İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrıldı, sancılı süreç devam edecek

Arif BEKTAŞ
Londra

Birleşik Krallık dün gece, yerel saatle 23.00’te resmi olarak Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden ayrıldı. Ayrılır ayrılmaz Brüksel’deki Birleşik Krallık bayrağı indirildi. Aynı dakikada Başbakan Boris Johnson bir video mesajıyla halka seslendi. 47 yıllık resmi beraberlik sonlanırken, yıl sonuna kadar geçiş süreci devam edecek. Bu sürecin de çok sancılı olacağı tahmin ediliyor.

Yaklaşık üç yıl önce yapılan referandumla, Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda AB’den ayrılma doğrultusunda karar vermişti. Yüzde 52 ile ayrılmayı isteyen Birleşik Krallık halkları, AB ile yapılan pazarlıklardan çok da haberi olmadan bu anı bekledi.

Saatler 23.00’ü gösterdiğinde, ünlü Big Ben’e ve Başbakanlık Konutu’na “Çıktık” yazısının yansıtılması eşliğinde Parlamento Meydanı’nda toplanan kalabalık kutlama yaptı. Bu kutlamaya, sağcı-ırkçı Brexit Partisi lideri Nigel Farage da katılarak bir konuşma yaptı. Farage, “Savaşın sonuna geldik ve bu savaşı biz kazandık” dedi.

Aynı zamanda hem Londra’da ve hem de İskoçya’nın başkenti Edinbough’da da AB yanlılarının gösterileri vardı. Hatırlanacağı gibi Londra ve Edinburgh’da yaşayanlar AB’de kalma yanlısı oy kullanmıştı. İskoçya’da bağımsızlık talebi büyüyecek.

İSKOÇYA’DA BAĞIMSIZLIK TALEBİ BÜYÜYECEK

İskoçya Ulusal Partisi (SNP) aynı dakikalarda bir açıklama yaparak yeniden bir bağımsızlık referandumu ile Birleşik Krallık’tan ayrılıp AB üyeliği için başvuracaklarını açıkladı. Londra’daki merkezi Westminster Parlamentosu onay vermeden İskoçya’da bağımsızlık referandumu yapılamıyor. SNP’nin baskısının süreceği ve bu konuda da sancılı sürecin başladığı belirtiliyor.

KUZEY İRLANDA’DA NE OLACAK?

Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti sınırının nasıl olacağı hâlâ bilinmiyor. Bu konuda AB ile Johnson’un gizli anlaşmalarının da olabileceği öne sürülürken yaklaşık 4 bin şirketin bu iki ülke arsında ticari ilişkilerinin nasıl devam ettirileceği de soru işareti olarak duruyor. AB ile tek kara bağlantısı olan iki İrlanda sınırının kapatılmasını, hem Kuzey İrlanda hem de İrlanda Cumhuriyeti halkları istemiyor.

Gümrük ve vergilendirmelerde de yeni kuralların yıl sonunda hayata geçirileceği ifade ediliyor. Birlieşik Krallık, AB’ye gece saat 23.00’te iki ayrı başvuru yaparak AB kurallarının yıl sonuna kadar iki taraf için geçerli olmasını istedi. AB’de hiçbir söz hakkı kalmayan Birleşik Krallık, bir de Ortak Pazar için başvuru yaptı. Bu başvurular neticesinde 2020 sonuna kadar AB ile ilişkiler eskisi gibi kalacak.

AB yetkilileri ise anında Birleşik Krallık bayraklarını Brüksel’deki AB binasının önündeki direkten indirirken Birleşik Krallık’la ilişkilerin iyi tutulacağının da mesajını verdi.

Birçok yorumcu, Birleşik Krallık için asıl bundan sonraki 11 aylık sürecin sancılı geçeceğine vurgu yapıyor: Maça çıkan iki futbol takımından birinin takım harcamasının çok fazla, diğerinin ise daha düşük olması durumunda genelde çok para harcayan ve daha iyi futbolcuları alan takımın galibiyetle sahadan ayrılması beklenir.

Bu benzetmeyi yapan yorumcular, ekonomik olarak daha güçlü olan AB ve onun motor gücü olan Almanya’nın, Birleşik Krallık’ı daha fazla sıkıştıracağı ve ticari ve diğer anlaşmalarda Birleşik Krallık’ın daha geriden anlaşmalar yapmak durumunda kalacağını öne sürüyor.

JOHNSON: SON DEĞİL YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Çıkışın gerçekleştiği dakikalarda, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, daha önce kaydettiği bir video yayımladı. Videoda Johnson, Birleşik Krallık’ın 47 yıl aradan sonra tekrar kendini yöneteceğini öne sürdü. Johnson, “AB’den ayrılmamız bir son değil yeni bir başlangıçtır. Ulusun kendini yenilediği ve yeniden kendi kendini yönettiği bir anın başlangıcıdır. Biz bu durumu fırsata çevirip olağanüstü bir başarıya dönüştürebiliriz” dedi.

Johnson’un bu açıklaması, bazı çevrelerce „Eski imparatorluk hayalleri mi kuruyor? Yeniden ‚güneş batmayan topraklar‘ hedefine mi sarıldı?” sorularının sorulmasına sebep oldu.

FATURAYI KİM ÖDEYECEK?

Gümrükler, sınırlar, ulaşım ve ticari anlaşmaların henüz detayları ortaya çıkmış değil. Yıl sonuna kadar sürecek görüşmeler sonucu, nasıl anlaşmaların yapıldığı daha da iyi anlaşılacak. Ancak görünen bir gerçek var ki o da AB, başka üyelerin kafası bozulduğunda “ben çıkıyorum” dememesi ve birliğin ömrünün uazatılması için Birleşik Krallık’a zor anlaşmalar dayatacak. Birleşik Krallık da bu dayatmaları yine halkının sırtına yıkmaya çalışacak. Hatta çıkış için öngörülen 200 milyar sterlini de halkın sırtına yıkmaya çalışacak. Buna da başta sendikalar olmak üzere birçok çevre tepki göstererek hiçbir faturayı kabul etmeyeceklerini açıkladılar.

Hatırlanacağı gibi referandumda Brexit propagandası yapanlar, AB’nin Birleşik Krallık’a masraf açtığını ve bu masraftan kurtulup bütçeyi sağlık ve eğitime ayıracaklarını söylüyorlardı. Bunu söyleyenlerin başında Boris Johnson geliyordu. Şimdi birçok çevrenin cevabını beklediği soru tabii ki şu: Sağlık ve eğitime yeni bir bütçe aktarılacak mı? Yoksa Johnson, “Brexit yaptık, masrafımız oldu, halkımız bunu ödesin” mi diyecek? Böyle bir hamle karşısında İngiltere’de sokakların ısınması bekleniyor.