2019 kadınlar için nasıl geçti?

Semra Çelik

Almanya’da 2019 yılı kadınlar açısından genel olarak bakıldığında sokağa çıkma eğiliminin arttığı bir yıl oldu. Kadınlar, direkt kendi sorunları olan kürtaj, emeklilik maaşı, şiddet konusundaki eylemlere aktif ve daha yığınsal katılırken çevre, konut, barış, işyerlerinin ve işçi haklarının korunması, daha fazla ücret ve iyi çalışma koşulları için yapılan eylemlerde de daha görünür hale geldiler.

KADINLAR VE ÇALIŞMA HAYATI

İşyerlerinde kadınlara yönelik her türden ayrımcılık ve aşağılama bu yıl da devam etti. Aynı işi yapan kadınla erkek arasındaki gelir farkı yüne yüzde 22’nin üzerindeydi.

Kadınlara yönelik taciz konusu da üstü örtülemeyecek boyuta erişti ve IG Metall sendikası tacize karşı korunma rehberi yayımladı.

Kadınlara yönelik bu yıl temizlik, sağlık-bakım ve perakende satış merkezlerinde çalışan kadınlar açısından eylemlerle dolu bir yıl oldu. IG Bau sendikasında örgütlü kadın temizlikçiler, patronun çevre toplu sözleşmesini geçersiz kılması üzerine başlattıkları haftalar süren uyarı grevleri sonrası birçok önemli haklarını korudular ve hepsi olmasa da taleplerini kabul ettirdiler.

Sağlık ve bakım alanında daha fazla personel ve daha iyi çalışma koşulları talepleriyle işyerleri ve semtlerde inisiyatifler oluşturuldu ve mücadele devam ediyor. Perakende satış alanında H&M, Zara, KİK vb. mağaza zincirlerinde işyeri temsilciliği kurulması ve sendikanın sokulması için çabalar arttı. Aralık ayı ortasında ezici çoğunluğunu kadınların oluşturduğu Galeria Kaufhof-Karstadt çalışanları “Bugün işgünü değil grev günü!” sloganıyla bir günlük eylem yaptılar. Otomobil sektöründeki durgunluğa bağlı olarak yapılan eylem hazırlıklarında kadınlar aktif rol oynamaktalar.

KADINLAR VE EMEKLİLİK

Fidelity adlı bir fon yönetim şirketinin araştırmasına göre kadınlar, erkeklerden yüzde 26 oranında (ayda 140 euro) düşük emeklilik maaşı alıyor. Tahminen 15 yıl emekli olarak yaşayacak olan kadın için bu rakam toplam 25 bin Euro, yılda ise 1666 Euro kayıp anlamına geliyor. Bu farkın ana nedeni olarak 30 yaşından itibaren kadınların çocuk sahibi olması gösteriliyor. Kadınlar, belli süre çocuklarına bakmak için evde kalıyorlar, daha sonra da çocuk bakımı ve çalışmayı birlikte sürdürebilmek için haftalık çalışma sürelerini azaltıyorlar. Kadınların kadın mesleği olarak tanımlanan genelde ücretlerin düşük olduğu işlerde istihdam edilmeleri ve aileyle ilgili ücretsiz bakım işlerini üstlenme nedeniyle çalışmaya ara vermeleri de emeklilik maaşlarının düşmesine yol açıyor.

Kadın örgütlerinin çabasıyla annelik emekliliği (kadınların çocuk doğurma ve bakım yıllarının emekliliğe sayılması) ve 35 yıl emekli sandığına belli miktarda aidat ödeyenlerin temel emeklilik kapsamına alınması kabul edildi. Ancak hükümetin temel emeklilik konusunda vardığı uzlaşmada kişinin hizmet süresi ve ödentisinin yerine haneye giren gelirin esas alınması kadın örgütleri tarafından kadınların eşleri üzerinden tanımlanıp eşlerine bağımlı emeklilik maaşlarına mahkum edilmesi olarak değerlendirildi.

8 MART ETKİNLİKLERİNE KATILIM ARTTI

Almanya’da bu yıl değişik kadın örgütleri 8 Mart’ta kadın grevi çağrısı yaptılar. Grev, sendikaların destek vermemesi, inisiyatif sahiplerinin de bu konuda özel çaba harcamaması nedeniyle gerçek bir iş bırakmaya dönüşemese de sokağa çıkan kadın sayısı geçen yıllardan yüksek oldu. Şehir merkezlerinde toplanan kadınlar, ‚eşit işe eşit ücret‘, ‚kadın istihdamının eşitlik temelinde gerçekleştirilmesi‘, ‚emeklilikte kadınların dezavantajlı durumuna son verilmesi‘, ‚kürtajın serbest bırakılması‘, ‚218 ve 219a sayılı kürtaj yasalarının iptali‘, ‚kadına yönelik şiddetle etkili mücadele‘, ‚kadın cinayetlerinin cinsiyetleri nedeniyle kadınların isteyerek, bilerek öldürülmesi olarak kabul edilmesi ve cezalandırılması‘, ‚kadınların parlamento ve diğer platformlarda yüzde 50 temsili‘ gibi talepler ileri sürdüler.

KÜRTAJ YASALARI

Hükümetin kürtaj reklamı konusunda vardığı uzlaşmaya göre doktorların internet sayfasında kürtaj yaptıklarını açıklamaları serbest bırakıldı ancak hangi yöntemle kürtaj yaptıklarını açıklamaları hala yasak. Federal Hükümet’in kürtaj paragrafı 219a ile ilgili sözde reformunun ardından ilk kez Berlinli bir doktor yeni düzenlemeye aykırı davrandığı için cezalandırıldı. Web sitesinde reform hakkında bilgi verip kendisinin hangi yöntemlerle kürtaj yaptığını açıklaması nedeniyle doktor Bettina Gaber hakkında haziran ayında alınan karar, hukuki itiraz yolu kalmayacak şekilde onaylandı. Doktor 2000 Euro para cezasına çarptırıldı. Doktor davayı Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı. Kadın örgütleri Almanya’da kürtajı belli şartlar dışında suç olarak görüp ceza hukuku kapsamına alan 218 ve kadınların kürtajla ilgili bilgilenme hakkını kısıtlayan 219a paragraflarının kaldırılmasını talep ediyorlar. Bu nedenle 28 Eylül ‚Güvenli Kürtaj için Mücadele Gününde. 35 şehirde toplam 7 bin kadının katıldığı eylemler yapıldı.

KİLİSE KADINLARI AYAKLANDI
Almanya’da Katolik kiliselerinde görevli kadınlar “Maria 2.0” sloganıyla bir haftalık grev yaptılar. Münster Katolik Kilisesi inisiyatifli grevle kadınlar, Katolik kilisesindeki geleneksel ayrımcı yapının değiştirilmesi, zorunlu bekarlık uygulamasına son verilmesi, hiyerarşide ve görev paylaşımında erkeklere ayrıcalıklı davranılmasından vazgeçilmesi, cinsel taciz, tecavüz olaylarının faillerinin sadece disiplin cezasına değil haklarında dava açılarak adli cezaya da çarptırılması taleplerini ileri sürdüler.

KADIN CİNAYETLERİ DEVAM ETTİ

2019 yılında bugüne kadar, 132 kadın bu yıl eski/yeni eşleri ve partnerleri tarafından öldürüldü. 15 çocuk babalarının kurbanı olarak hayatını kaybetti. 50 kadın erkek şiddeti sonucu ağır yaralandı. Öldürülmüş olacağından şüphe duyulan 5 kadın kayıp.

ERKEKLERİN LEHİNE NAFAKA KARARI

Kadın ve Aile Bakanı Franziska Giffey, babaların çocuklarına ödedikleri nafaka konusunda rahatlatılacağını açıkladı. Giffey, ayrılan ailelerde çocuk eğer babasıyla daha fazla zaman geçiriyorsa ya da çocuğa babasının evinde bir oda ayrılmışsa, babanın daha az nafaka ödemesini esas alan bir uygulamaya geçileceğini açıkladı. Kadın örgütleri ise Aile Bakanı’ndan nafaka hukukunda yapmayı planladığı değişiklikleri geri almasını istedi ve aile içerisindeki iş bölümünün adilce gerçekleşmesi mümkün olmadan yapılacak değişikliklerin kadınların ve çocukların sırtından olacağına dikkat çekti. Açıklamada Almanya’da çocuklarını tek başına büyüten annelerin yüzde 90’ı ve çocuklarını yalnız büyütenlerin yüzde 44’ünün, çocuklarıyla birlikte yoksulluk sınırında yaşamakta olduğuna dikkat çekildi. ‚Boşanan babalardan sadece dörtte biri, çocuklarına yasaların öngördüğü nafakayı ödemekte. Her boşanan babanın ikisinden biri, çocuklarına tek kuruş bile ödememekte.‘ dendi.