Kadın mücadelesinin sorunları tartışıldı

Rosa Luxemburg Vakfı tarafından düzenlenen, Feminist Gelecek Festivali’nde kadın mücadelesinin birleştirilmesi, mücadeleye anti kapitalist bir içerik kazandırılması hedef alınırken değişik ülkelerdeki kadın mücadelesi de anlatıldı.

12-15 eylül tarihleri arasında Essen Zeche Zollverein’de yapılan festivale 1500’ün üzerinde kadın katıldı,100’ün üzerinde atölye ve toplantıda kadın mücadelesinin ortak yanları ve sorunları ele alındı.

Değişik sorunları merkezine alan kadın örgütlerinin asgari müştereklerde birleşmesini kolaylaştırmak için, uzun sunumlar yerine tartışma ve soru cevap şeklinde bilgilendirme içerikli toplantılar yapıldı.

Sadece toplantılarda değil bilgilendirme masaları, kafeterya, öğle ve akşam molalarının yapıldığı veya ortak yemek pişirilen yerlerde de tercümanlar görevlendirilerek, kadınlar arasında bağ kurulması sağlandı.

Çalışma yaşamı, ev içi ücretsiz emek ve bunun işgücünün yeniden üretimindeki rolü, kadın erkek arasındaki sistem kaynaklı eşitsizlik, bunun ekonomiye, toplumsal yaşama etkileri ve sömürgecilik feminizmi konuları değişik boyutlarıyla ele alındı. 30 ülkeden gelen gelen kadınlar ülkelerindeki kadın mücadelesini örneklediler. Türkiye’den de sendikacı Necla Akgökçe, Novamed ve Flormar’daki kadın mücadelesini anlattı.

SENDİKALARIN KAZANILMASI

8 Mart 2019’da yapılan ‚kadın grevi‘ değerlendirmesi ve bir sonraki grevle ilgili planların ele alındığı toplantı büyük ilgi gördü. Grev değerlendirmesi sırasında işyeri grevlerinin sendikaların kazanılamaması nedeniyle yapılamadığından söz edilerek ev içi ücretsiz emek konusunda iş bırakmaların yoğunlaştığı belirtildi.

2020 yılındaki kadın grevi hazırlıklarına erken başlanılması, sendikaların grevin bileşeni haline getirilebilmesi için çaba harcanması önerildi.

‚Yüzde 99’un feminizmi‘ manifestosunu kaleme alanlardan İtalyan Cinzia Arruzza ’nın katıldığı toplantı da büyük ilgi gördü. Arruzza, manifestonun en geniş kadın kitlelerini duyarlı kılmayı hedef aldığını belirterek kadın hareketinin dünyada gelişen diğer hareketlerin bir parçası olarak, yer almasının önemine vurgu yaptı. Kapitalizmin küreselleştiği ve emekçilere ortak stratejiyle saldırdığı dönemde sol hareketlerin ve kadın hareketinin kendi içine kapanmasını eleştirdi.

Peggy Piesche de kadınların aralarındaki farklılıklarla uğraşmak yerine eşit hak mücadelesini güçlendirmeye enerji harcaması gerektiğini söyledi.

YOLLAR VE FİKİRLER ORTAYA KONDU

Kapanış oturumunda festivale katılan ulusal ve uluslararası kadın grupları arasında ağ oluşturulması, kadın hareketlerinde farklılıkların değil ortak yanların öne çıkarılması gerekliliğine dikkat çekildi.

Çalışma yaşamı, ev içi ücretsiz emek, kadına yönelik şiddet, ‚post sömürgeci feminizm‘ ve göçmen kadınların dışlanması konularında somut tartışmalar yapılarak pratik adımlar atılması kararlaştırıldı. Kadınlar açısından nasıl bir dünya istenildiği sorusu ise henüz bir sonuca varılmadığı, gidilecek yol ve fikirlerin ise hazır olduğu şeklinde cevaplandı.