Hayatta kalanların hikayeleri “Savaşı yeniden hatırlamak”

Selçuk Kozan

Bielefeld’te Şehir Tiyatrosu bünyesinde çalışmalarını sürdüren “ Paralel Dünyalar” adlı tiyatro grubu “ savaşı hatırlamak” adlı yeni oyunuyla izleyiciyle buluştu.

Savaş sırasında ebeveynlerin, büyükannelerin, büyükbabaların, amcaların, kuzenlerin yaşadıklarını öğrenme hakkımız var mı ? sorusuyla başlayan oyun 16-56 yaşları arasında Kürt, Türk, Kosova, Alman, Sırp, Boşnak, Mısır, İtalyan, Suriye ve Rus kökenli oyuncular, bu sorulara bir yıldan fazla bir süredir cevap arıyorlar. Oyuncu Omar El-Saeidi ve tiyatro pedagogu Martina Breinlinger „Savaşı Hatırlamak “ adlı yazdıkları oyunla üçüncü kez seyirciyle buluştu.

Oyun 1.Dünya savaşı öncesi mutlu günlerin fotoğraflarıyla başlıyor . Sonra 2. Dünya savaşı derken hikayeler art arda geliyor. Bosna, Kosova, Suriye, Irak, Türkiye… Sorular başlıyor. Ne yaşandı? Hangi acılara tanık olundu? Kimi anlatmak istemiyor. Örneğin toplam kampından kurtulan büyükbaba hiçbir zaman yaşadıklarını anlatmamış, ne çocuklarına ne torunlarına. Kosovalı acısını içinde taşımış. Rus aile hatırlamak istememiş. Suriyeli acısını anlatamamış, Kürt yaşananlara bir anlam verememiş…

Bugüne kadar pek hatırlanmak istemedikleri bir dönem sorgulanırken, Oyunda 1. ve 2. Dünya savaşı, Ermeni soykırımı, Türkiye’deki yaşanan katliamlar, Bosna, Irak, Suriye, Kosova ve diğer ülkelerde yaşanan savaşlar konu ediliyor. Herkes kendisinden bir parça katarak savaşın acımasızlığını bir kez daha kendi bakış açılarıyla anlatmaya çalışıyorlar.

Kimi hatırlamak istemiyor. Kimi yaşama devam etmek için unutmak en iyisi demiş. Bazıları ayrıntılarıyla anlatmak isterken zorlanmış. Çocukları, torunlar sürekli sormuş, sorgulamış. Uzun yıllar gizledikleri hikayeler yavaş yavaş ortaya çıkarken, yeni kuşak yaşananların gerçekliğine inanmaktan zorlanmış. O kadar çok acı hikayeler dinlemişler ki, bunları aktarmak, anlatmak oyuncular tarafından hiçte kolay olmamış.

Savaşın dehşet yüzüyle yüzleşmek acı veriyor. Her ulus kendi savaşının haklılığını över. Hakkında fikri olmadığımız şeyler hakkında konuşmak ne kadar doğru? Düşüncelerimiz, duygularımız aile tarafından yönlendiriliyor. Kendi fikriniz nasıl oluşturacaksınız? Doğru olan ne? Doğruyu medyamı söylüyor? Oyuncalar ailelerini sorgulayarak bu sorulara cevap arıyorlar. Savaşı taraf olmaktansa pasifist olmayı tercih etmek mi? Oyunda aynı zamanda bu yaşananların kuşaktan kuşağa aktarılırken zamanla unutulacağı endişesi taşıyan oyuncular, yaşananlar fotoğraflar ve kitaplarda anı olarak kalmamalı ve hatırlatmaya devam edilmeli ki, acı yeni savaşlara taraf bulmasın.

Şehir Tiyatrosu TAM Drei salonunda sahnelenen oyun yoğun ilgi gördü. Her ulustan gençlerin birlikte ortaya çıkardıkları oyunda, savaşın acımasızlığı, milliyetçilik ve ulus üstünlüğü eleştiriliyor. Hikayeler farklı olsa da acılar aynı. Duygulu anların yaşandığı oyunda, ailelerin savaş yılları ve son yıllarda yaşanan katliamlara ilişkin anılar canlandırılırken, oyuncular gösterdikleri performansla büyük beğeni topladılar. Dakikalarca ayakta alkışlanan oyun, oyuncuların izleyicilerle sohbetiyle son buldu.