IG Metall Genel Kurulu: ‘Yarın için birlikte – Dayanışmacı ve adil’

IG Metall 24. Genel Kurulu Nürnberg’de toplandı. 6-12 Ekim arasında yapılan genel kurulda delegeler geçen dört yılı değerlendirerek 800 civarında önerge üzerinden sendikanın gelecek dört yıllık çalışmalarına yön verecek kararlar aldılar. Dijitalleşme, aşırı milliyetçilik, iklim değişimi ve çevre gibi konular bir hafta boyunca delegeler tarafından tartışılacak. Açılış konuşmasını yapan IG Metall İkinci Başkanı Christiane Benner, aşırı sağın gelişmesine karşı mücadele edeceklerini söyledi. Nürnberg şehrinin “Kızıl Nürnberg” olarak anılmasının temelinde güçlü bir işçi hareketi yattığı söyleyen Benner, işçi hareketinin bölünmesinin faşizme karşı mücadeleyi zayıflattığını söyledi.

Serdar Derventli

Almanya’nın en büyük işkolu sendikası olan IG Metall, 24. Genel Kurulu’nu 6 Ekim günü Nürnberg’de topladı. “Yarın için birlikte – dayanışmacı ve adil” (“Miteinander für morgen – solidarisch und gerecht”) sloganı altında toplanan genel kurula, 2,3 milyon dolayındaki üyeyi temsilen 483 delege katılıyor. 12 Ekim’e kadar devam edecek genel kurulda delegeler geçen dört yılı değerlendirecekleri gibi yeni yönetim kurulunu ve yürütmeyi seçecekler.

Delegeler toplam 793 önerge ve karar taslağı üzerinden sendikanın gelecek dört yıllık çalışmalarına yön verecek kararlar alacak.

Foto: IG Metall

AZİMLİ DOĞRAMACI KALFALARI…

Genel Kurlunu açılış konuşmasını yapan IG Metall İkinci Başkanı Christiane Benner, delegeleri ve misafirleri selamladıktan sonra, “Dört buçuk yıl önce, 24. Genel Kurulumuzu Nürnberg’de yapma kararı aldığımızda, 2019 Almanya’sının parlamentolarında sağ milliyetçi bir partiye katlanmak zorunda kalacağımızı bilmiyorduk. Aşırı sağ pozisyonların kamuoyunda devam eden tartışmalarda ne kadar güçlü yaygınlaşacağını tahmin edemiyorduk. Dayanışmacı ve adil birlikteliğin bu denli sorgulanacağı da bilinmiyordu” dedi.

Nürnberg şehrinin güçlü bir işçi hareketi geçmişi olduğunu söyleyen Benner, “Nürnberg, kendine güvenen ve hakları için örgütlü hareket eden bir işçi geleneğine sahip. Bu geleneğin kökleri Ortaçağ’a kadar gidiyor. Çalışma sürelerinin kısaltılması bu kentte ilk kez 1425 yılında elde edildi. Azimli doğramacı kalfaları 14 günde bir iş bitiminden bir saat önce yüzmeye gittiler. Herhalde bugün buna ‘ıslak flasmob’ denir” diyerek emekçilerin yüz yıllarca önce başlayan mücadelelerine dikkat çekti.

KIZIL NÜRNBERG – KARANLIK DÖNEMİN DE BAŞLADIĞI KENT

Nürnberg şehrinin “Kızıl Nürnberg” olarak da anıldığını hatırlatan Benner, “Kızıl Nürnberg’i güçlü bir işçi hareketi yarattı. Bu onurlu geleneğe sahip olunmasına rağmen nasyonal sosyalistler (NSDAP) ilk kez 1927’de Rayş Parti Kongrelerini Nürnberg’de yaptılar” dedi.

Demokrasi düşmanlarının çoğunluğu elde ettikten sonra değil çok önceden harekete geçtiklerini söyleyen Benner, “Başlamalarına izin vermeyelim (“Wehren wir den Anfängen”). Parçalanmış olan demokratik güçler yaklaşık 100 yıl önce bunu başaramadılar. Böylece Nürnberg Alman tarihinin en karanlık döneminin de sembolü oldu” dedi.

Tarihin tekerrür etmemesi için IG Metall olarak büyük bir sorumluluk taşıdıklarını söyleyen Benner, 1995 yılından bu yana Nürnberg şehrinin “İnsan Hakları Şehri” (“Stadt der Menschenrechte”) olduğunu söyledi.

YAŞAMAYA DEĞER BİR GELECEK İÇİN…

IG Metall’in Nürnberg’de önemli kararlar alacağını söyleyen Benner, “Önümüzdeki günlerde çalışma dünyasında ve toplumdaki büyük değişimler üzerine uzun uzun konuşacağız. Tüm insanlar için yaşamaya değer bir geleceğin gerçekleşmesi için birlikte çalışmak istiyoruz. Gelin, adil bir dönüşümün bizim olan öyküsünü anlatalım: sosyal, ekolojik ve adil. Bunlar bizim değerlerimiz. Bunları yaşıyoruz ve bunlar için mücadele ediyoruz” dedi.

Sağcı gelişmelere karşı net tutum alacaklarını, tüm emekçilerin gelecekleri için mücadele edeceklerini, doğu ve batıda aynı yaşam koşullar ve çalışma süreleri için mücadele edeceklerini söyleyen Benner, “biz demokrasi ve sosyal adalet için her yerde mücadele ediyoruz” dedi.

SOSYAL PİYASA EKONOMİSİNİN KADERİ…

Genel kurulun yapıldığı Nürnberg Fuar alanına girilmesiyle “dijitalleşmeyle” gelmesi beklenen “dönüşüm” havası estiriliyor. “İklim ve mobilizasyon çelişki değildir” vb. sloganları onlarca değişik broşür ve bildiride gözünüze çarparken IG Metall’in çok ciddi bir şekilde ‘Almanya’nın üretim merkezi olarak korunması temelinde bir sanayi politikası’ sürdürdüğü de görülmekte.

Benner’in açılış konuşmasında “yaşamaya değer bir gelecek” başlığı altında kısaca değindiği konular genel kurulun tüm gündemi olacağı kesin. Açılışa davet edilen Federal Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hubertus Heil (SPD) ve Alman Sendikalar Birliği (DGB) Başkanı Reiner Hoffmann’da yaptıkları konuşmalarda bunu ortaya koydular.

Almanya ekonomik olarak iyi gidiyor. İş piyasası hızla gelişiyor, birçok sektörde ve bölgede tam istihdamımız var. Ama gerçek şu ki, ülkemizdekilerin birçoğu işleri ve gelecekleri hakkında endişe duyuyorlar. Bugünün işçilerinin yarının işlerini de yapabilmelerini sağlamalıyız” diye konuşan Heil, “Böylece kalifikasyon sosyal pazar ekonomimiz için bir kader meselesi haline geliyor” dedi. Heil, ülkenin tam da bu konuda güçlü sendikalara ve işyeri temsilcilerine ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ülkenin çok derin ve altüst oluşlara sahne olduğunu söyleyen Hoffmann ise, “ama bu süreç için basit bir ‘gözünü kapa ve geç’ yanıtı olamaz. Bunun bedelini sonunda çalışanlar ödeyecekler. Ama biz sendikalar buna müsaade etmeyeceğiz” dedi. “Modern çalışma dünyasının modern ortak karar verme hakkına ihtiyacı var” diye konuşan Hoffmann, işverenlerin, dönüşümü ancak çalışanlar ve sendikalarla birlikte gerçekleştirebileceklerini söyledi.

YENİ SÖMÜRÜ İLİŞKİLERİ Mİ DOĞUYOR?

Delegeleri selamlayan Nürnberg Büyükşehir Belediyesi Başkanı sosyal demokrat Dr. Ulrich Maly, IG Metall’in genel kurulun ana konusu olarak dönüşümü (“Transformation”) seçmesini, “doğru zamanda doğru konu” olduğunu söyledi.

İnsanların birçok sorusu var” diye konuşan Maly delegelere, “Dijitalleşme çalışma dünyamızı nasıl değiştiriyor? Bazılarının iddia ettiği gibi her şey daha rahat ve güzel olacak mı, yoksa büyük veri (“Big Data”) yoluyla yeni bir bağımlılık ve sömürü ilişkisi mi yaratılacak?” sorusunu yöneltti. Nürnberg’i “eski bir metalci bölgesi” olarak tanımlayan Maly, “Geleceğin büyük sorularına yanıt aramak için Nürnberg doğru yer. Eskisinde olduğu gibi yeni iş dünyasında geçerli olan bir doğru var: Sadece birlikte güçlüyüz!” dedi.


IG Metall’e 64’lük başkan

IG Metall Yürütme ve Yönetim Kurulu seçildi. Sendikanın bütün yürütme kurulu yeniden aday olurken yönetim kurulunda birkaç değişiklik yapıldı.

Foto: IG Metall

HOFMANN’A ZAYIF DESTEK

Dört sene önce IG Metall Genel Başkanlığı için ilk kez aday olan Jörg Hofmann, o dönem yüzde 91,3 ile seçilmişti. Bu kez yüzde 71 ile yeniden başkanlığa seçilmesi genel kurul kulislerinde, “Hofmann’a seçim tokadı”olarak değerlendirildi. Bazı delegeler yürütmenin ilk üç adayının (birinci ve ikinci başkan, merkezi kasa sorumlusu) seçimlerinde çekimser oyların hiç sayılmadığını diğer dört adayda ise çekimser verilen oyların “hayır”olarak sayıldığını dikkat çektiler. Bu hesaba göre ise Hofmann’a verilen oylar %67,2 dolayında olması gerekiyor. Nitekim Hofmann’ın genel başkan olmasına karşı 131 delege hayır oyu verirken 25 delege ise çekimser oy kullanmıştı.

‘NE DEDİĞİNİZ ANLAŞILMIYOR

’Hofmann’ın “tam kaç oy”aldığını hesaplamak bazı delegelerin hoşuna gidiyor ve “tokat”yediği ileri sürülüyordu. İşin garip tarafı genel kurulun ilk günü, çalışmaların değerlendirildiği,yürütme ve yönetim kurulunun eleştirilebileceği gün sadece birkaçdelege genel başkanı eleştirmişti.Ansberg’den gelen Günter Triebe isimli delege sendikanın kullandığı sloganların geniş kesimler tarafından anlaşılmadığını ve buna bağlı olarak fabrika dışında yapılan gösteri ve eylemlere katılımın düşük olduğunu söylemişti. Triebe, “bırakın eyleme katmaya çalıştıklarımızı eylemi örgütleyecek olan aktifler de bu sloganlarla ne denilmek istendiğini anlamıyor. Bazen sloganları anlıyoruz fakat bunları neden savunacağımızı veya bunları neden bayraklarımıza yazacağımız anlaşılmıyor”dedi.Somut olarak sendikanın geçtiğimiz Haziran ayında Berlin’de yaptığı gösterinin ana sloganındaki “adil”(“fair”) kelimesini eleştiren sendikacı, “dev bir gösteri yapmaya çalışıyoruz ve sermayeden bize adil davranmasını rica ediyoruz. Yani kuzular kurda gidip ‘bize adil davran’diyecekler”dedi.“Sendikamızın inandırıcılık konusunda da sıkıntıları var”diye konuşan Trieb, AB seçimlerinde kullanılan sloganları eleştirirken, “Avrupa Sendikalar Birliği’nin (ASB) bu seçimlerle ilgili sloganlarına bakıno zaman göreceksiniz istenilen çok değil, gayet sosyal demokrat olanASB eşit işe eşit ücret gibi çok sosyal olan talepleri ileri sürebiliyor”dedi. Triebe, Genel Başkan Hofmann’a dönerek, “Jörg, 64 yaşına giriyorsun ve aday olduğunu açıkladın.25. Genel Kurulda 68 olacaksın. 63 yaşında emekliliğe ayrılması gerektiği konusunda yaptığın konuşmalara artık inanmak zor olacak”dedi.

DAHA NE KADAR BEKLEYECEĞİZ?

Doğu Almanya’dan gelen bir delege ise sendikanın 35 saatlik iş haftası mücadelesini yine ertelediğini hatırlattığı konuşmasında, “birkaçgün önce görüşme masasını ‘metal işverenleri somut öneride bulunmuyor’diyerek terk ettikten sonra burada 35 saat iş haftasından vazgeçmediğimizi söylemek bana samimi gelmiyor”diye konuştu.İki Almanya’nın birleşmesinin üzerinde 30 yıl geçtiğini söyleyen delege, “Doğu da bazı arkadaşlar ‘birleşmenin 35. yılında herhalde 35 saat bizim burada da uygulanacak’diyorlar. Ben bu durumlarda sessiz kalıyorum. Çünkü sendikamın yönetimi 2031 yılında kademeli olarak 35 saate girmek istiyor, metal işverenlerine sunduğu öneri de bu” demişti.Her iki konuşmaya yoğun alkış gelse ve Hofmann’a verilen oylarda ciddi bir düşüş olsa da Almanya’nın en güçlü işçi sendikası içinde açıktan ortaya çıkan mücadeleci bir kesim yok. Sendika bürokratlarının karşısına bir aday çıkmadığı süre“sandıkta ders vermek”de mümkün değil.

Seçim sonuçları:

Genel BaşkanJörg Hofmann (%71), 2.Başkan Christiane Benner (%87,9), Merkezi Kasa Jürgen Kerner (%95), Wolfgang Lemb %75,7, Ralf Kutzner %72,2, Irene Schulz %81,6, Hans-Jürgen Urban%97,9