Maden ve metal işçilerin kurduğu takım: Borussia Dortmund

Selçuk Kozan

Kulüp 1901 yılında Dortmund’un kuzey doğusunda (Jünglingssodalität) kiliseye bağlı gençlerden oluşan bir dostluk derneği tarafından Flurstrasse’de kurulur.

Bu dostluk derneği o dönem daha çok Polonya’dan gelen işçilerin entegre olması için çalışma yürüten bir dernek. Bu derneğin üyeleri genelde metal ve maden işçilerinden oluşmaktadır. Kilise yaşamına katılmaktan çok, sportif faaliyetlerle ilgileniyordu gençler. Kulüpte futbol takımı henüz yoktu. Daha çok atletizm gibi sporlar yapılıyordu. 1906’da işçiler Borsigplatz ve çevresinde boş tarla ve çimenliklerde düzenli olarak futbol oynamaya başladılar.

Dernek başkanı kilise papazı Hubert Dewald ise gençlerin futbol oynamasında rahatsız olur ve sürekli engellemeye çalışır. Fabrika ve madenlerden çıkan işçiler saat 14:00’de düzenli olarak buluşup futbol oynarlar. Papaz bu buluşmaları engellemek için kilisede ibadet saatlerini değiştirerek aynı saate denk getirir.

Bu durumdan rahatsız olan gençler, tepki göstererek dernekten ayrılırlar. Kiliseden bağımsız bir dernek kurmaya karar verirler.

Gençleri kiliseye kazanayım derken tepkilerini toplayan papaz böylece belki de farkında olmadan Borisia Dortmund’un kuruluşuna öncülük etmiş oldu!

1909’DA KİLİSEYE TEPKİ OLARAK KURULUYOR!

Osterholzstraße 60’da Zum Wildschütz adında bir barda toplanan 18 kişi, resmen kulübün kuruluşunu ilan ederler. Bu arada bir isim bulmaları gerekiyor. Toplantı esnasında barda reklam tahtasında gözlerine Borussia-Brauerei diye bir yazı ilişir. Bu Dortmund’a özgü bir bira markasıdır. Maden ve metal işçilerinin favori birasıdır. Bu isimde karar kılarlar. Ayrıca, Borussia Latince’de Prusya anlamına gelmektedir. Fakat kesinlikle kulübün bu isimle hiçbir alakası bulunmamaktadır.

Takımın renkleri ise 1913’e kadar, kırmızı kuşaklı mavi-beyaz çubukludur. Daha sonra sarı-siyah olarak değiştirilmiştir. İlk resmi maçını 15 Ocak1911’de VfB Dortmund’a karşı oynar ve 9: 3 kazanır. 1. Dünya savaşının başlamasıyla 1914-1915 arası sezon iptal edilir ve sadece arada dostluk maçları yapılır. 1918’de tekrar sezon başlar. Fakat Dortmund bir çok futbolcusunu ve yöneticisini savaşta kaybeder. Uzun süre pek bir başarı elde edemez.

1933-1945 YILLARI

Bu yıllar Borissia Dortmund’un en kötü yıllarıdır. Hitlerin iktidarı gelişiyle kulüp Naziler tarafından ele geçirilir. Başarısız olan kulüp 1933 yılının ortalarında, Nazi yanlısı Ağustos Busse tarafından kulüp başkanlığına sosyalist Egon Pentrup’a teklif götürülür. Pentrup bunu kabul etmez. Çünkü kulüp futboldan çok Nazi militanlarının yetiştirildiği bir yer olmuştur. Kulüpte resmi bir görevi olmamasına rağmen gizli gizli Nazi karşıtı bir çalışma yürütmektedir. Naziler kulübü sosyalistlerden temizlemeye karar vermişlerdi. Taraftarı ve bir çok futbolcu ile yöneticisi Nazi karşıtı olması nedeniyle kulüpten uzaklaştırılır. Yahudiler tek tespit edilir bir kısmından bir daha haber alınmaz. Kulübe ait bina ve alanlara silah üretimi için el konulur. Kulüp içinde çatışmalı bir dönem başlar. Kulübün bir çok çalışanı ve taraftarı direniş hareketlerine katılır. Bunların büyük bir kısmı sonradan tespit edilir ve kurşuna dizilir. Dortmund’un saha sorumlusu KPD üyeleri Heinrich Czerkus ve kulüp çalışanlarından Franz Hippler 300 direnişçiyle birlikte Nisan ayı başında 1945’de Rombergpark’da katledilenler arasındadır. Bugün onların anısına her yıl Bittermark’da yürüyüş ve anmalar yapılır.

Savaş bittikten sonra İngiliz yönetimi tarafından bütün futbol kulüpleri kapatılır. Dortmund’da müttefiklerin ağır bombardımanı sonucu konutların yüzde 70’i oturulamaz hale gelir. 6 bin 341 sivil hayatını kaybeder. Bunlar arasında Borissia Dortmund kulübün 14 yöneticisi de bulunmaktadır.

BVB 21 Ekim 1945’te ilk genel kurulunu toplar ve başkanlığına Willi Biezek getirilir.

Bir çok futbolcu ve yöneticisini kaybeden, yaşanan iki savaşta ağır bedeller ödeyen takım, tekrar toparlanır ve 1947 sezonunu başarıyla tamamlar. Hızla yükselen BVB, Alman ligi ve Avrupa kupalarında büyük başarılar elde eder. Bugün dünyanın en iyi 30 takımdan birisidir.

81 bin kişilik tribünüyle de dikkat çeken BVB, aynı zamanda ırkçılık karşıtı kampanyaları ve tribünlerde sık sık ırkçılığı protestosuyla da hep gündem olmuştur.