İş yaşamında kadına yönelik şiddet

Semra Çelik

Sadece geri kalmış ülkelerde değil, Almanya gibi en gelişmiş kapitalist ülkelerde de kadına yönelik şiddet günlük bir olay. Her gün, her saat kadınlar sadece kadın oldukları için, cinsleri itibarıyla öldürülüyor. Kimi eşi, babası, yakınları tarafından, kimi onları insan yerine koymayan yasalar sayesinde, kimi savaşlarda karşı tarafın ’namusunu‘ lekelemek için tecavüz edildikten sonra, kimi açlıktan, kimi kölece çalıştırıldıkları işyerlerinde, kimi kürtaj yasak olduğu için ilkel yöntemlerle düşük yaparken vb. Kadına şiddet öldürme olaylarıyla en üst boyutuna erişiyor, peki en düşük ücretli, en korunmasız işlerde yoksulluğa mahkum olarak, üstüne üstlük cinsel tacize uğrayarak çalışmak?

DÜŞÜK ÜCRETLİ İŞLER: EKONOMİK ŞİDDET

Kadına yönelik ayrımcılık ve şiddetin böylesine yaygın olduğu bir toplumda işyerlerindeki durum da farklı değil. Meslekler hala toplumsal cinsiyet rollerine göre paylaştırılmış durumda. Kadınlar çoğunlukla sağlık-sosyal ve hizmet sektöründe, vasıflı olmayı gerektirmeyen yardımcı işçilikte, doktor, avukat vb. yardımcılığında, berberlikte, temizlikçilikte istihdam edilmiş durumda. Bu meslekler ‚değersiz‘ meslekler kategorisinde olduğu için aldıkları ücret düşük ama çalışma koşulları bir o kadar zorlu.

Aynı işi yapan kadınlarla erkekler arsındaki gelir farkı yüzde 21-25 arasında oynuyor. Şimdi ‘bu şiddet mi?’ diyenler çıkabilir ama kadının yaşamını zorlaştıran, psikolojisini bozan herşey şiddet kapsamında. İlla bir ad verecek olursak ‘ekonomik şiddet’ten söz edebiliriz.

2017 yılında yürürlüğe giren Ücretlerde Şeffaflık Yasası’na göre işveren aynı ya da aynı değerde işte çalışan kadın ve erkeğe eşit ücret ödemek zorunda. 2018 başında yürürlüğe giren yasanın ikinci etabı ise işçi sayısının 20’nin üstünde olduğu işletmelerde ise her işçinin aynı işi yapan karşı cinsten birinin maaş bordrosunu görme hakkını garanti ediyor. Ancak işverenin zorunlu tutulduğu işletmeler işçi sayısının 500’ün üzerinde olduğu yerler. Bu da, İşyeri İşçi Temsilciliği’nin mücadeleci, eşitlik bürolarının da aktif olduğu yerlerde.

Aradan iki yıla yakın zaman geçmesine rağmen, atılan adımlar çok ama çok yetersiz. İşletmelerin sadece yüzde 12’si birşeyler yapılması gerektiği düşüncesiyle harekete geçti. İşçi sayısının 201-500 arasında olduğu işletmelerin yüzde 19’u, işçi sayısının 500’ün üzerinde olduğu işletmelerin yüzde 18’i pratikte etkisi az da olsa eşitliği sağlama hedefli planlar hazırladı ama pratiğe geçirmedi. Küçük işletmelerde ise herhangi bir hareketlilik yok.

MOBBİNG, BOSSİNG vb.

İşyerlerinde kadınlara yönelik mobbing, cinsel taciz konusundaki şikayetler ise öylesine büyük ki hükümet ister istemez el atmak zorunda kaldı. Mobbing, kadınları yıldırma, işten ayrılma ya da sürekli kontrol altında tutulmaya boyun eğmelerine yol açan baskı şeklinde kendini gösteriyor çoğunlukla. Azarlanma, her gün bölümünü değiştirme, anlaşamayacağı kesin olan gruplar arasında görevlendirme, işçileri birbirine düşürme ve taciz mobbingin en fazla görülen biçimleri. Bir de bossing var; işverenin İşyeri İşçi Temsilciliği (BR) kurma ya da işyerine sendikayı getirmeye çalışan kadınlara yönelik baskıları. Bu da üstten mobbing. Geçen yıllarda Zara, H&M, vb. mağazalarda BR kurmaya çalışan kadınlara yönelik işveren baskıları çoğu zaman dayanışma sayesinde ve iş mahkemelerinde engellenebilmişti.

TACİZ BÜYÜK SORUN

İşyerlerindeki cinsel taciz ise kadınların en önemli sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Bir araştırmaya göre kadınların en az yüzde 13’ü işyerinde cinsel tacize uğruyor. Laf atma, el kol hareketleri ve elle sarkıntılık: Yapılan bir başka ankete göre her sekizinci kadın işyerinde bu şekilde tacize uğruyor. Bazı meslek dalları tacizden oldukça fazla etkileniyor. Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’nin (ADS) yaptırdığı araştırmaya göre, Almanya’daki on bir çalışandan yaklaşık biri, son üç yılda işyerinde cinsel tacize uğradı. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 13’ü, cinsel içerikli yorumlar, şakalar, jestler ve hatta dokunma ve diğer biçimlerde taciz edildiğini bildirdi. Sözle taciz en yaygın olanı: Tacize uğrayanların yaklaşık üçte ikisi böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Bakış ve jestlerle taciz edilenlerin oranı yüzde 44. Mağdurların neredeyse yüzde 30’u da dokunma ve hatta ’sıkıştırma‘ ile taciz edildiğini söyledi.

Taciz kurbanları genellikle (10’da 8’i) sadece bir kez değil, birkaç kez tacizle karşı karşıya kalıyor. Ankete göre işyerinde taciz ezici çoğunlukla erkekler tarafından yapılıyor. Taciz görenlerin yarısından fazlası, saldırının müşteriler, hastalar veya müvekkiller gibi üçüncü kişilerden geldiğini söyledi. Bunu meslektaşları ve şefleri takip ediyor. Sağlık sektöründe ve sosyal alanlarda çalışan kadınlar tacizden en çok etkilenenler. Müşteriler veya hastalar tarafından yapılan tacizin bazen mesleki bir risk olarak görüldüğü, önemsizleştirildiği ve göz ardı edildiği belirtiliyor.


IG Metall Sendikası’ndan işyerinde cinsel taciz ve yapılabilecekler

  • Uzak dur! Elini çek!
  • Müstehcen sözler, fotoğraflar ve hatta fiziksel saldırılar -cinsel taciz çeşitli şekillerde ortaya çıkar.
  • Cinsel taciz nedir?
  • Cinsel tacizi karakterize eden şey Genel Eşit Muamele Kanunu’nda (AGG) tanımlanmıştır: Cinsel taciz, kişinin onurunu kıran istenmeyen cinsel davranış ve istemler, cinsel dokunuşlar, cinsel açıklamalar ve istenmeyen pornografik resim vb. göstermektir.
  • Ne sıklıkla oluyor?
  • Çalışanların yaklaşık yarısı işyerinde ayrımcılık ve özellikle cinsel taciz deneyimine sahip. Cinsel taciz yalnızca fabrikalarda, soyunma odalarında veya kantinde ortaya çıkmıyor, cinsel taciz genellikle e-posta ve messenger mesajları aracılığıyla oluyor.
  • Acil bir durumda kim yardımcı olur?
  • Söylenenler, fotoğraflar ve hatta dokunuştan rahatsızlık duyan herkes, işyeri işçi temsilciliği (betriebs ya da personalrat) veya şirketteki bu amaçla kurulmuş şikayet bölümlerinden birine durumu anlatmalıdır. Her şirkette böyle bir şikayet ofisinin bulunması zorunludur. Etkilenenler acilen bu yerleri kullanmalıdır. Çünkü cinsel tacize tahammül edilemez.
  • İşyeri İşçi Temsilciliğindeki görüşme nasıl olur?
  • Temsilciliğe başvuran kişi çok geniş bir grup önünde olan biteni anlatmak zorunda değildir. İlk buluşma gizli ve özel yapılır.
  • Ayrıca, işyeri temsilciliği sadece eğer etkilenenler bunu isterse harekete geçer.
  • Hangi yasal seçenekler vardır?
  • Genel Eşit Muamele Yasası, mağdurlara çeşitli seçenekler sunar. Her şeyden önce, ihtiyati tedbiri talep edebilirler. Eğer işveren önceki bir şikayetten sonra tacizi engellemezse, çalışanlar ücret dezavantajı olmadan istifa edebilir. Ayrıca, çalışanlar tazminat ve acı parası talebinde bulunabilirler.
  • İşverenin rolü nedir?
  • Genel Eşit Muamele Kanunu’na göre, işveren hem akut durumda hem de ihtiyati tedbir olarak çalışanlarını korumak için önlemler almakla yükümlüdür. Cinsel taciz asla haklı çıkarılamaz.
  • Failleri neler bekliyor?
  • İş kanunu sonuçları, uyarıdan olağanüstü nedenle işten çıkarmaya kadar değişebilir. Ama aynı zamanda hukuki olarak, cinsel taciz davaları açılabilir, para cezası ya da hapis cezası ile cezalandırılabilir.