Ulm Çocuk Festivali 11 yaşında

D. Deniz Enhas

Ulm DİDF tarafından 2009 yılında Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 20. yılı vesilesiyle başlatılan çocuk festivalinin 11.’si düzenlendi. Çocukların büyük bir şenlikte gün boyu birlikte oynayıp kaynaşması amacı taşıyan festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem çocuklar hem de veliler için renkli görüntülere sahne oldu.

BİN KİŞİ KATILDI
22 Kasım’da yapılan festival bu yıl adeta bir çocuk akınına uğradı. Gün boyu gelen giden çocuklar ve velilerin sayısı bine yaklaştı.
Festival gün boyu farklı akticitelere ve renkli göreüntülere sahne oldu: Ressam Şükrü Kılınç çocuklarla resim yaparken, satranç ustası Arcadıo satranç öğretti, Rosangela Santos kuyrukta bekleşen çocukların yüzünü özenle boyarken, Claudia da çocuklara akrobatik hareketler yaptırıdı; Sonja ise bir başka kösede çocuklarla hamur açıp onları pişirirken Tommy Reichle de sihirbazlık gösterisiyle çocukların ilgisini topladı.
Çocukların en sevdiği bölümlerden biri de Martina Spodareva eşliğinde yapılan zumba dansı oldu. Değişik çocuk dans gruplarının sergilediği gösteriler ise yoğun alkışlarla karşılanırken çocuklar, 6 saat süren şenlik hiç bitmesin istediler.


ÇOCUKLAR HAKLARIYLA ÇOCUKTUR!

20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 142 ülke “Çocuk Hakları Sözleşmesini“ imzaladı. Özellikle yoksulluğun yaygın olduğu ve savaş koşullarında yaşamak zorunda kalan çocukların yaşamlarında iyileştirmeyi hedefleyen sözleşme; çocuk işçiliği, eğitim ve mülteci çocukların yaşamlarında iyileştirme gibi birçok konuyu içeren 54 maddelik sözleşmeyi imzalayan ülke sayısı 193’e ulaştı.
Bu yıl 20 Kasım’da 30. yılını dolduran sözleşmenin dünyanın birçok ülkesinde uygulandığı ise şüpheli. Eğer uygulanmış olsaydı ne çalıştırılan veya ne evlendirilen çocuklar, ne eğitimden adil faydalanamayan ne de mülteci olmak zorunda kalmış çok zor şartlarda yaşayan çocuklar olmayacaktı.

ALMANYA’DA ÇOCUK OLMAK
Almanya, dünyanın hemen her ülkesinden insanların göç ettiği çok kültürlü bir ülke. Örneğin Ulm’da 142 değişik ülkeden insanlar “birlikte“ yaşıyorlar. Bu yüzden Ulm şehir belediyesi kendini tanıtırken “İnternationale Stadt Ulm“ diye tanıtıyor. Nüfusun yüzde 40’ının uluslararası köklere sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum okullarda, yuvalarda çocukların bileşimine de yansıyor elbette. Değişik kültürlerden çocuklar bir arada eğitimlerini sürdürüyor yuvalarda oyun oynuyorlar.
Tabii bu görüntü sorunsuz bir birlikte yaşamın oluştuğu anlama da gelmiyor. Yapılan istatistiklerde halen göçmen çocukların eğitimde yetersizliklerini açık açık gösteriyor.