Silahlanmaya karşı mücadele sürecek

7-8 Aralık tarihleri arasında Kassel’de toplanan Almanya Barış Konseyi, savaşa ve silahlanmaya karşı bir dizi karar aldı. Bu çerçevede 2020 yılında değişik eylemler yapılacak. Türkiye’nin Rojava’ya düzenlediği askeri hareket de kınandı ve Almanya’nın destek vermemesi istendi.

Almanya Barış Konseyi (Busdesfriedensratschlag) tarafından her yıl geleneksel olarak Kassel Üniversitesi’nde düzenlenen değerlendirme konferansı bu yıl 7-8 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirildi. Almanya genelinde yaklaşık 500 kişinin katıldığı konferansta dünya genelinde savaş ve silahlanma planlarına karşı konuşmalar yapılırken, pek çok çalışma grubunda ayrıntılı değerlendirmeler yapıldı.

Barış Konseyi sözcülerinden Anne Rieger yaptığı açılış konuşmasında geride bıraktığımız yıl içinde savaşa karşı pek çok eylemin yapıldığını belirterek, silahlanmaya karşı başlatılan kampanya çerçevesinde 160 bin imzanın toplandığını duyurdu. Rieger’in Nazi Takibatına Uğrayanlar Derneği – Antifaşistler Birliği’nin (VVN-BdA) kamu yararına statüsünün iptal edilmesini protesto ettiklerini ifade ederken, salondakilerden yoğun destek gördü. Ayrıca Barış Konseyi olarak Türkiye’nin Kuzey Suriye’yi işgal harekatını kınadıklarını da dile getirdi.

FARKLI KESİMERDEN KATILIM

Daha sonra başlayan ilk oturumda Kassel Üniversitesi öğretin üyesi Prof. Dr. Christoph Scherrer, Protestan Kilisesi eski başpiskoposu Dr. Margot Kaeßman, emekli öğretim üyesi ve siyasetçi Prof. Norman Paech ve Birleşik Hizmet Sendikası (Ver.di) Genel Başkan Yardımcısı Andrea Kocsis birer konuşma yaptı.

İlk sözü alan Scherrer, pazar paylaşım kavgasının sonucu olarak ticaret savaşlarının başladığını belirterek, bundan sonuç alınmaması durumunda başka yöntemlerin devreye gireceğine dikkat çekti. ABD’nin Çin’e karşı başlattığı ticaret savaşının Donald Trump’dan önce Barack Obama döneminde başladığına da dikkat çeken Scherrer, gelinen aşamada şovenist bir söylemin öne çıktığına dikkat çekti.

Teolog Kaeßman ise sözlerine “Adil savaş yoktur, adil barış vardır” diyerek başladı. Bugün tanrının adının suistimal edilerek savaşlar yürütüldüğünü ifade eden Kaeßman, savaştan kazananların sürekli silahlanmanın önünü açtığını belirterek, Protestan kilisesi olarak savaşa karşı çıktılarını dile getirerdi ve kilise olarak Federal hükümetin dünya genelinde savaş için değil barış için sorumluluk üstlenmesini istediklerini vurguladı.

Daha önce Sol Parti’den Federal Parlamentoya milletvekili olarak seçilen Prof. Paech ise konuşmasında ağırlıklı olarak nükleer silahların yasaklanması üzerinde durdu. Nükleer silahların dünya için büyük bir tehlike olmaya devam ettiğini belirten Paech, Almanya’nın ABD tarafından ülkeye yerleştirilen nükleer silahları yasaklaması gerektiğine dikkat çekerek, bu temelde bir mücadelenin yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Andrea Kocsic ise Ver.di olarak VVN-BdA’nın kamu yararına dernek statüsünün iptal edilmesini protesto ettiklerini belirterek, hükümetin eğitim, sağlık gibi temel alanlara bütçe ayırma yerine silahlanmaya bütçe ayırdığına dikkat çekti. Kocsic, NATO’nun ve AB’nin talebi doğrultusunda savunma bütçesi harcamalarının artırılmasının halkın verdiği vergilerin silahlanmaya gitmesi olduğunu vurguladı. Bu nedenle de sendikaların silahlanmaya karşı mücadelenin içinde yer alması gerektiğini söyledi.

Yapılan tartışmaların ardından konferans katılımcıları değişik gruplara ayrılarak pek çok konu üzerinde tartışmalar yürüttüler. Paralel şekilde yapılan oturumlarda en fazla dikkat çeken noktalardan birisi küresel ısınma ve buna karşı verilen mücadele oldu. Bu mücadele içinde yer alan gençlerle barış hareketinin mutlaka bağ kurması gerektiği ifade edildi.

2020’DE SAVAŞA KARŞI EYLEMLER YAPILACAK

Barış Konseyi toplantısında, 2020’de de savaş ve silahlanmaya karşı mücadelenin süreceği çağrısı yapıldı. Bu temelde ilk 12 Ocak’ta Berlin’de yapılacak Rosa Luxemburg-Karl Liebknecht gösteri için çağrı yapıldı. Ardından 15 Şubat’ta Münih’te Güvenlik Konferansı’nda karşı eyleme gerçekleşecek. 2020’ye damgasını vuracak eylemler ise NATO’nun Mart-Mayıs ayları arasında Doğu Almanya’da yapacağı büyük askeri tatbikata tepkiler olacak. İki ay boyunda pek çok etkinliğin yapılması planlanıyor. (YH)


Türkiye ve Almanya’nın Suriye savaşına katılmasına karşı karar

Barış Konseyi toplantısında katılanlar, Türkiye ve Almanya’nın Suriye’de savaşa katılmasına karşı sunulan karar taslağını da onayladı. Karada şunlar yer aldı: “Alman Barış Hareketi olarak Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı şekilde, özellikle bölgede yaşayan Kürt halkına karşı yapılan Suriye’ye yönelik saldırısını kınıyoruz. Bu nedenle Alman hükümeti acil olarak Türkiye’ye silah ambargosu uygulamalı, Türkiye’de yatırım yapan Alman firmalara verilen kredi teminatlarına son verilmelidir. Ayrıca saldırıda rolü bulunan Türk devleti yöneticilerine karşı yaptırım kararı alınmalı. Almanya hiç bir şekilde Türkiye’nin Suriye’yi işgal planlarına destek vermemeli. Alman ordusuna Suriye ve Irak’ta görev verme yetkisi meclis tarafından derhal iptal edilmeli. Kürt örgütlerinin kriminalleştirilmesine derhal son verilmeli.” (YH)