Gelişmeler grev yönünde

15 Ağustos’ta bina temizliği alanında beşinci TİS görüşmesi yapıldı. Anlaşmazlığın giderek derinleştiği gelişmeler hakkında IG BAU Rheinland Bölge Direktörü Antonia Kühn ile konuştuk.

Mahir Şahin

Bina temizliğinde görüşmelerden sonuç çıkmaması nedeniyle, Ağustos ayından bu yana toplu çerçeve sözleşmesi bulunmuyor. İşverenler bunu temizlik personelinin çalışma koşullarını kötüleştirmek için mi kullanıyor?

Birçok bina temizlik firması, çalışanlarına yeni iş sözleşmesi imzalamaları için baskı yapıyor. Bu yeni sözleşmelerle, işçiler kötü çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalabilirler. Örneğin: Mevcut kanuna göre, yarı zamanlı çalışanlara ek çalışma ödemesi yapılmak zorunda. Bunu önlemek için, işverenler temizlikçileri ihtiyaca göre çağrı (Abruf) sözleşmelerini imzalamaya zorluyorlar. Sonuç? Temizlik işçilerinin kazancı düşecek!

Federal çerçeve sözleşmesiyle ilgili beşinci görüşme hakkında bilgi verebilir misin?

Başarısız oldu. İşveren tarafı, ilk bakışta işe yarayacak gibi görünen yeni bir toplu çerçeve sözleşmesi için teklifte bulundu. Dikkatli okunduğunda detaylarda birçok kötüleştirmelerin olduğu görülüyor. Örneğin „gün“, „iş günü“ ve „işletme günü“ kelimeleri üzerine oynanıyor. Bu değişiklikle, patronun istemesi halinde, işçilerin haftalık 39 saatlik çalışmalarını yedi güne yaymaları sağlanıyor. IG BAU pazarlık komisyonu bunu fark ederek bu türden kötü düzenlemeleri reddetti.

ÇALIŞANLAR ÖFKELİ

İşverenler neleri değiştirmek istiyor?

İşverenler yarı zamanlı işçilere fazla mesai ücreti ödemek istemiyor. Ayrıca gece, pazar ve resmi tatillerde çalışılması halinde yapılacak ek ödemeler azaltılacak. Çıraklar 2020 yılından itibaren aldıkları eğitimden karlı çıkacaklar. 01.01.2020 tarihinden önce istihdam edilen ve düşük ücretli bir ücret grubunda yer alan kalfalar daha yüksek ücret gruplandırması hakkından mahrum olacak. Noel ikramiyesi prensip olarak reddediliyor. Normalde TİS’lere bağlı işletmelerin yüzde 80’i Noel ikramiyesi öderken temizlikçilere ödenmeyecek.

Peki işçilerin bunlara yönelik tepkisi nasıl?

İşçiler, neden ikinci sınıf işçi muamelesi gördüklerini anlayamıyorlar. Takdir edilmiyorlar. Bu onları öfkelendiriyor.

Görüşmelerin gidişatı ciddi mi ve grevle sonuçlanacak gibi görünüyor mu?

Maalesef çok ciddi. İşverenler 30 Eylül’de yapılacak görüşmede sendikanın taleplerine olumlu cevap verecek gibi görünmüyorlar. Bu durumda grev ciddiye alınması gereken bir önlem olarak görünüyor. Ve işçilerin taleplerini dayatmasının neredeyse başka bir yolu yok. Bina temizlik firmalarına, sürekli baskı yapamayacaklarını göstereceğiz. Temizlikçiler saygıyı hak ediyor ve bunun için mücadele edecekler!

HERKESİN YAPABİLECEĞİ BİRŞEY VAR

Okurlarımız ve diğer sendikacılar temizlikçilerin mücadelesini nasıl destekleyebilirler?

Müşteriler, tüketiciler, hastalar ve vatandaşlar olarak herkesin sorumluluğu var: ‚Temizliğin değeri ne kadar?‘ konusunda karar vermeliler. Biz, „temizliğin bir bedeli var!“ diyoruz. Yerel politikada, temizlik işlerinin ihalesine dikkat edilmesi gerekir. Tüm bina temizlik işlerinin yaklaşık yüzde kırkı kamu alanından geliyor. Bu nedenle, politikacılar, bu işlerin adil ihale kuralları çerçevesinde, toplu iş sözleşmelerine uyan, işçilerin kararlara katılımını teşvik eden ve işyeri işçi temsilciliklerini (BR) ve sendikaları ciddiye alan firmalara verilmesini sağlamalıdır. Politikacılar, „turbo temizliği“, aynı alanın daha kısa sürede temizlenmesi bulaşıcı hastalığını, gerçekçi ihalelerle etkin bir şekilde engelleyebilirler. Özel sektörde temizlik firmasının seçilmesiyle ilgili bölümü arayıp, atölyemde, ofisimde uygun şartlarda temizlik yapılıp yapılmayacağını sorabilir, talep edebilirim. Bir müşteri veya tüketici olarak da firmalardan adil çalışma koşulları ve ücretle temizlikçi çalıştırmalarını isteyebilirim.

Dayanışma nasıl olmalı?

Örneğin sosyal medyada temizlik işçileriyle dayanışmayı gösteren mesajlarla. Temizlik işi yaptıran okul, hastane, fabrika, alışveriş merkezi vb. gibi büyük kurum ve firmaların yönetimlerine yazılan mektuplarla. Bu firma ve kurumlar, temizlikçilerin görünmez olmadıklarını, saygıyı, iyi bir ücret ve çalışma koşullarını hak ettiklerini anlamalılar. Eğer grev yapılırsa dayanışma ziyaretleriyle. Grevdekiler toplumun onlara destek verdiğini görmeliler.