Göçmen Kadınlar Birliği festivale hazırlanıyor!

Göçmen Kadınlar Birliği tarafından16 Kasım’da Frankfurt’ta gerçekleştirilecek olan merkezi festivalin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Birlik başkanı Ceyda Tutan festivalin amacı ve içeriği üzerine sorularımızı yanıtladı.

YH: Bu yıl merkezi bir festival düzenlemenizin nedenlerini bize anlatır mısınız?

Ceyda Tutan: Göçmen Kadınlar Birliği olarak en son 10. kuruluş yıldönümümüz olan 2015 yılında merkezi bir festival düzenlemiştik. Aradan geçen dört yılda dünyanın dört bir yanından kadın cinayeti haberleri gelmeye devam ediyor, AfD partisi oylarını sürekli arttırırken, ırkçılık yaygınlaşıyor. Bir çok kadın işsizlikle boğuşurken, yaşlılıkta da yoksulluk tehlikesi ile karşı karşıya. Kadınların dayanışma içerisinde bir araya gelmeleri ve sloganımızda da vurguladığımız talepler doğrultusunda bir mesaj vermeleri için daha bir çok neden sayabilirim.

Festivalinizin sloganı; „Şiddete, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı eşit bir yaşam için sesini yükselt“. Neden böyle bir başlık seçtiniz?

Dünyanın bir çok ülkesinde yüzbinlerce kadın, hakları için, cinsiyetçi uygulamalara, gelir eşitsizliğine, sömürüye, baskı, şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadele ediyor. Almanya‘ da da bu yıl 8 Mart’ta binlerce kadın eşit işe eşit ücret ve eşit haklar için, kadın emeğinin sömürülmesine, ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı alanlara çıktı ve ciddi bir mesaj verdi. Kadına yönelik şiddet, nerede ve hangi nedenlerden ötürü olursa olsun, bir insan hakkı ihlalidir. Buna rağmen şiddete uğrayan kadınların sayısında korkunç bir artış var. Avrupa’da yaşayan her üç kadından biri cinsel ya da fiziki şiddete uğramış. 2017 yılında dünya genelinde 87.000 kadın öldürüldü. Yine dünya genelinde her gün 137 kadın öldürülmekte. Sağcı partilerin toplumsal ve politik yaşamda güç topladıkları bir süreçte ırkçı söylemlere karşı sesimizi yükseltiyor ve sığınmacılarla değil göçün nedenleri ile mücadele eden bir sığınmacılar politikası istiyoruz. Irkçılığa ve ırkçılara bu toplumda yer yok! Büyüyerek artan kadın mücadele ve direnişlerinin, kadınların eşitlik ve kendi yaşamları hakkında kendileri karar vermek istediklerini, dolayısıyla adil ve demokratik bir toplum istediklerini gösteriyor.

Festivalinizin programında sahne alacak konuşmacılara ve gruplara dair ne söylemek istersin?

Programımızda renkli kültürel performanslara olduğu gibi değişik ve ağırlıklı konulara da yer verdik. Mesela değişik sendika temsilcileri ile kısa bir söyleşi olacak. Bunun yanı sıra değişik konulara yönelik konuşmacılarımız olacak. Değişik bölgelerden kadın gruplarımız hazırladıkları koro, tiyatro ve dans gibi sunumları ile sahne alacaklar. Ve tabii ki Türkiye’den davet ettiğimiz müzik grubu Luxus ve DJ İpek ile bizleri keyifli bir müzik ve dans şöleni bekliyor.

Bunların dışında festivalimizde değişik bilgilendirme masaları, kadınların tanışıp sohbet edebilecekleri ortamlar ve tabii ki yiyecek ve içecek büfemiz olacak.

Festival hazırlıklarınız hangi aşamada?

Organize etmemiz gereken işler var ancak tarih yaklaştıkça coşku ve heyecanımız da artıyor. Festivalde bölgelerden sahne alacak gruplar heyecanla prova ve hazırlıklarını sürdürüyorlar. Festivalimize katılacak bölgeler otobüslerini tuttular ve festivalimizin duyurusunu yapmaya, bilet satışlarına başladılar. Festivalimize kalan bir kaç haftayı çok iyi değerlendirip mümkün olduğunca çok kadın arkadaşımıza ulaşmamız gerekiyor. 16 Kasım’da Frankfurt’ta gerçekleştireceğimiz festivalimize tüm kadınları, dostlarımızı, arkadaşlarımızı katılmaya, hep birlikte sesimizi yükseltmeye çağırırıyorum. (Göppingen/YH)