Avrupa Silahlanma Birliği

Martin SCHIRDEWAN
Özlem Alev DEMİREL*
Freitag

Ursula von der Leyen’in haziran ayında kıtı kıtına Avrupa Komisyonu Başkanı seçilmesinin ardından kamuoyunun dikkati gelecekteki komisyonun bileşimine odaklandı. Komisyon adaylarından üçünün çıkar çatışmaları ve görevlerinin gerektirdiği uzmanlık konusundaki yetersizliklerinden dolayı değiştirilmeleri gerekiyordu. Bu süreçte, onaylanmış komisyon üyelerinin de önceden programlanmış çıkar çatışmalarının içinde olacağı ortaya çıkmıştı. Gelecekte endüstri komiseri ve genel savunma sanayii ve uzay müdürlüğüne yöneticilik yapması yani kısacası silahlanma komiseri olması öngörülen Thierry Breton gibi bir dizi milyoner sırada beklemekteydi. Ayrıca, bir sonraki AB bütçesi için 13 milyar Euro olarak belirlenen ‘Avrupa Savunma Fonu’ (EDF) konusunda karar da verilecek. Bu meblağın en az yüzde 5-10’u ‘tahrip edici savunma teknolojileri’ için harcanacak. Bu teknolojilerin başı çekeni, ne tesadüftür ki, patronu şimdiye kadar Thierry Breton olan silahlanma endüstrisine yakın IT-grubu Atos.

SADECE SÜSLÜ SÖZCÜKLER
İçerik açısından bakıldığında, Ursula von der Leyen ve komisyon adayları, Avrupa Parlamentosu milletvekillerine duymak istediklerini vadettiler. “Asgari ücret”, “yeşil” anlaşma, “barış” veya “dijitalleştirme” gibi anahtar kelimelerle sanki bir dönüşüm yaşanacakmış havası yarattılar ama bu süslü sözcükler, aslında her şeyin şimdiye kadar olduğu gibi devam edeceğini gizlemek için söylenmekteydi. Yoksullukla mücadeleye yönelik atak bir sosyal politika yerine tasarruf politikası, iddialı bir iklim ve çevre koruması yok, adil bir vergi politikası yok. AB’nin bir “barış projesi” olduğu iddia edilirken silahlanmaya ve elbette neoliberal ticaret anlaşmalarına büyük miktarda yatırım yapılacak. Bu konularda Ursula von der Leyen güçlü, hızlı ve iddialı davranıyor. Politik olarak sürekli tekrarlanan tasarruf, kemer sıkılması gerekliliği, amentüsüne paralel olarak, komisyon ve konseyin yeni mali kaynakları reddetmesi de olduğu gibi kalıyor. Günümüzde dijital şirketlerin adil bir şekilde vergilendirilmesi, vergi sahtekarlığı ve vergi kaçakçılığına karşı tutarlı bir mücadele vergi boşluklarının kapatılmasını ve Avrupalıların geleceğine yatırım yapılmasını sağlayabilirdi. Bu sayede yüzlerce milyar Euro, üye devletlere akabilir ve eğitim, dönüşüm, sağlık, altyapı ve çevre konularında gerekli yatırımları mümkün kılabilirdi. Ama bu, hükümet başkanları ve komisyonun yeni başkanı tarafından politik olarak istenen bir şey değil. Halbuki bunu yerine getirmek için yeterince neden var; AB’de yoksulluk tehdidi altında olan insan sayısı 110 milyonun üzerinde, kamu alanında altyapı yok ediliyor, iklim değişikliği zaten Avrupa’da büyük bir etkiye sahip ve sağcı popülistler ve faşistler Avrupa’yı yönetenlerin halka gelecek sunmayan ve güven vermeyen politikalarından yararlanıyorlar.

MİLİTARİSTLEŞMEDE HEMFİKİRLER
Ancak militaristleşme alanında birlik ve kararlılık var. Breton’un genel müdür olacağı, göze çarpmayan isimli, DG Defensee’nin üç ana görevi var: Uzay programları, askeri hareketlilik ve Avrupa silahlanma piyasasının oluşturulması. Sonuncusu ölümcül sektörde milyarlarca yatırımın muğlak yasal temelini oluşturuyor. Avrupa anlaşmalarına göre, AB hiçbir şekilde askeri silahlanmaya yatırım yapma hakkına sahip değil. Bunun şimdi çok incelikli olarak çiğnenmesi esas alınıyor. Komisyon, askeri sanayiyi destekleme planları üzerinde çalışırken, gelecekte AB silah anlaşmalarından faydalanacak şirketlerin silahlarının da kurbanı olan milyonlarca insan ülkelerinden kaçmak zorunda kalıyor. Akdeniz’de insanlar ölmekte, Kuzey Afrika’da köleleştirilmekte, Yunan sınır noktalarında veya Bihac’ta Hırvatistan sınırında yaşamaya mahkum edilmekte. İşte buralar, Ursula von der Leyen’in defalarca övgüde bulunduğu “Avrupa Değerleri” nin günbegün öldüğü yerler!

*Avrupa Parlamentosu Birleşik Avrupa Solu ve Kuzey Yeşil Sol ortak koalisyonu milletvekilleri
(Çeviren: Semra Çelik)