Sol Parti sürekli seçmen kaybediyor

Sol Parti’nin klasik temaları, yeni toplumsal politik tartışmalarda bir çok eski sol seçmen için önemini yitirmiş görünüyor. Bunun anlamı yeni sorunları ele alma, yaşam koşullarını etkileyen değişikliklere karşı çıkma ve geleceği daha iyi şekillendirme konularında seçmenlerde güven kaybı olmuştur. Bu nedenle programatik temel sorulara yeniden cevaplar aramak önemli olacaktır.

Horst Kahrs*

Sol Parti’nin seçim tarihi, bölgesel özellikler bir yana bırakılırsa üç sürece ayrılır. Ajanda 2010 politikasına karşı kitlesel hareketten bu yana Sol Parti dönem dönem oy kaybına uğradı. 2010-2014 yılları arasında bir çok insan Sol Parti’ye sırtını dönerken, 2009’daki genel seçimlerde Sol Parti’ye verdikleri protesto oylarıyla SPD’yi yeniden sosyal demokrat bir parti olarak motive edeceklerini umuyorlardı. 2014 ile 2017 yılları arasında ayracı “göç” olan yeni toplumsal politik ortamda Sol Parti itibar kaybetti. 2017 yılından sonra da oy kaybetti. Çünkü AfD’nin politik karşıt kutubu Yeşiller tarafından dolduruluyordu. Çevre politikalarına artan ilgi de seçim tercihlerinde başka bir neden oldu.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

2014 yılından bu yana Almanya genelinde toplumsal, politik gelişmelerde ortaya atılan sorular şunlardı: Bundan sonrası ne olacak?

Bu nedenle Saksonya’da Sol Parti muhalefet partisi olarak kalmaya mahkum olurken, Brandenburg’da on senedir iktidar ortağı olduğu için aynı kaderi paylaştı. 2017’deki federal parlamento seçimlerinde her iki eyalette de, PDS’nin 1990’ların ortasında aldığı oyun en düşüğü alındı. Avrupa Parlamento’su seçimlerinde ise Brandenburg’da yüzde 12,3 ve Saksonya’da yüzde 11,7 oy alındı. Seçimlere katılımın yüzde 2-3 daha fazla olduğu koşullarda oy kaybı da fazla oldu. Brandenburg’da yüzde 8,9, Saksonya’da yüzde 6,7. Bütün bunların gelecek federal parlamento seçimleri için anlamıysa, parlamentoda yeniden yer almanın koşullarının giderek yok olduğudur.

Ne yazık ki, Infratest sonuçlarında Sol Parti’nin 2017 ve 2019 Mayısında Sol Parti’den uzaklaştığı görülüyor: Verilere göre her iki eyalette 275 bin oy kaybedilmiştir. Kayıp oyların yüzde 18’ini ölenler, yüzde 10’unu başka bir yere taşınanlar ve yüzde 9’unu seçimlere gitmeyenler oluşturmuştur. Yüzde 18 oranında oy SPD’ye, yüzde 14 oranında oy AfD’ye, yüzde 12 oranında oy CDU’ya, yüzde 10 oranında oy Yeşiller’e ve yüzde 11 oranında oy diğer partilere gitmiştir. Bu sayılar seçmenlerin kararsızlığının yanı sıra Sol Parti’nin ve diğerlerinin seçmenleri kavrama yeteneğindeki zayuflığı da göstermektedir.

HANGİ KONULAR ETKİLİ OLDU?

Sol Parti’nin etkili görüldüğü alanlar olan “sosyal güvenlik”, “sosyal adalet”, “Doğu Almanların sorunları”, “Doğu Almanların çıkarlarını en iyi savunanlar” gibi konularda Sol Parti her iki eyalette yüzde 21 ile yüzde 26 arasında olumlu değerlendirilmiştir. Ancak bu konular seçimlerde etkin rol oynayan konular olmamıştır. “Ekonomi ve iş”, “ücretler ve emeklilik”, “Doğu Almanların ikinci sınıf vatandaş olma duyguları” Sol Parti’nin yanı sıra AfD tarafından da ele alınmıştır. “Doğu” konusu seçmenlerin tercihlerini etkileyen sorun olmamıştır. “Sosyal güvenlik” konusu, Sol Parti seçmenlerinin üçte birini, SPD seçmenlerinin beşte birini, CDU seçmenlerinin altıda birini etkilerken, “göç” konusu AfD seçmenlerinin yüzde 30’unu önemli ölçüde etkilemiştir. “Çevre ve iklim” konusu Yeşillerin, “eğitim ve okul” konusu AfD’ye kadar bütün partilerin seçmenlerini etkilemiştir. “Ekonomi ve iş” konusu SPD, CDU ve FDP seçmenlerinin yüzde beşte birini etkilerken “suç işleme eğilimi ve iç güvenlik” konusu AfD seçmenlerinin yüzde 20’sini etkilemiştir. Aynı seçmen grubunu Brandenburg’da yüzde 14’lük bir oranda “ücretler ve emeklilik” konusu da etkilemiştir. Bu tutum, genel geçerli kalıplarla açıklanamaz.

EYALETLERE GÖRE ETKİLİ OLAN KONULAR

Bu anlamda eyaletlerin önemli sorunlarına bakmak doğru olacaktır: “Alt yapı sorunları” Brandenburg’da yüzde 28, Saksonya’da yüzde 15 öne çıkarken, “okul ve eğitim” ile birlikte çocukların geleceğini ilgilendiren sorunlar her iki eyalette beşte bir önem kazanmıştır. “Çevre ve iklim” her iki eyalette her on seçmen tarafından önemsenirken “işsizlik“ ve “göçmenler ve sığınmacılar” sorunu Saksonya’da her beş seçmen tarafından önemli görülmüştür. Saksonya’da her altı seçmenden biri “AfD ve sağcılık” meselesini de önemli görmüştür. Sol Parti, “eğitim” ve “köy ve şehir yerleşim yerlerinde yaşam kalitesi” sorunlarında önemli görülmüştür.

Sonuç: Sol Parti, mevcut konumunu kaybetmektedir. Sol Parti’nin klasik temaları, yeni toplumsal politik gelişmler karşısında bir çok eski sol seçmen için önemini yitirmiş görünüyor. Bunun anlamı yeni sorunları ele alma, yaşam koşullarını etkileyen değişikliklere karşı çıkma ve geleceği daha iyi şekillendirme konularında seçmenlerde güven kaybı olmuştur. Bu nedenle stratejik ve programatik temel sorulara yeni cevaplar vermelidir.

Sol Parti açısından sorunun bir yanı, 2015 ve 2017 yılları arasında toplumu etkileyen önemli ve derin kırılma konularına ilişkin tartışmaların, parti içinde önemli bir yer tutmamış oluşudur. Politik olarak temsil etmek, farklı ilgi ve çıkarları basitçe yansıtmak değildir. Tersine toplumun ve ekonominin gidişatına ilişkin önerilerde bulunmaktır. Bu öneriler çevresinde halkın değişik kesimlerini kucaklamak ve önemli toplumsal sorunlar konusunda onlara perspektifler ve çıkış yolları sunmak demektir.

* Rosa-Luxemburg-Vakfı /Toplumsal Analiz Enstitüsü

(Kaynak: Neues Deutschland)

Çeviren: Zahide Yentür