Temel emeklilik maaşı yoksulluğa çözüm mü?

Resmi rakamlara göre Almanya’da 21 milyon emekli bulunuyor. Almanya gibi zengin bir ülkede milyonlarca emekli yoksulluk içerisinde yaşıyor. Özellikle koalisyon ortağı SPD’nin bu sorunu gidermek için bu dönemin en önemli planı haline getirdiği ve koalisyon anlaşmasına da yazılan “temel emeklilik maaşı” konusunda uzun aradan sonra anlaşmaya varıldı. Ancak belirlenen şartlarla anlaşma kapsamına girecek insan sayısı azaltılmak isteniyor. Bu nedenle ülkenin önemli sorunlarından biri olan “yaşlılıkta yoksulluk” önümüzdeki dönemde gündem olmaya devam edecek.

2005’ten bu yana toplam 15 yıldır CDU/CSU ile “büyük koalisyon” hükümeti kuran ve oy oranı her seçimde biraz daha düşen Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD), bu dönem için en önemli vaadi olan “temel emeklilik maaşı” beklentilerin çok gerisinde kaldı. Partinin yüzünü yeniden sosyal konulara döndüğü imajı vermek isteyen ve izlediği neoliberal politikalar nedeniyle kaybettiği geniş kitlelerden “temel emeklilik maaşı”yla yeniden destek alabilmeyi uman SPD’nin bu planının karşılık bulmasına pek ihtimal verilmiyor.

Çünkü, CDU/CSU ile 10 Kasım günü varılan anlaşma olduğu gibi hayata geçirildiği takdirde beklentilerin çok gerisinde kalacak. “Yaşlılıkta yoksulluğun bitirilmesi” hedefiyle Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil tarafından hazırlanan, sonra gelen öneriler üzerine değiştirilen yasa tasarısına göre, Ocak 2021 itibariyle ancak 35 yıl boyunca emeklilik sigortasına prim yatıranlar “temel emeklilik maaşı”ndan yararlanabilecek.

Ayrıca ortalama emeklilik primlerinin yüzde 30’nun da (0,3 puan) emeklilik sigortasına yatırılması konulan şartlar arasında. Uzun yıllar düşük ücretli işlerde çalışmak ya da çalıştırılmak zorunda bırakılan emekçilerin emekli olduktan sonra daha fazla emekli maaşı almasını öngören düzenlemeden şimdilik ancak 1,2-1,5 milyon arasında kişinin yararlanması bekleniyor.

Çalışma Bakanı Heil, geçtiğimiz mayıs ayında yaptığı açıklamada yeni düzenlemenin yaklaşık 3 milyon emekliyi kapsayacağını ve bunların yüzde 80’inin de kadınlar olacağını söylemişti. Kapsanması beklenen emekli sayısının yarıya düşürülmesi bile yasanın beklentilerin çok gerisinde olduğunu gösteriyor. Dahası, uzlaşmadan sonra hükümet tarafından açıklanan 1,2-1,5 milyon arası emekli sayısının ne kadar doğru olduğu da tartışmalı. Anlaşmanın yasa haline getirilmesi sırasında da ayrıntılarda başka bazı sınırlamaların daha gelebileceği ileri sürülüyor. Bu da 1,5 milyon sayısının tepkileri yatıştırmak için ortaya atıldığı iddialarını gündeme getiriyor. Çünkü, daha önce ayrılması planlanan bütçede üçte birden fazla azalmaya gidildi.

Dolayısıyla yoksulluk içerisinde yaşayan ya da yaşama tehdidiyle yüzyüze olan emekli adayları yeni düzenlemenin dışında kalacak.

HANGİ ŞARTLARI İÇERİYOR?

SPD ve CDU/CSU yöneticileri yasa tasarısını yaşlılıkta yoksulluğa karşı atılmış önemli bir adım olarak değerlendirirken, beklentilerin gerisinde olduğu için tepkiler daha fazla. Örneğin daha önce bakan Heil tarafından açıklanan taslakta emeklilik sigortasına yatırılması gereken prim miktarı yüzde 20 (0,2 puan) olarak belirtilirken, CDU/CSU’nun itirazı üzerine bu oran yüzde 30’a çıkarıldı.

Düzenlemede ayrıca, temel emeklilik maaşının hesaplanmasına eşler birbirine bağımlı hale getiriliyor. Tek başına yaşayanlarda brüt 1250 Euro, çiftlerde ise 1950 Euro sınırının konulduğu “temel emeklilik maaşı”nda, bu miktarın dışında gelen bütün gelirler hesaplanacak ve ona göre bir maaş tespit edilecek. Hane geliri hesaplamada esas alınacak. Bunun için ise beyan yerine vergi daireleriyle emeklilik sigortası arasında doğrudan bilgi alışverişi sağlanması yasaya eklendi. Sadece 400 Euo’luk ek kazanç, kesinti vergilendirme kapsamına girmeyecek. Yeni düzenlemeye göre daha önce fazla pirim ödeyerek 1250 Euro’nun üzerinde emeklilik maaşı hak kazanan çalışanlar, eşleri daha düşük emeklilik hakkı elde ettiği için, yapılan birlikte hesaplamadan ötürü daha düşük maaş alacak.

Yani bu durumdaki insanların hane gelirine bağlı olarak temel emeklilik maaşının yüzde 12,5’inin kesilmesi sözkonusu olacak. Böylece hükümet, insanların çalışmaları, emek harcamaları, aidat ödemelerine bağlı ödenen emeklilik maaşını gasp edip onları birey olmaktan çıkarıyor, hane ferdi haline getiriyor, aidat alırken yapmadığı eşleştirmeyi emeklilik ödemesinde uyguluyor.

SPD tarafından sunulan ilk taslakta 4,8 milyar Euro’ya mal olması planlanan “temel emeklilik maaşı”nın maliyeti sonunda 1,5 milyar Euro’ya kadar düşürüldü. Bu miktar da asıl olarak Finansman İşlem Vergisi ve Çalışma Bakanlığı’nın bütçesinden karşılanacak. Devletin bütçesinde sadece 2018’de 45 milyar Euro’luk fazlalık oluştuğu göz önünde bulundurulduğunda ayrılan miktarın devede kulak olduğu net bir şekilde görülüyor.

KİM NASIL TEPKİ GÖSTERDİ

Temel emeklilik maaşı konusunda varılan uzlaşma pek çok açıdan yetersiz olmasına rağmen genel olarak “doğru yöne atılmış küçük bir adım” olarak değerlendirildi. Son aylarda neoliberal basın tarafından öne çıkarılan ve şimdi de adı CDU/CSU’nun başbakan adaylığı için dillendirilen Friedrich Merz, böyle bir anlaşmanın yapılmasına karşı çıktı. FDP yönetimi de anlaşmayı eleştirdi. Sol Parti Meclis Grubu Eşbaşkanı Dietmar Batsch ise yaptığı açıklamada, “Elektrikli araba alanlara kepçeyle teşvik pirim veriliyor, sıra emekliye gelince hükümet hemen cüzdana bakıyor” diyerek ayrılan bütçenin az olduğuna işaret etti. SPD’li siyasetçi Karl Lauterbach da yaptığı açıklamada bir çok noktada CDU/CSU’nun dediğinin geçerli olduğunu ve “minimum bir çözüm”de anlaşmaya varıldığına dikkat çekti.

Anlaşma gerçekten de hükümeti kurtarma özelliği taşıyor. Zira, taraflar arasında bir uzlaşmanın sağlanmaması durumunda koalisyonun dağılabileceği senaryoları da ortaya atılmaya başlanmıştı. Bu nedenle anlaşma emekçiler açısından “minimum” olma özelliği taşırken, hükümetin yoluna devam etmesi açısından ise “maksimum” bir adım özelliği taşıyor. (YH)


DGB’den hükümete övgü

Alman Sendikalar Birliği (DGB) Yönetim Kurulu üyesi Annelie Buntenbach temel emeklilik maaşı konusunda sağlanan anlaşmadan sonra yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: “DGB olarak, uzun ve zorlu süren görüşmelerden sonra temel emeklilik maaşı konusunda bir anlaşmanın sağlanmasını selamlıyoruz. Hükümet bununla hem iş yapabildiğini gösterdi hem de çoğu kadın olmak üzere 1,5 milyon çalışanın daha iyi emeklilik maaşı almasının önünü açtı. Bu yolla en azından insanlar emekli olduktan sonra sosyal dairelere gitmek zorunda kalmayacaklar. Bu nedenle DGB olarak anlaşmayı büyük bir başarı olarak değerlendiriyoruz. Birlik Partileri’nin dayattığı gelir incelemesinden ise vazgeçilebilirdi. Bundan özellikle evli kadınlar etkilenecek” dedi.

Buntenbach, aynı toplantıda işsizlik sigortası primlerinin 0,2’den 0,1’e düşürülmesini ise eleştirdi.


Temel Emekli Maaşı şartları

  • Ocak 2021’den itibariyle en az 35 yıl boyunca emeklilik sigortasına prim ödemek ve düşük ücretli işlerde çalışmak
  • Ortalama sigorta primlerinin yüzde 30’nu (0,3 puan) yatırmış olmak
  • Vergi daireleriyle emeklilik sigortası gelirleri karşılaştırılarak denetlenmek üzere, başka gelirlerinin olmaması
  • Tek başına yaşayanlara 1250 Euro, çiftlere 1950 Euro temel emekli maaşı bağlanacak