İşçi temsilciliklerinin sayısı düştü

Sendikalar sadece ücretlerin arttırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için değil, işyerindeki kararlara işçilerin ve sendikaların katılması için de mücadele ettiler. İlk adımlar 19. yüzyılın ortalarında atılmış, 1952 tarihli İşyeri Teşkilat Yasası ile de işletmelerdeki kararlarda işçilerin de pay sahibi olmasını sağlayan işyeri işçi temsilciliği kurma hakkı elde edilmişti.

Aradan 67 yıl geçmesine rağmen işçilerin işyeriyle ilgili kararlara katılım hakkı hala kötü durumda. Bunun nedenlerinden biri de işyeri işçi temsilciliğine (Betriebsrat/BR) sahip şirketlerin sayısının giderek azalması. 2018’de, işçilerin temsiliyeti için şart olan beş çalışandan fazlasına sahip şirketlerin sadece yüzde 9’unda bir Betriebsrat vardı. 2002’den bu yana BR sahibi işletmelerin sayısında yüzde 18,2’lik bir düşüş kaydedilmiş.

Bu düşüşün en önemli nedenlerinden biri işverenlerin BR kurulmasını, var olan yerlerde de çalışmasını engellemesi. Hans Böckler Vakfı tarafından yapılan bir araştırmada sendika sekreterlerinin yüzde 60’ının işletmelerde BR kurulması veya çalışmasının engellendiğiyle (Union Busting) ilgili şikayetleri olduğu belirlendi.

İŞVERENLERE YAPTIRIM TALEBİ

Federal hükümet, işletmelerdeki durumu iyileştirmek için Betriebsrat seçimlerinde ‚basitleştirilmiş seçim prosedürünün‘ uygulanmasını yaygınlaştırmak istiyor. Hristiyan Birlik ve SPD’nin koalisyon sözleşmesindeki vaadi bu yöndeydi. Ancak şimdiye kadar bu konuda hiçbir şey yapılmadı. Basitleştirilmiş prosedür, BR kurulması için normal olandan daha kısa süre tanınması şeklinde. Şu anda, beş ila 50 işçinin çalıştığı işletmeler için zorunlu. 51 ile 100 arasında işçinin çalıştığı işletmelerde ise aday, liste belirleme, propaganda, vb. kısacası ’seçim özgürlüğü‘ var.

SPD ve Birlik partileri koalisyon sözleşmesinde „İşyeri işçi temsilciliklerinin kurulmasını ve seçilmesini kolaylaştırmak istiyoruz. Bu amaçla, oy kullanma hakkına sahip beş ila 100 çalışanı olan tüm şirketler için basitleştirilmiş seçim prosedürünü zorunlu kılacağız.“ denmekteydi. Buna göre 101 – 200 çalışanı olan şirketlerde de basit ve normal seçim prosedürleri arasında bir tercih yapmak mümkün olacaktı. Ancak sendikalar ve Sol Parti, seçim yasasındaki değişiklikle temsiliyetin artacağına inanmıyorlar. İşverenin BR kurulması, işletmeye sendika sokulması ve BR’nin çalışması konusundaki engellemelerinin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını talep ediyorlar.

RAKAMLARLA İŞÇİ TEMSİLCİLİKLERİ

İşçi temsilciliklerine sahip şirketlerin payı, sektöre bağlı olarak önemli ölçüde değişiyor. Ayrıca, Doğu ve Batı Almanya arasında da sayılar farklı. Batı’daki enerji, su, atık ve madencilik şirketlerinin yüzde 43’ü BR’ye sahip, Doğu’da ise oran yüzde 30.

Yeni eyaletlerde bu sektörlerde çalışanların yüzde 74’ü, eskilerde yüzde 81’i bir BR tarafından temsil edilmekte. İnşaat ve gastronomi alanında ise durum oldukça kötü. İnşaatta, batıdaki işletmelerin yüzde ikisinde, doğuda ise sadece yüzde birinde BR var. Gastronomi, otelcilik alanında ise bu oran doğu ve batıda yüzde 3. İşletmede çalışan işçi sayısı düştükçe BR’ye sahip olma olasılığı da o kadar düşüyor. Batı’da 5 ila 50 işçinin çalıştığı işletmelerin sadece yüzde 5’inde, Doğu’da ise yüzde 6’sında BR var. Batı’da 500’den fazla işçinin çalıştığı işletmelerin yüzde 88’inde, Doğu’da ise yüzde 87’sinde BR bulunmakta. Ancak, şirketlerin büyük yada küçük olmasından bağımsız işçi temsilciliklerinin sayısında düşüşün olduğu açık.

Batı’daki eyaletlerde 2002-2018 yılları arasında en fazla düşüş yüzde 31,9 ile 51-100 işçinin çalıştığı işletmelerde oldu. Doğu’daki eyaletlerde ise 100-200 işçinin çalıştığı işletmelerde BR sayısı yüzde 34,8 oranında azaldı. (YH)