Berlin’de Demokratik Türkiye konferansı

Almanya’da çok sayıda aydın ve kurumun çağrısıyla Berlin’de “Demokratik Türkiye için toplumsal sözleşme arayışı konferansı” düzenlendi. Mercur Otel’de yapılan konferansa ağırlıklı olarak son bir kaç yıldır yurtdışında yaşamak zorunda kalan çok sayıda akademisyen, gazeteci ve siyasetçi katıldı.

Avrupa Demokratik Kürt Toplumu (KCD-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Çankaya’nın Kürtçe ve Türkçe açılış konuşmalarının ardından başlayan konferansta aralarında gazeteci Can Dündar, Prof. Ahmet İnsel, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eski eşbaşkanı Hatip Dicle ve Federal Parlamento Milletvekili Gökay Akbulut’ın olduğu konuşmacılar, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki sorunlar ve verilecek mücadele konusunda görüşlerini dile getirdiler.

Can Dündar yaptığı konuşmada, farklı kesimlerin bir araya gelmesinin önemli olduğunu belirterek “Sürekli bir araya gelmeye devam edelim. Türkiye’de yükselen mücadeleye buradan gönüllü olarak destek vermek üzere bir araya geldik. Yakınmanın değil, inşaa etmenin söylemini geliştirmeliyiz. Çünkü bir dönem kapandı. Avrupa’dan verilecek destek için ortak bir internet sitesi kurulabilir. Nasıl bir gelecek istediğimizi geliştirmeliyiz” dedi. Söz alan diğer konuşmacılar, Avrupa’ya sürgüne gelen insanların daha fazla bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kürt hareketi adına konferansta konuşan Hatip Dicle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın 2021, 2053, 2071 hedeflerini şu şekilde özeyledi: “2023’de Kemalist cumhuriyetin bütün kazanımları yok edilmek, 2053’te Osmanlı’nın nüfuz alanlarını elde etme, 2071’de ise tamamen Türkleştirme hedefleniyor. Bunlara karşı geniş bir ittifak kurulabilir, topluma alternatifler sunulabilir” dedi.

SOKAKTAKİ MÜCADELE BİRLEŞTİRDİ

Toplantının en dikkat çeken bölümü ise Türkiye’den gelen HDP Milletvekili Prof. Mithat Sancar, CHP Milletvekili Ali Şeker ve Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam’ın katıldığı oturum oldu.

Barış Akademisyeni Nil Mutluer’in yönettiği panelde ilk sözü alan Şeker, CHP’nin daha önce hazırladığı 22 maddelik Kürt sorunu raporunun güncelleneceğini belirterek, “Türkiye son 40 yıldır bir şiddet sarmalı içinde. Şiddet şiddeti besliyor.1989 yılında o rapor hazırlanırken 1945 kişi yaşamını yirtimişti. Şimdi ise ölen insan sayısı 40 bini buldu. Ölümlerin son bulması için siyasetle ilgilenen herkesin bir sorumluluğu var” dedi.

Türkiye’de otoriter rejime karşı mücadelenin devam ettiğini belirten Şeker, bu bakımdan yerel seçimler ve ardından tekrarlanan İstanbul seçimlerinin önemli olduğunu belirterek, Erdoğan ve AKP-MHP koalisyonunun güç kaybetmeye devam ettiğini vurguladı.

Sancar ise Türkiye’nin sorunlarının çözümü için MHP de dahil olmak üzere bütün partilerle görüşmeye hazır olduklarını belirterek, tabanca önemli bir güç birliğinin oluştuğunu ve bunun seçimlerde de kendisini gösterdiğinini ifade etti. HDP olarak asıl olarak milliyetçi koalisyonun kaybetmesi temelinde bir strateji geliştirdiklerini iade ederek, “Sokakta verilen mücadele asıl olarak muhalefeti birleştirdi. Bu nedenle Türkiye’de umut dolu bir süreç yaşanıyor. Tünelin ucundaki ışık göründü. Önemli olan artık bundan sonra nasıl bir Türkiye’nin kurulacağını düşünmemiz, planlamamızdır” dedi.

UMUTLU OLMAK İÇİN ÇOK NEDEN VAR

SP Milletvekili İslam ise yaptığı konuşmada, “Diyarbakır’da çocuklarını arayan annelerin acısını paylaşıyorum. Aynı şekilde Cumartesi Anneleri’nin açısı da bizim acımızdır. Annelerin acılarını görmezlikten gelmek mümkün değil. Demokratik bir Türkiye için asgari müştereklerde anlaşmak o kadar zor değil. Herkesin birbirini olduğu gibi kabul etmesi bunun için yeterli. Türkiye’de farklı kimliklerden insanlar arasında bir çatışmanın olmaması en büyük umudum. Ve inanıyorum ki bu umut her geçen gün daha da büyüyor” dedi.

Konuşmaların ardından sekiz değişik konuda çalışma grupları kuruldu. Yapılan tartışmaların ardından hazırlanan sunumlar pazar günü konferansa sunuldu. Ardından okunan sonuç bildirisiyle konferans tamamlandı. (YH)