Hollanda DİDF’den Birlik ve Dayanışma Festivali

Hasan AYHAN
Zaandam

Hollanda DİDF, 19 Ocak Pazar günü Zaandam’daki Şehir Tiyatrosunda (Zaantheater) yüzlerce kişinin katılımıyla Birlik ve Dayanışma Festivali düzenledi. Gönüllülerin çalışmalarıyla gerçekleştirilen festivalde sunucuların, Zaanstad Belediye Başkanı’nın, FNV Sendikası Genel Başkanı’nın ve DİDF Başkanı’nın konuşmalarında dile getirilen ortak ifade de „Birlik ve dayanışma“ oldu.

Festivale Zaandamlıların yanı sıra Amsterdam, Rotterdam, Doordrecht, Nijmegen, Deventer, Alkmaar, Oss, Zwolle ve Eerbeek’ten de katılım yoğun oldu. Öte yandan aynı salonda bulunan, Almanya’dan gelen DİDF üyelerinin açtığı kitap standına ilgi de festival boyunca sürdü.

Programın başlama ziliyle tiyatro salonunun kırmızı koltukları izleyicilerle dolup rengarenk oldu.

Bedia ve Devrim adlı sunucuların, katılımcıları iki dilde selamlamasıyla başlayan program, Zaanstad Belediye Başkanı Jan Hamming’in açılış konuşmasıyla devam etti. Teşekkürle başladığı sözlerini „rüya“ ile sürdüren Hamming, İran kökenli eşinin adının “Rüya” olduğunu belirterek ideal bir şehir yaşamına dair „rüyalarını“ anlattı. Türkiye kökenli işçilerin Zaanstad’daki rollerinden ve bunun öneminden bahseden Hamming, DİDF’i uzun zamandır tanıdığını ve ortak toplum idealine katkılarını aktardı. Göçmen ve yerli Hollandalıların ortak yaşamına ve bunun için mücadeleye dikkat çeken Hamming, bu çalışmaları her zaman destekleyeceğini söyledi.

Bertold Brecht ve Nâzım Hikmet şiirleriyle devam eden programda Alkmaar Sokak Korosu sahne alıp antifaşist, özgürlük şarkılarını seslendirdiler. Yüzlerce kişinin eşlik ettiği direniş şarkılarının ardından Hollanda İşçi Sendikaları Konfederasyonu FNV’nin Genel Başkan Yardımcısı Kitty Jong konuşma yaptı.

FNV Genel Başkan Yardımcısı Kitty Jong

Katılımcıları Türkçe selamlayan Jong, DİDF ile bugüne kadar göçmenlerin eşit sosyal haklar mücadelesinde, ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede her zaman birlikte olduklarını söyledi. DİDF’in işçi sınıfının sorunlarında her zaman kendileriyle birlikte olduğunu belirten Jong, şöyle devam etti:

„İşsizlik ve yoksulluğa karşı, siyasal demokratik haklar mücadelesinde çok çalışmaları birlikte yürüttük. Ancak kazanımlarımız olmasına rağmen işimiz bitmedi. Hep birlikte neler yapabileceğimizi en geniş çevrelerle konuşup tartışmalı ve demokratik, katılımcı düşünce, birlikte olma duygularımızı her platformda geliştirmeliyiz. Bundan sonraki çalışmalarımızda da DİDF ile birlikte olmak istiyoruz.”

Jong, FNV’nin asgari saat ücretinin 14 avro olması talebini yineledi ve toplumsal her alanda işçilerin çıkarı için çalışmaların süreceğini ifade etti. İklim değişikliği ve ırkçılığa karşı mücadeleye katıldıklarını ve katılacaklarını vurgulayan Jong, “Herkes kendi örgütlerine sahip çıkarsa ve kendi talepleri için mücadele ederse kazanan bizler olacağız“ dedi.

Ardından Çağdaş ve Melisa adlı gençler, modern dans gösterilerini sahneledi.

Dansın ardından sahneye çıkan DİDF Başkanı Nuri Karabulut, festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, çalışmaları ile dinamizm katan gençlere teşekkür etti. Yaklaşık 60 yıl önce başlayan Hollanda’ya göç sürecinden ve ardından süren mücadeleden söz eden Karabulut, „Artık bu ülkenin bir parçası haline geldik“ dedi.

Sermayenin çok çeşitli araçlar ve oyunlarla emekçileri böldüğünü ancak birlikte mücadelenin kazanımlarının önüne geçemediğini vurgulayan Karabulut, gerçekleştirilen sayısız grev ve gösterilerde yerli emekçilerin yanında yer alan göçmen emekçilerin bu ortaklığı sürdürmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.

Avrupa’da ve Hollanda’da yükselişe geçen faşizme ve buna karşı mücadeleye değinen Karabulut, dünyanın birçok ülkesinde ayağa kalkan halklar ile, Türkiye işçi sınıfı ile dayanışmanın önemini vurguladı.

Evrensel gazetesi ile dayanışma çağrısı yapan Karabulut, katledilişinin 13. yılında Hırant Dink’i de andı. Karabulut, güçlü alkışlarla karşılık bulan sözlerini, “İşsizliğin, yoksulluğun, ırkçılığın, savaşların olmadığı bir yaşamı inşa etmek için, hepimizin hepimize ihtiyacı var. Herkesi birlik ve ortak mücadeleye katılma, daha fazla sorumluluk alma ve örgütlenmeye çağırıyorum”  diyerek tamamladı.

Ardından Niyazi Koyuncu ve grubunun sahne almasıyla programın ilk bölümü sona erdi. Programın ikinci bölümünde ise Cemîl Qoçgîrî ve grubu; Kürtçe, Zazaca, Türkçe ve Ermenice şarkıları seslendirdi. Son bölümde sahne alan Moğollar grubu, katılımcıların eşliğiyle bir saatlik konser verdi. „Geri Sar“ ve „Bir Şey Yapmalı“ başta olmak üzere çok sevilen şarkılarını seslendiren grup, dakikalarca alkış yağmuruna tutuldu.

Programın bittiği anons edilirken katılımcılar, etkinliğin çok güzel ve başarılı olduğundan söz ediyordu. Çalışmaya katılanlarında ise yorgunluk ama bir o kadar da mutluluk gözlemleniyordu. “Yoruldunuz, değil mi“ sorusuna bir DİDF üyesinin verdiği yanıt, durumu özetliyordu: “Evet, çok yorulduk ama güzel yorgunluktu bunlar. Bunun güzel olduğunu bugün burada gördük.”