GKB Berlin Tiyatro Grubu’ndan şenlik hazırlıkları

Göçmen Kadınlar Birliği’nin 16 Kasım Cumartesi günü, Kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı „Sesini yükselt“ sloganıyla Frankfurt’da düzenleyeceği şenlik hazırlıkları devam ediyor. GKB’nin değişik şehirlerde çalışma sürdüren gruplarının da katkılarıyla hazırlanan kültürel program için de hummalı bir çalışma. Korolar buluşmalarını sıklaştırıp özenle söyleyecekleri şarkıları seçerken, dans grubu figürlerinin üzerinden yeniden yeniden geçiyor. Zerrin Akdenizli’nin yönettiği oyunla şenliğe Berlin’den katılacak tiyatro grubu da heyecanla çalışmalarını sürdürüyor. Tiyatro grubunda yer alan kadınlar hem hazırlıklarıyla hem de şenlikle ilgili düşüncelerini bizimle paylaştı.

Nesli Kavi: Çok güzel bir beraberliğimiz var. Neşe içinde, eğlence içinde oluyor. Kahkaha atıyoruz bazen. Güzel olacak. Bizler ırkçılığa karşıyız ve hep beraber mücadele etmek için festivale gidip birleşiyoruz.

Figen Özkul: Canla başla çalışıyoruz. Bugün de kostüm provamızı yaptık. Oyun, çok özel bir oyun. Özel olarak yazılmış bir oyun. Ekip arkadaşlarımla çalışırken çok eğleniyoruz ve güzel mesajlarımız var. Kadına yönelik şiddete, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı başlığı altında buluşmak güzel. Birarada olmak güzel. Zaten biz beraber güçlüyüz. Oyunumuzun verdiği mesaj da bu.

Memduha Yağcı: Çok güzel bir oyun. Kısa ve öz bir oyun sergileyeceğiz. Başka bütün çalışmalarım kadına yönelik şiddete karşı; ırkçılığa, ayrımcılığa karşı. Yürüyüşlerde, tiyatroda, her şeyde yanlarındayım.

Tülay Karataş: Şenliğimiz yaklaştıkça heyecanımız artıyor. Arkadaşlarla son çalışmalarımızı yapıyoruz. Tiyatro oyunumuz oldukça kapsamlı. Kısacık süre içerisine bir sürü şey sığdırmaya çalıştık. Hocamız bu konuda bize gerçekten güzel bir çalışma ortaya koydu. Şenliğimizin mottosu kadına yönelik şiddete karşı sesini yükselt. Biz de örgütlü bir şekilde çalışmalar yaparak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.

Serap Engin: Tiyatro çalışmalarımız çok güzel ilerliyor. Hocamız bize birçok şey iletiyor. Tiyatro dışında da birçok şey öğrenmiş oluyoruz. Kişisel gelişimimiz için de faydası oluyor. Onun dışında, tiyatronun konuları çok sosyal. Ondan dolayı da beni çok ilgilendiriyor. Zayıfları kaldırmak için, yani kadınları kaldırmak için. Örneğin burada yaşayan yabancıları, onların yaşadıkları zorlukları dile getiriyor. Onları daha güçlü daha kuvvetli bir biçime getirmeye çalışıyoruz. Kadına yönelik şiddet konusunda çevremde sosyal olmaya çalışıyorum. Bir şey olduğunda söylüyorum. GKB’ye geliyorum etkinlik olduğunda. Tiyatroya katılıyorum. Arkadaşlar tanıyorum aynı düşüncede olan.

Zerrin Akdenizli: Berlin Göçmen Kadınlar Birliği Tiyatro Grubu olarak bir oyun hazırladık. Kısa bir oyun. İşin zorluğu da bu, kadar kısa zaman dilimi içerisinde hem mesajımızı vermek hem doğru bir iletiyle seslenmek. “Birlikte daha güçlüyüz” mesajımız bu. Festival için de anlamlı olacağını düşünüyorum. Çünkü bu festivaller bizlerin hep birlikte dayanışarak, yardımlaşarak ve birbirimize destek olarak ortaya koyduğu etkinlikler. O yüzden anlamlı buluyorum. Umarım seyirci de beğenir. Heyecanlıyız, böyle bir çalışmayı seyirci karşısına getireceğimiz için. Motivasyonumuz da yüksek. Provalarımıza devam ediyoruz. Orada hep birlikte kadının gücünü bir kez daha göstereceğiz.

Aysun Çiçek: Provalar çok güzel devam ediyor. Çok heyecanlıyız. Çok şeyler öğrendik. Tiyatro, göçmenlere yönelik şiddete, ırkçılığa karşı ve göçmen kadınların çektiklerini anlatıyor. Onun için çalışma yapıyoruz. Öğreniyor ve öğretiyoruz. Biz ırkçılığa karşı savaşıyoruz, el ele verdik bütün kadınlar. Bütün toplum olarak. Sonucun güzel olacağına inanıyoruz. Temennimiz o.