’ya ulaşması gerekiyor. Silahlanmaya artık son verilsin.” denildi.

Almanya Barış Konseyi (Friedensratschlag) da yaptığı açıklamada, dünyanın her geçen gün daha fazla savaş ve militarizm sarmalına çekildiği belirtilerek, 1 Eylül’de alanlara çıkma çağrısında bulunuldu.

Sol Parti Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada ise artan silahlanmaya ve savaş tehlikesine dikkat çekildi. Yapılan açıklamada İran’a yönelik savaş tehdidine dikkat çekilerek, “Alman tekelleri silah satmaya devam ediyor. Satılan bölgeler arasında savaşın sürdüğü Türkiye ve Suudi Arabistan da var. Sol Parti silah satışına ve yurtdışına asker göndermeyi reddediyor. Genel olarak silahlanmanın azaltılması için Rusya’nın da kolektif güvenlik sistemine dahil edilmesi gerekiyor” denildi. Açıklamada bütün emekçiler 1 Eylül’de barış için alanlara çıkmaya çağrıldı.

DİDF: TÜRKİYE’YE SİLAH SATIŞI DURDURULSUN

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada da, dünya ve Almanya’da artan savaş ve silahlanma tehlikesine dikkat çekilerek, Türkiye kökenli emekçiler eylemlere katılmaya çağrıldı. Yapılan açıklamada şöyle denildi: “Türkiye de hızla silahlanan ülkeler arasında yer alıyor. AKP-MHP hükümetinin Kürt, Arap, Ezidi bölge halklarının ölümler ve göçlerle acısını yaşadığı saldırgan savaşçı politikası yıllardır sürüyor. Hükümet bölgedeki savaş politikalarına paralel olarak ülke içinde de emekçilere karşı hiç bir hak-hukuk tanımayan faşizan uygulamalarla, polis saldırılarıyla demokrasinin bütün kırıntıları yok edilmekte, ülke hapishaneye çevrilmektedir.

Türkiye’ye silah satmak, her alanda işbirliği yapmak bugünkü Türk hükümetini desteklemek ve onun suçlarına ortak olmak demektir. Almanya, Türkiye’ye verdiği askeri desteği derhal durdurmalı, silah satışı son bulmalıdır. Bu savaşa ve silahlanmaya karşı vereceğimiz ortak mücadeleyle mümkündür” denildi.

Açıklamada devamla “DİDF olarak, Türkiyeli emekçileri silahlanma politikalarına, savaşlara karşı barışı savunmak için ortak mücadeleye çağırıyoruz! Egemenlik ve kar hırsının ürünü olan savaşları, silahlanmayı durduracak olan, geleceğimizi güvenceye alacak olan Alman emekçileriyle ortak mücadelemiz olacaktır!” denildi. (YH)

Eylem yerleri için ayrıntılı bilgi: www.friedenskooperative.de/termine


Almanya hızla militaristleşiyor

1 Eylül 1939 günü Polonya’ya saldırarak İkinci Dünya Savaşı’nı başlatan faşist Hitler Almanya’sı savaştan galip çıkarak Alman sermayesinin çıkarlarını büyütmeyi hedefliyordu. Faşist Hitler saldının iki amacının olduğunu ilan etmişti: Sovyetler Birliği’nin yükselişini engellemek ve Doğu Avrupa’da Alman sermayesi için bir “Lebensraum” (Yaşam Alanı) oluşturmak.

Savaş kıta Avrupası için tam felaket oldu. 60 milyon insan hayatını kaybetti. Kentler yerle bir edildi. Buna rağmen faşizm savaşı kaybetti. 8 Mayıs 1945’de biten savaş sonrasında batılı güçler Almanya’nın yeniden silahlanmasını ve yurtdışına asker göndermesini çeşitli anlaşmalarla yasakladılar. Ancak bu çok uzun sürmedi. 1955’de Federal Almanya NATO’ya üye yapıldı. Sonra Almanya silahlanmaya başladı. 1994’ten itibaren yurtdışına asker göndermeye başladı.

Almanya’nın bugün Asya’dan Afrika’ya, Ortadoğu’ya 17 ayrı ülkede 4 bine yakın askeri var. Almanya, ABD, Rusya ve Çin’den sonra en çok silah satan ülke konumunda.

Almanya bununla da kalmayarak, dış politikasını sürekli militaristleştiriyor. Özellikle de AB’nin dış politikasını militaristleştirmek için yoğun bir çaba harcıyor. Bu plan çerçevesinde Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, AB Komisyonu başkanı yapıldı. (YH)