Özelleştirilen uçuş güvenliği kontrolleri: Devletin görevi

Aslen devletin görevi olan uçuş güvenlik kontrollerinde tasarruf edilmesi 1990’ların özelleştirme furyasının bir sonucu. Düsseldorf havaalanında ucuz uçuşlar ve uzun bekleme kuyrukları olağanlaştı.

ANDREAS WYPUTTA*

Uçuş güvenlik kontrol noktaları, hava sahasının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Hava güvenlik görevlileri, havaalanların da özel şirketlerin elemanlarını ve herkesi taramadan geçirerek silah, tehlikeli nesneler ve hatta patlayıcı maddeleri bulup ortaya çıkarmak üzere röntgen cihazından geçirirler. Onların işleri, yüksek ölçüde sorumluluk gerektiren bir alan- terörle mücadele, eğer cidden amaç buysa.

Ancak uçuş güvenliği kontrollerinde çalışan elemanların çalışma koşulları ciddiyet konusunda şüphe duymaya neden olacak durumda. Yıllardır yapılan uyarılara rağmen bu branş da çalışan elemanlar sürekli değişen iş saatlerine, uzayan vardiyalara ve ortalamanın altında ücretlere katlanmak durumundalar. Dolayısıyla, havaalanlarının olduğu büyük metropollerde yüksek kiraya bir ev tutulamayacağı için iş yerine kat edilmesi gereken uzun mesafeler, bu durumdan etkilenen aileler, dostlar, sosyal ve kültürel yaşam.

Tüm bu iş koşulları mesela Düsseldorf havaalanında doktor tarafından tasdiklenmiş hastalık raporlarının yüzde 20’lere varmasına, bu da doğal olarak eleman eksikliğinin artmasına neden oluyor. Sonuç olarak ise mevcut elemanların aşırı yoğun çalışmak zorunda olması, konsantre yoksunluğu ve aşırı yorgunluk yaşaması ve böylelikle güvenliğin de tehlikeye atılması.

Tüm bunların nedeni 1993 yılından bu yana güvenlik kontrollerinin özelleştirilmesi. 90 lı yılların neoliberal politikaları doğrultusunda güvenlik alanında dahi tasarruf yapılıyor. Sorumlu içişleri bakanı mümkün olduğunca çok yolcuyu, ucuza kontrollerden geçirmek için ucuz iş gücü devşiriyor. Devlet emriyle dayatılan kötü iş koşulları ve kötü ücret, en basit tabiri ile bunların ticaret modeli. Düsseldorf’ta verdi sendikasını susturmaya çalışan Kötter Aviation gibi işletmelerin sendika düşmanlığı sadece bir örnek.

Herkes, yolcular ve çalışanlar açısından birçok tehlikeyi barındıran bu çalışma koşullarının değişmesi ve devletin görevi olan kontrol ve aramaların yine devletin sorumluluğuna devredilmesi gerekiyor. Solcular ve son olarak da Kuzey Ren Vesfalya Eyalet Parlamentosu şefi Thomas Kutschaty bunu uzun zamandır talep ediyorlar. Hem de çürütülemeyecek bir argümanla: Hava güvenliğinde söz konusu insan hayatıdır.

*23 Aralık 2019 tarihli TAZ gazetesinde yayınlanan yorum Sevinç Sönmez tarafından Türkçeleştirildi