NSU Raporu: Yargı, emniyet, istihbarat zafiyeti var

NSU’lu teröristlerin doğup büyüdükleri Thüringen eyaletinde kurulan 2. Araştırma Komisyonu raporunu açıkladı. Raporda bir kez daha güvenlik birimlerinin cinayetlerin işlenmesinde sorumluluğunun olduğuna işaret edildi. Zwickau’da NSU’nun ilk kurbanı Enver Şimşek anısında dikilen ağaca saldırı düzenlendi.

2000-2007 yılları arasında Almanya’da dokuz göçmen ve bir Alman polis memurunu katleden ırkçı terör örgütü NSU üyelerinin doğup büyüdüğü Thüringen eyaletinde kurulan ikinci Araştırma Komisyonu yayınladığı ikinci sonuç raporunda bir kez daha polis ve istihbarat örgütlerinin zafiyetine dikkat çekti.

NSU terör örgütü üyeleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe’nin doğup büyüdüğü Jena kentinin sınırları içinde bulunduğu Thüringen eyaletinde işbaşında olan Sol Parti-SPD-Yeşiller koalisyon hükümetinin kararıyla kurulan 2. NSU Araştırma Komisyonu tarafından yayınlanan raporda, terör örgütü üyelerinin Thüringen eyaletinde illegal yaşadıkları yıllarda istihbarat örgütleri tarafından aranıp bulunmamasında zaaflar yaşandığı vurgulandı.

Araştırma Komisyonu’nda yer alan milletvekillerinin önemli bir bölümü hakim ve savcıların da arama faaliyetleri sırasında, aşırı sağ ve örgütlü suç olaylara göz yummakla eleştirildi.

Raporda özellikle polisin tutumu da sert şekilde eleştirildi. 2000’li yıllarda güvenlik birimlerinin terör örgütü üyelerini yakalamada olduğu gibi NSU’nun 4 Kasım 2011’de Eisenach’ta ortaya çıktığı sırada da hataların işlendiği burgulandı.

KARAVAN ÖZEL FİRMAYA VERİLDİ

Yayınlanan raporda buna örnek olarak, 4 Kasım 2011 günü Eisenach’ta meydana gelen yangından sonra terör örgüt üyelerinin içinde öldüğü karavanın özel bir firma tarafından çekildiği, ayın sonuna kadar da çekildiği yerde kaldığı gösterildi. Böylece Almanya tarihinin en önemli cinayetlerinin aydınlatılması için gerekli titizliğin gösterilmediği bir kez daha tespit edilmiş oldu.

Milletvekillerinin eleştirdiği bir diğer önemli konu da İçişleri Bakanlığı tarafından talep edilen bütün belgelerin araştırma komisyonuna ulaştırılmaması oldu. Özellikle de eyalet kriminal dairesine bağlı olarak görev yapan ajanlara ait listenin verilmediği, bu nedenle komisyonda eleştiri konusu olduğu kaydedildi.

CİNAYETLER NEDEN ÖNLENEMEDİ?

Komisyon üyeleri hazırladıkları raporda, terör örgütü üyelerinin gizlenmesinde önemli rolünün olduğu tespit edilen Eyalet Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın çalışmasında da memnuniyetsizlik açıkça yer aldı. Komisyona ifade veren istihbarat örgütünün eski bir çalışanı, her şeye rağmen cinayetleri engellemelerinin söz konusu olmadığını açık olarak dile getirdi.

Raporda bir başka eleştiri konusu ise eyaletteki güvenlik birimleri arasında uyumlu çalışmanın olmaması oldu. Yine başka eyaletlerin istihbarat birimleriyle de koordineli bir çalışma yürütülmedi.

Raporda ayrıca aşırı sağcıların evlerine yapılan baskınlarda el konulan neonazilere ait bilgisayar, cep telefonu ve diğer aletlerdeki bilgilerin doğru dürüst tasnif edilmeden kaybolduğu da vurgulandı.

POLİS KIESERWETTER TESADÜFEN ÖLDÜRÜLMEDİ

Raporda, 27 Nisan 2007’de Heilbronn’da katledilen polis memuru Micaele Kieserwetter’in tesadüfü seçilmiş bir hedef olmadığına da yer verildi. 2 bin sayfadan oluşan ve tanıkların ifadelerine yer verilen raporda daha önce Thüringen’de yaşayan Kieserwetter’in amcasının da aşırı sağcı olduğu, amcasının sevgilisi olan bir kadının daha sonra aşırı sağcıların çalıştığı güvenlik firmasından bir kişiyle evlendiği belirtilerek, Kieserwetter’in etrafında neonazilerin olduğuna dikkat çekildi. Benzer bir değerlendirme daha önce Baden-Württemberg eyaletinde kurulan komisyon tarafından gündeme getirilmişti. Bu nedenle de neonaziler tarafından, Federal Savcılık tarafından ileri sürüldüğü gibi tesadüfi değil, bilinçli olarak seçildiği tahmin edildi. Ancak bu konuyu aydınlatacak fazla belge ve bilginin olmadığı da vurgulandı. Zira, Kieserwetter’in öldürülmeden önce kimlerle görüşmeler yaptığı açıklığa kavuşturulmamıştı.

HATALARLA YÜZLEŞİLMELİ

2000 sayfalık rapor kamuoyuna açıklayanlar arasında yer alan Sol Parti NSU Komisyonu Üyesi Katahrina König-Preuss, polis içinde yapılan hataların açığa çıkarılması gerektiğini belirterek, bu konuda bir yüzleşmeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Raporunu NSU üyeleri Böhnhardt, Mundlos ve Zschaepe’nin yakalanması konusunda güvenlik birimleri tarafından yapılan hata ve ihmalleri ortaya koyduğunu belirten König-Preuss, söz konusu kişilerin arananlar listesine alınmasına rağmen bulunamamasının bunu gösterdiğini belirtti. Komisyonun CDU’lu üyesi Jörg Kellner ise rapordan çıkarılan sonucu eyalette daha fazla polis ve istihbarat elemanının görevlendirmesi gerektiğine bağladı. Halbuki ortada yetersiz polisten çok, var olan polislerin katilleri yakalama niyetinde olmadığı.

Thüringen Başbakanı Bodo Ramelow, İkinci NSU Araştırma Raporu’nun tamamlanması dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Şu anda terör örgütü ağı konusunda bildiklerimiz sadece Eisberg’in görünen kısımı. Görünmeyen kısmı için aydınlatma çalışması devam etmeli” dedi.

Thüringen eyaletinin Jena kentinde doğup büyüyen NSU üyeleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe seri cinayetler halinde 8’i Türkiye’den, biri Yunanistan’dan olmak üzere 9 göçmen esnafı ve polis memuru Michaele Kieserwetter’i katletmişlerdi. 11 Kasım 2011’de ortaya çıkan bu gerçek üzerine açılan dava Münih’te görülmüştü. 11 Temmuz 2018’de tamamlanan davada baisanık Beate Zschaepe’ye ömür boyu hapis cezası verilirken, yargılanan diğer dört sanık çeşitli cezalara çarptırıldıktan sonra serbest bırakılmıştı. (YH)