Irkçı olaylar artıyor!

Zahide Yentür

Hilden Protestan Kilisesi’ne bağlı Wilhelm-Fliedner-Gesamtschule’de bir matematik öğretmeninin, annesi Alman, babası Lübnanlı bir öğrenciye „Burada sırıtma. Senin gibileri eskiden gaz odasına kapatırdık“ sözleriyle sergilediği ırkçılığın yankıları sürüyor.

Kilise’nin öğretmene koruyucu bir tutum alması ve ırkçı saldırının basına ve kamuoyuna yansımamasına özen göstermesi nedeniyle saldırı ancak bir sene sonra basına yansıyabilmişti. Kilise olayın üstünü örtme gerekçesi olarak “bunun bir iç sorun olduğu”nu öne sürmesi de tepkilere neden oldu. Söz konusu öğrenci, olayında ardından okul değiştirdi ve ceza mahkemesine taşınan olayıla ilgili dava hala devam ediyor.

Irkçılık ve ayrımcılığın gündeme geldiği bir başka ilginç olaysa bu yılın başında yaşandı. Bayern eylaetine bağlı Wallerstein (Landkreis Donau-Ries) bölgesinde CSU partisinden belediye başkanı adayı olan işveren Şener Şahin’in adaylığı, CSU bölge yönetimi tarafından, “Bir Müslüman, Hristiyan değerlere sahip CSU partisinden adaylığını koyarak belediye başkanı seçilemez“ gerekçesiyle tepki gördü. Augustburger yerel gazetesine açıklama yapan Şener Şahin, parti yöneticilerinin kararını önyargılı bulmasına rağmen, adaylıktan çekildiğini açıkladı.

Bir başka gelişme ise, geçtiğimiz yıl ırkçı bir saldırı sonucu öldürülen Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke davasında katil zanlısı Stephan Ernst’in savcıya yeniden ifade vererek, Vali Lübcke’yi kendisinin vurmadığını, Markus H.’nin vurduğunu anlatması oldu. Yeni senaryoya göre Stephan Ernst, Markus H. ile Lübcke’nin evine gitmiş ve burada çıkan boğuşmada Markus H. Vali’ye ateş etmiş. Soruşturmayı sürdüren savcılık ve polis yetkilileri şimdi zanlının doğru söyleyip söylemediğini araştırıyor. Vali Lübcke cinayetindeki gelişmeler, devletin NSU gibi ırkçı yapılanmalarla ilişkisine delil olmasın diye sürekli yeni senaryolar üretildiği ve kamuoyuna yanıltıcı bilgiler verildiğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.

Yıllarca devam eden süren NSU davasında olduğu gibi asıl sorumlular gizlenmekte, hatta dosyaya gizlilik kuralı konulmakta ve yeni yazılan senaryolarla kamuoyu kandırılmaya çalışılmakta.