Gazetecilerden ırkçı tehditlere karşı ortak bildiri

Almanya’da 450 gazeteci ve demokratik kurum başta aşırı sağcı çevreler olmak üzere basın özgürlüğüne yönelik saldırı, tehdit ve artan baskı girişimlerini kınayan bir bildiri yayınladı. Medya kuruluşları, yargı ve siyasete yönelik kaleme alınan çağrıda basın özgürlüğünün daha iyi korunması talep edildi.

Aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti’nin (NPD) üç gazeteciye karşı 23 Kasım’da Hannover’de düzenlemeyi planladığı gösteriye dikkat çekilen bildiride, düzenlenecek karşı gösterilere de katılım çağrısı yapıldı.

Gazetecilere yönelik ölüm tehditlerinin artık nadir bir şey olmadığına, aşırı sağ etkinliklerde gazetecilerin saldırı ve tacize uğradığına dikkat çekilen bildiride, „23 Kasım’da Hannover’deki gösteride gazetecilere karşı nefret ve provokasyonu engellemek için tüm hukuki imkanların kullanılması” talep edildi.

SİYASİLERE GAZETECİLERİ KORUMA ÇAĞRISI

Bildiride Basın Konseyi, yayıncılar ve gazete redaksiyonlarına tehdit edilen gazetecilerle dayanışmaya çağrılırken, siyasetçilere de gazetecileri daha iyi koruyacak yasal düzenlemelere gidilmesi çağrısı yapıldı. Künye zorunluluğunda yeni bir düzenlemeye gidilmesi, gazeteci ve blog yazarlarının özel adreslerinin daha iyi korunması, polislere medya mensupları ile ilgili konularda ek eğitim verilmesi, savcılık ve mahkemelerin gazetecilere saldırılar konusunda hassaslaşması ve tüm hukuki imkanların kararlı bir şekilde kullanılması gibi önlemler alınması talep edildi.

Alman Gazeteciler Sendikası DJV Başkanı Frank Überall de meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, eleştirel gazetecileri karalamaya yönelik tüm girişimleri en sert biçimde kınadıklarını bildirdi.

ÜÇ SERBEST GAZETECİ HEDEFTE

Irkçıların protesto gösterisiyle hedef aldığı Julian Feldmann, David Janzen ve Andre Aden’in on yılı aşkın bir süredir serbest gazeteci olarak çalıştıklarına dikkat çekilen bildiride, gazetecilere yönelik nefretin ölüm tehditlerine kadar vardığı belirtildi, „Neonazilerin önde gelenlerinden biri pek çok etkinlikte Julian Feldmann hakkında konuşarak, tabancanın hazır durduğundan bahsetmiştir” denildi.

Alman kamu yayıncılık kuruluşlarından NDR’e de çalışan Feldmann, 2018 yılı Kasım ayında eski SS subayı Karl Münter ile yaptığı söyleşiyi haberleştirerek kamuoyunun gündemine gelmişti. Geçen Eylül ayında ölen Münter, Yahudi Soykırımının yaşanmışlığı ve o dönem 6 milyon Yahudi’nin öldürüldüğü konusunda şüphesini dile getirmiş, Fransa’daki bir SS katliamını „kaçanları tabii vuracaktık” sözleriyle savunmuştu. Aşırı sağcı çevreler Feldmann’ı, gazeteci kimliğini ve yanında kamera bulunduğunu saklayarak „yaşlı bir adamı emellerine alet etmekle” suçlamış, Münter’in kamuoyunda „hedef gösterilmesinin ardından evine girilerek taciz edildiği ve evinin soyulduğu“ iddia edilmişti.

Gazeteci ve aynı zamanda aşırı sağa karşı Braunschweig’da faaliyet gösteren bir ittifakın sözcüsü olan Janzen de son dönemde ölüm tehditleri almıştı. Fotoğrafçı Andre Aden de aşırı sağ gruplara karşı çalışmalarıyla tanınıyor.

450 GAZETECİ İMZALADI

Açıklamayı 450 gazetecinin yanı sıra, Die Zeit, Der Spiegel, TAZ gibi 18 yayınevi ve gazeteci örgütünün yanı sıra çok sayıda kitle örgütü de imzaladı. İmzalayan örgütler arasında DİDF de bulunuyor. (YH)