AKP gözünü yurt dışından emekli olanlara dikti

Aziz KOÇYİĞİT
Köln

Yurt dışı süreleri borçlandırılarak emekli olan 700 bin kişi hakkında inceleme başlatıldığı gündeme geldi. Gazetemize konuşan SGK Yönetim Kurulu Üyesi Salih Kılıç, durumun kesinleşmediğini ancak konuyla ilgili resmi bir açıklama hazırlandığını dile getirdi. Açıklamanın ilgili bakanlığa gönderildiğini ifade eden Kılıç, bakanlığın cevabının beklendiğini söyledi. 700 bin kişiyi ilgilendiren bu konuda olumlu bir adım atılmadığı durumda emeklilik maaşları kesilecek, bu zamana kadar ödenenler ise geri istenecek.

8 Mayıs 1985’de Turgut Özal hükümeti tarafından çıkarılan ve süreç içerisinde birçok değişikliğe uğrayan 3201 sayılı “Yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi hakkında kanun” çerçevesinde, yurt dışında yaşayanlara Türkiye’de emekli olabilme imkanı tanınmıştı. Bu yolla yurt dışındaki vatandaşların Türkiye’ye döviz aktarmaları hedeflenmişti. Yasa çeşitli değişiklikler yapılarak günümüze kadar yürürlükte kaldı.

AKP iktidarı döneminde ise yeni yasal düzenlemeler yapıldı. SSK ve şimdi SGK tarafından çıkarılan genelgelerle borçlanarak emeklilik daha da teşvik edici hale getirildi. Özellikle 2009 yılı sonrası başta Avrupa olmak üzere Türkiye dışında yaşayan yüz binlerce vatandaş kanunda öngörülen mevzuata uygun olarak ve borçlanma tutarını ödeyerek emekli oldu. Bu sayının yaklaşık bir milyon kişi civarında olduğu tahmin ediliyor.

İPTAL HABERİ BOMBA ETKİSİ YARATTI

“Emekliliklerin iptal edilmeye başlanması” haberleri Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenliler arasında adeta bomba etkisi yarattı. Yurt dışından prim yatırarak emekli olan 700 bin emekli hakkında inceleme başlatıldığı iddiası gündemde. İptale gerekçe olarak, yasada yer alan “bilfiil Türkiye’de çalışma” şartının yerine getirilmediği ileri sürülüyor. Avrupa’da bulunan birçok emekli danışma firmasının Türkiye’de kurdukları firmaların bazılarının fiilen çalışma yapmadığı da belirtiliyor. Ayrıca, SGK tarafından yürütülen incelemede emeklilik için Türkiye’de çalışmış gibi gösterilenlerin, bu sürelerde gerçekte Türkiye’de olmadıkları da ayrı bir gerekçeyi oluşturuyor.

SGK Yönetim Kurulu Üyesi Salih Kılıç gazetemizde yaptığı açıklamada, yetkili kişilerle görüştüğünü ancak bu durumu henüz doğrulatamadığını belirtti. Kılıç, “Konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılacak mı?” şeklindeki sorumuza, böyle bir hazırlığın olduğunu, açıklamanın hazırlanarak ilgili bakanlığa gönderildiğini, şu anda bakanlığın cevabının beklendiğini söyledi.

HÜKÜMET BİLİYORDU

Hükümet yıllardır pek çok emeklinin “bilfiil Türkiye’de çalışma” şartını yerine getirmediğini bildiği halde, dövizin gelmesini sağlamak için bu şartı yerine getirmeyenlere göz yumdu. Emeklilik firmaları ve SSK yetkilileri de bu şartın yerine getirilip getirilmediği konusunda gerekli incelemeyi başlatmadı. Hükümet tarafından başlatılacak bu yönlü inceleme, yüz binlerce insanın mağdur edilmesi anlamına geliyor.


NEDEN ŞİMDİ?

Sıcak para gelmesi hedefiyle teşvik edilen uygulama neden şimdi inceleme konusu oldu? Emeklilik hakkını kazanan vatandaşların emeklilikleri hangi gerekçeyle iptal ediliyor? Türkiye’de kısa süreli çalışma yaparak SGK’den 4A statüsünde emekli olunduğu, yapılan çalışmanın fiili bir çalışma değil “göstermelik” olduğu ileri sürülüyor. İptal gerekçesi olarak öne sürülen bu işlemin çalışma yasalarına aykırı olduğu iddia ediliyor. İncelemeler de esas olarak bu yönde yürütülüyor. Sigorta müfettişleri çalışma yapılan işyerlerini denetleyerek, fiili bir çalışma olup olmadığını tespit ediyor ve alınan sonuca göre konu karara bağlanıyor. Yani fiili bir çalışma olmadığı kanısı oluştuğu takdirde emeklilik iptal ediliyor. Emeklilik işlemlerini para karşılığı yapan bazı emeklilik danışma şirketlerinin Türkiye’de kurdukları “posta kutusu şirketi” üzerinden çalışma gösterildiği, fiili bir çalışmanın olmadığı öne sürülüyor.

Halbuki SGK tarafından 2014 yılında yayınlanan 70809318.010.06.02/370 sayılı ve 2013/39 konulu genelge ile yurt dışında yaşayan ve çalışan kişinin paralel olarak Türkiye’de de çalışmasının önündeki engeller kaldırılmıştı ve sadece çalışma yapılan dönemde Türkiye’de bulunma şartı aranıyordu. Böylelikle bulundukları ülkelerde çalışan yurttaşların da borçlanarak emekli olmaları kolaylaştırılarak teşvik edilmişti. Aynı şekilde, 2014 yılında çıkarılan torba yasada doğumla TC vatandaşı olup çıkma izni alarak TC vatandaşlığını kaybettikleri takdirde, yurt dışında Türk vatandaşı olarak çalıştıkları süreleri için borçlanma başvurusunda bulunabilmeleri sağlanmış ve böylece Türkiye’den emeklilik özendirilerek teşvik edilmişti.

Hukukçular çalışma kanunlarının SGK genelgelerinin üstünde olduğu gerekçesiyle fiili çalışma olmaması halinde işlemin iptal edilebileceğini söylüyor. Ancak SGK’nin genelgelerine dayanarak ve devlete güvenerek bu yolla emekli olanların suçu nedir diye sormak gerekmiyor mu?

Türkiye’den emekli olarak sosyal güvenceye kavuştuğunu düşünen ve bu güvenle Türkiye’ye temelli dönüş yapan on binlerce vatandaşın mağduriyeti nasıl giderilecek? Devlet kurumları tarafından yapılan hataların sorumluluğu neden bu insanlara yükleniyor?

Bu, Türkiye’nin içinde bulunduğu mali kriz nedeniyle, emekli aylıkları gibi mevcut iktidarın kendince kambur olarak gördüğü harcamalardan kurtulmak, ödenen aylıkları da geri alarak kaynak yaratmak üzere başlatılan bir hamle midir?

elişmeleri endişe ve kaygıyla takip eden yurttaşlar, yüz binlerce emekli için çok ciddi mağduriyet oluşturacak bu girişimin derhal durdurulmasını ve devletin bu soruna çözüm getirmesini talep ediyor.

Duruma tepki göstermek ve kamuoyunun gündemine taşınması için Avrupa’da şimdiden inisiyatif grupları oluşturma girişimleri var ve konu hakkında hükümet ve ilgili kurumlardan net açıklama bekleniyor.


YANIT BEKLEYEN SORULAR

– Yurt dışından borçlanarak emekli olmuş 700 bin emekli hakkında inceleme başlatıldığı doğru mu?

– Yıllardan beri bu uygulama devam ederken ve teşvik edilirken neden şimdi inceleme başlatıldı?

– Şu ana kadar kaç kişinin emekliliği iptal edildi ve bunlar hakkında nasıl işlemler yapılıyor?

  • Yurttaşların mağduriyeti nasıl giderilecek?