Kaplan otobur olmaz…

Aşağıda yayınladığımız konuşma Daimler Hamburg fabrikasında düzenlenen yılın son işyeri toplantısında (5 Aralık 2019) yapıldı. Fabrikada yaklaşık 40 yıldır muhalif sendikacıların yer aldığı “Alternative” grubu son işyeri temsilciliği (BR) seçimlerinde dört işçiyi BR’a yeniden sokmayı başardı. İşyeri toplantılarının mücadeleyi ilerletmek ve işçileri aydınlatma açısından nasıl kullanılabileceğine örnek olarak Sven Vaith isimli BR üyesinin konuşmasını okurlarımızın ilgisine sunuyoruz.

İyi günler arkadaşlar, adım Sven Vaith, BR içinde Alternative grubunda yeralıyorum.
Görünen o ki, Daimler Yönetim Kurulu başkanı Ola Källenius, emisyon sahtekarlığından ders çıkararak Londra Sermaye Piyasaları Konferansı’nda önümüzdeki yılların kilit görevinin egzoz emisyonlarının azaltılması olacağını açıkladı. Ancak eğer bunu bir krizin aşılması programıyla birleştirmeseydi Daimler şefi olamazdı. „Gelişmiş teknoloji için yüksek maliyetleri finanse edebilmek“ için elbette her zamanki gibi işçiler, binlerce işyeri yok edilerek veya feragat ederek, kan akıtacaklar. Geçmişte de bölgedeki işletmeyi güvence altına almak veya o zamanlar olduğu gibi Rastatt’ta yeni bir işyeri açmak için işçiler feragat etmek zorunda bırakılmışlardı. Rastatt’ta olduğu gibi sorun sona ermiş olsa bile geri dönüş olmadı. Şimdi de gereken yatırımlar için zorunlu para bizden, biz işçilerden, tasarruf edilerek sağlanacak.

Daimler, hilelerden vazgeçerek orta vadede daha fazla tasarruf edebilirdi aslında. Ancak dizel skandalında, o dönemki, şefimiz suçsuzluğundan emindi. 2015 kasım ayında Otomobil Ekonomisi Konferansı’nda şu sözleri söylediğinde dizel skandalı henüz iki aylıktı: „Daimler’de hileli bir yazılım kullanmadık ve bunu yapmayacağız da!“

Aradan dört yıl geçtikten sonra söyledikleri kulağa epey cesur geliyor.

Daimler’in önünde belirleyici aylar duruyor. O zamanki şefimizin iddia ettiklerinin tam tersi şeyleri gün ışığına çıkarabilecek aylar…
Şimdi dizel konusu Avrupa Adalet Divanı’na (ECJ) ve dolayısıyla en yüksek adalet seviyesine ulaşacak. Dizel skandalında titizliğiyle ünlenen Stuttgartlı hakim Reuschle, tartışmalı meseleleri Luxemburg’a sunacağını bildirdi. Bir ön analizde de açıkça Daimler’in açıklamalarına karşı tavır aldı. Yüksek para cezası ve tazminatın gündeme gelmesi muhtemel.
Şimdiye kadar ortaya çıkan masraflar muazzam, sadece 2019’un ilk yarısında tekel, geri çağırma ve yasal işlemlere iki milyar Euro’dan fazla para ayırdı ve ardından Stuttgart savcılığından 870 milyon Euro para cezası aldı. Şimdiye kadar yaklaşık 3 milyar Euro harcandı ve arkasının geleceği de açık.
Yönetim kurulu, biz işçilerin bunun yükünü taşımamızı istiyor. 2022 yılına kadar 1,4 milyar Euro tasarruf edilecekse, yönetici pozisyonundaki 1.100 kişinin işyerinin yok edilmesi buna yetmeyecektir. Bunun dışında, örneğin ustalar gibi normal takım liderleri de bu sayıya zaten dahil edilmiştir. Ve tasarruf programı burada bitmeyecek. Elektrikçiler, fikstür üreticileri, tesis güvenliği, ölçüm teknolojisi vb. de sırada… Tıpkı fabrika itfaiyesiyle ilgili alınan karar gibi…
Kurul, Untertürkheim’deki işçi temsilciliğine (BR) ücretten feragat ve yeterlilik için iki serbest vardiya gününün kullanılması talebinde bulundu. Bu arada binlerce meslektaşımız tekelden atıldı. Evet, taşeron işçiydiler, ama ikinci sınıf insanlar değillerdi, onlarla yıllarca beraber çalışmıştık.
Her şey toplu iş sözleşmemize ve dolayısıyla yaşam koşullarımıza yönelik cepheden bir saldırı şeklinde. Bu nedenle, Kuzey’de de Baden-Württemberg’deki IG Metall’in 22 Kasım’da saldırılara karşı düzenlediği bir günlük eylem gibi eylemlere ihtiyacımız var.
Alternative’nin son broşüründe çok açık bir şekilde ifade ediliyor: Aşırı üretim krizinin başlangıcındayız ve işçiler olarak şu soruyla karşı karşıyayız: Herkes korku içinde bireysel kurtuluş yolu mu arayacak yoksa işçi hareketinin gücüne mi sığınacağız? Bu, dayanışma ve çıkarlarımız için ortak mücadele anlamına geliyor. Kolay değil! Bunu hepimiz biliyoruz.
IG Metall üyesi işçiler olarak, bir sonraki sendika konferansında ve genel olarak da, e-mobiliteye geçiş sürecindeki dönüşümün adil bir şekilde biçimlendirilebileceği yanılsamasına veda etmek zorundayız. Bir kaplandan otobur bir hayvan yapamazsınız. Müzakerelerle kapitalizmi evcilleştiremezsiniz. Milyarlık karlarını, diş ve tırnakla korurlar.
Son olarak, kısaca iki şey hakkında bir şeyler söylemek istiyorum:

1-Fabrikamızda IG-Metall’in örgüt seçimleri yapılıyor. Fakat ne seferberlik ne de bilgilendirme var. Bu tavır IG Metall’i güçlendirmez. Çünkü çıkacak bir anlaşmazlıkta aktif sendika temsilcilerine ihtiyacımız var! Bu nedenle, sendika temsilcilerinin seçim listesini bu kadar kısa süre için (sadece bir hafta önce) asmak utanmazlıktır.
Sadece benim yüzümden değil.

Bu çok kısa süreyi kaçırdım; çünkü annemin ölümüyle başa çıkmak zorundaydım. Ancak diğer meslektaşlarımızda, belki tatilde, hasta veya bir seminerde oldukları için aday olamadılar. Çalıştığım bölümde bu, yeterli aday olmaması nedeniyle seçim yapılamamasına neden oldu. En az 4 hafta önce bir yazılı çağrı ile bildirimde bulunulması doğru olurdu, internette okuduğuma göre, bu IG Metall’in örgütlenme önerilerine de uygun zaten. IG Metallli meslektaşlarımı aktif sendika temsilcilerinin seçilebilmesi için demokratik ve şeffaf bir seçim düzenlemeye çağırıyorum.
2. Bay Reif, şimdi de Halle 1’e yaptığınız ziyaret üzerine: Burada Hamburg’da meslektaşlar arasında birbirine karşı dostça yaklaşım tercih edilir. Bazıları yarım yıldan fazla bir süredir orada çalışan meslektaşlarım benden bu konuyu ele almamı istediler, çünkü bir meslektaşım kötü işleyen tornavidalardan şikayetçi olduğunda öğretmen edasıyla „bu nasıl kullandığınıza bağlı bir sorundur“ demenizi uygunsuz buluyorlar. Sizin orada çalıştığınızı şimdiye kadar görmedik, bu nedenle tornavidaların nasıl kullanıldığı konusunda hüküm verebilmeniz bizim için anlaşılmaz.

İlginiz için teşekkürler.

Hepinize huzur içinde bir Noel yortusu dönemi ve mutlu Noeller diliyorum. Yeni yılınız da şimdiden kutlu olsun.

Çeviren: Semra Çelik