AABF 30. yılını kutladı: Barış, demokrasi ve kardeşlik çağrısı yapıldı

Aziz Koçyiğit

Köln

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 30’uncu kuruluş yıldönümünü zengin bir programla Köln’de kutladı. Yaklaşık 15 bin kişinin katıldığı etkinlikte demokrasi, barış, halkların kardeşliği ve laiklik öne çıkan konular oldu.

Hazırlıkları yaklaşık bir yıldır devam eden ve Almanya’nın 60 kentinde atölye çalışmaları yapılan, „Yol bir Sürek Binbir-Barış Senfonisi“ sloganıyla 28 Eylül Cumartesi günü Köln Arena’da gerçekleştirildi. Şenliğe politika ve sanat çevresinden çok sayıda konuk katıldı.

Köln Belediye Başkan Yardımcısı Elfi Scho-Antwerpers, Devlet Bakanı Michelle Müntefering (SPD) ve Eyalet Uyum Bakanı Joachim Stamp (FDP) birer konuşma yaparak, Almanya’da yaşayan Alevilerin uyum ve birlikte yaşam konularındaki katkılarından övgüyle bahsettiler.

„Toplumsal muhalefet yan yana gelince kazanıyor“

Federasyon Genel Başkanı Hüseyin Mat ise yaptığı konuşmada, Avrupa’daki Alevi hareketinin 30 yıllık tarihsel süreci, kazanımları ve taleplerini dile getirdi.

Türkiye’deki Alevilerin tarihten günümüze sorunları ve taleplerine değinen Mat, bağımsız, demokratik ve laik bir Türkiye özlemine ve bunun için tüm demokrasi güçleriyle ortak mücadelenin zorunluluğuna dikkat çekti. Başkan Mat yaptığı konuşmada, „30 yıldır verdiğimiz mücadele sonucunda Avrupa’da haklarımızı elde ettik. Ama halen ülkemizde Aleviler yok sayılıyor. İnkar ve asimile edilmeye devam ediliyor. Oysa Aleviler yurttaşlık görevlerini eksiksiz yerine getiriyor. Alevilerin eşit yurttaşlık ve eşit haklar elde etmesi analarının ak sütü kadar haktır. Çünkü bu aynı zamanda demokrasi ve laiklik ilkelerine, insan haklarına dayalı meşru bir hukuk devleti olmanın olmazsa olmaz koşuludur.“ dedi.

Türkiye’de yapılan son seçimlerde, Türkiye’nin toplumsal muhalefetinin yan yana geldikçe kazanmayı öğrendiğinin altını çizen Mat, iktidarın seçimle alamadığı belediyelere kayyumlar atadığını belirterek, “Kayyum halk iradesini yok saymak, seçmenin seçme hakkını gasp etmek ve demokrasiyi yok etmektir. Kayyum atamalarını asla tanımıyoruz” dedi.

Genel Sekreter Ufuk Çakır ise yaptığı konuşmada Alevilerin Almanya’daki kazanımlarına dikkat çekerek, bundan sonra da daha fazla hak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Zengin ve enternasyonal kültürel program

Şenliğin genel sanat yönetmenliğini Necati Şahin, müzik direktörlüğünü Kemal Dinç ve Betin Güneş, dans yönetmenliğini ise Mesut Gülşen üstlenmişti. Güzel bir kurgu ile şiirsel hazlanmış metni ise etkinlik boyunca tiyatro ve sinema sanatçıları Füsun Demirel ile Mehmet Alabora Türkçe, sanatçılar Ulrike Johannson ve Aydın Işık ise Almanca dillerinde teatral bir şekilde aktardılar. Tarihsel süreçte yaşanan olay ve toplumsal gelişmeler, ezilenler ve Alevilerin yaşadıkları zulüm ve baskılar, bunlara karşı başkaldırı ve direnişler, demokrasi, düşünce ve inanç özgürlüğü mücadelesi sanatçıların yüksek performansı ve görseller eşliğinde büyük beğeni kazandı.

Etkinliğin sanat yönetmeni Necati Şahin verdiği demeçte, „Bu Proje Alevilerin ev sahipliği  yaptığı bir projedir. Kaderleri ortak, özlemleri aynı olan Türk, Kürt, Alman, Boşnak, Ermeniler, Lazlar ve her inançtan ve inancı olmayanlar buradalar. Ortak acılarımız var, göz yaşının rengi yoktur. Aleviler çok acı çekmiş bir topluluktur. Siyasal ve dini baskılar gören herkesle beraberdirler.“ dedi.

İşlenen konular arasında Dersim, Sivas, Maraş ve Gazi, Ankara, Suruç vb. katliamlar, 68 hareketi önderleri, 12 Eylül faşist cuntasının katlettiği devrimciler, suikastlar sonucu öldürülen aydın, akademisyen ve gazeteciler, Gezi Direnişi’nde öldürülenler, bütün bu katliamlara karşı verilen mücadele ve direnişlere gerek teatral anlatımda, gerek video ve slayt görsellerinde, seslendirilen eserlerde ve kartografik içerikli dans gösterilerinde değişik biçimlerde yer verilmişti. Yine sürgünde ölen Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya gibi çok sayıda isim de eserleri ile programın konukları oldular.

Ali İsmail Korkmaz ve Ethem Sarısülük‘ ün anneleri, Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe’nin yanı sıra, Ezidi ve Srebretnisalı anneler de konuklar arasında yer aldı. Ezidi kadınların seslendirdiği Kürtçe ağıt, Ferhat Tunç’un „Metin’e Agıt“ eserini slayt eşliğinde seslendirmesi katılımcılara duygulu anlar yaşattı.

Kemal Dinç yönetimindeki 700 kişilik bağlama ve koro ekibi ile Betin Güneş yönetimindeki Flarmoni Orkestrası Anadolu ezgileriyle batı müziğini sentezledi. 30 farklı ülkeden gelen sanatçıların kendi dillerinde eserlerini seslendirmeleri de etkinliğe enternasyonal bir hava kattı.

Programda koro ve klasik müzik orkestrası ile birlikte toplam 800 sanatçının yer aldığı bildirilirken, bağlama viritözü Arif Sağ’a da 30. yıl barış ödülü verildi.

Etkinlikte yer alan bazı sanatçılar:

Arif Sağ, Erdal Erzincan, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu, Tolga Sağ, Mazlum Çimen, Paul Dwyer, Zeynep Bakşi Karatağ, Feryal Öney, Ferhat Tunç, Cengiz Özkan, Ender Balkır, Sema Moritz, Mikail Aslan, Niyazi Koyuncu, Berrin Sulari, Hünkar Savaş, Sakina Teyna, Janet, Hrokh Hosseinbabai, Beser Şahin, Rap müzik sanatçısı Ozbi, Küba müzik ve dans grubu, Tanburwan Korsh Mohammed Reza.