Egetürk’te işçiler ikinci kez greve çıktı

Almanya’daki en büyük Türk sucuk ve salam fabrikası Egetürk’te işçiler ikinci kez uyarı grevine çıktı. 8 saat süren grev boyunca işçiler patronu sendikayı muhatap almaya ve ücret arttırmaya çağırdı. İşveren tarafı ise taleplere yanıt vermeye yanaşmıyor. NGG sendikası temsilcisi uzun soluklu bir mücadeleye hazır olduklarını ifade etti.

YÜCEL ÖZDEMİR
KÖLN

Almanya’daki en büyük Türk sucuk ve salam işletmesi olan Egetürk’te işçiler ikinci kez uyarı grevine çıktı. Gıda Sendikası (NGG) sendikacı ile et işverenleri arasındaki işyeri anlaşmasını imzalamak istemeyen Egetürk müdürü Ahmet Eden, bu sefer de işçiler üzerine baskı kurarak greve katılımı engellemeye çalıştı.
Sendikanın çağrısıyla salı günü sabah saat 6.00’dan itibaren iş bırakan 50 kadar işçi, yağmura rağmen Köln’ün Feldkassel semtinde bulunan fabrikanın binasının önünde bir araya gelerek işvereni, sendikayla masaya oturmaya çağırdılar. Eylem başladıktan kısa bir süre sonra fabrikanın satış müdürü, eylemi bitirmek için işçilerle tartıştı. İşçiler ise ücretlerde zam yapılmasını, bunun için de sendikayla masaya oturulması için bir kez daha işverene çağrıda buludular.
Eylem sırasında gazetemize konuşan işçiler şöyle dedi: “Bir herşeyden önce toplu sözleşmenin tanınmasını istiyoruz. Yıllardır asgari üzerinde de olsa, ortalama 1600-1700 Euro maaş alıyorduk. Son tartışmalarda maaşlarımız ortalama 1800 Euro’ya çıkarıldı, ancak bu da sorunumuz çözmedi. Buna rağmen zor geçiniyoruz” dediler.

İŞÇİLER İŞSİZLİKLE TEHDİT EDİLİYOR
İşçilerin toplu sözleşme ve ücret artışı işveren tarafından sürekli işsizlikle tehdit ediliyor. İlk olarak 27 Ağustos’ta yapılan uyarı grevinden sonra, işveren tarafı alttan alta işçilerin çoğunun Türkiye’ye sonradan geldiğini, Almanca bilmediğini, işten atılmaları durumunda aynı ücretle çalışacak başka bir iş bulamayacaklarını propaganda etti. Bu çerçevede en son örnek, “Endişeli bir iş arkadaşı” adıyla yazılan bir mektubun işyeri panosuna asılması oldu. Almanca ve Türkçe olarak asılan mektupta, “İş konseyi, (İşyeri temsilciliği kast ediliyor) uzun zamandır çalışma ortamımızı zehirliyor ve düzenli iş süreçlerine müdahale ediyor. Bu durum verimlilik ve ürün kalitemizi olumsuz etkiliyor. Rekabet gücü acı çekiyor. (…) Bir çoğumuzun eğitimsiz ve Almanca bilmediğimizi hatırlayalım. Yeni bir iş bulmak kolay olmayacak. Ailemiz ve geleceğimiz için buna izin vermemeliyiz!”
Greve katılacak işçileri işsizlikle tehdit eden bu mektup, eylemciler tarafından tarafından tepkiyle karşılandı. Bir işçi, “Yıllardır makine başında çalışırken kimse Almanca bilip bilmediğimizi sormuyor. Ancak iş fazla maaş istemeye gelince bu bize karşı koz olarak kullanılıyor ve aşağılanmak için kullanılıyor” dedi.

YAZ SICAKLIĞINA SU BİLE VERİLMEDİ
Egetürk’teki çalışma koşullarından da şikayetçi olan işçiler, sorunlarını dile getirdiklerinde, patronun her zaman “Biz bir aileyiz” şeklinde meseleyi kapattığını ifade ederek, “Biz bir aileyiz diyorlar, ancak yazın sıcaklığında bir şişe su götürmemize bile izin vermiyorlar. Koltuğumuzun altında kendi suyumuzu saklayarak götürmek zorunda kalıyoruz. İşçilerin çalıştığı yere su otomatlarının konulmasını talep ettiğimiz halde buna da yanaşmadılar. Bugüne kadar bir iyi niyet göremedik. O zaman nasıl bir aile oluyoruz” dedi.
Çoğunluğu 20-30 yıldır Egetürk’te çalışan işçiler fazla bir şey istemediklerini, sadece insanca çalışma ve ücret artışı talep ettiklerini ifade ederek, sonunun çözümü için tek adresin sendika ve işyeri temsilciliği olduğunu vurguladılar.
İşçiler, işveren durumundaki Ahmet Eden’in sendikayla aynı masaya oturmak istememesini ise şu şekilde değerlendiriyor: “Bize sürekli ‚Biz bir Türk firmasıyız‘ diyorlar ve sendikaya gerek olmadığını söylüyorlar. Çünkü, sendika olmadan haklarımızı kolayca geri alacaklarını biliyorlar. Bizim sendikamıza karşı çıkan Egetürk sahibi, kendisi de işverenler sendikasına üye. O bizim sendikamıza karşıysa biz de onun sendikasına karşıyız. Bizim sendikamız için dış güçler müdahale etmesin diyor. Peki sormak gerekmiyor mu, maden bizim sendikamız dış güç, onun sendikası ne? İşverenler örgütlüyse biz de örgütleneceğiz” dedi.

NGG: UZUN SOLUKLU MÜCADELEYE HAZIRIZ
8 saat süren grev nediyle günde 150 ton etin işlendiği Egetürk’te üretim büyük ölçüde durdu. Saat 7.30’a kadar fabrika önünde bekleyen işçiler daha sonra otobüsle Alman Sendikalar Birliği’nin (DGB) binasına geçerek eylemlerine burada devam ettiler. NGG adına Egetürk ile görüşmeleri sürdürmekle görevlendirilen sendikacı Thomas Bernhard, grev günü dolayısıyla gazetemize yaptığı açıklamada sendika olarak, en kısa zamanda yeterli bir ücret artışıyla anlaşmayı tercih ettiklerini ifade ederek, “Ama işverenin bu niyette olmadığı anlaşılıyor. İlk grevden bu yana patron ve satış müdürü işçiler üzerinde baskı kurmak için her türlü yola başvurdu. Yeniden greve çıkmamız engellenmek istendi. Ancak bunu başaramadılar. Tam grev kararı aldığımızda şu anda fabrikada çalışan işçilerin bir kısmının daha bize katılacağına inanıyorum. Bu güne kadar işveren tarafından uzlaşmaya dair bir mesaj alamadık. Biz sendika olarak uzun soluklu bir mücadeleye hazırız” dedi.