Almanya’da ‘siyasi deprem’ sürüyor: CDU başkanı da istifa etti

Almanya’nın Thüringen eyaletinde geçtiğimiz çarşamba günü Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi Thomas Kemmerich’in, ırkçı-faşist Almanya için Alternatif (AfD) ve muhafazakâr Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partilerinin oylarıyla başbakan seçilmesinin yarattığı siyası deprem devam ediyor. Eyalet parlamentosunda sadece 5 milletvekili bulunan FDP’nin Genel Başkanı Christian Lindner, geçtiğimiz cuma günü partisinin yönetim kurulunu toplayarak yeniden güven oyu aldı. CDU’da ise Aralık 2018’de Başbakan Angela Merkel’in yerine genel başkanlık koltuğuna oturan Annegret Kramp-Karrenbauer (AKK) bugün parti başkanlığından ayrılma kararı aldığın CDU yönetim kurulu toplantısında açıkladı. Berlin’de toplanan CDU yönetim kuruluna ayrıca Kramp-Karrenbauer, Eylül 2021’de yapılması planlanan genel seçimlerde başbakan adayı olmayacağını da belirtti.

SAVUNMA BAKANI OLARAK KALACAK

Kramp-Karrenbauer’in bu kararı hem parti yönetimi hem de Alman kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Kramp-Karrenbauer’in istifa kararı konusunda daha önce hiç kimseyi bilgilendirmediği ileri sürülüyor. Aynı zamanda Savuma Bakanı da olan Kramp-Karrenbauer, Başbakan Merkel’e görevine devam etmek istediğini bildirdi ve Merkel’in bunu kabul ettiği basında yer aldı.

CDU’nun Thüringen’de aşrı sağcı-faşist AfD’nin kurduğu plana uyarak FDP’li Kemmerich’i başbakan seçmesine parti içerisinde de tepki toplamıştı. Kramp-Karrenbauer gelen tepkiler üzerinde Thüringen meclis grubu yönetimine tepki göstermiş ve ilk iki turda olduğu gibi üçüncü turda da çekimser oy kullanmaları gerektiğini ifade etmişti. Planın parçası olan CDU eyalet parlamentosu grubu başkanı Mike Mohring görevden alınmıştı.

YERİNE KİM GEÇEBİLİR?

Kramp-Karrenbauer’in ani şekilde CDU başkanlığı ve başbakanlık adaylığından istifa etmesi üzerine, yerine kimin geçeceği konusunda tartışma başladı. 2018’deki parti başkanlığı yarışında Kramp-Karrenbauer’in en güçlü rakibi olan CDU meclis grubu eski başkanı ve ABD’li yatırım tekeli Blackrock’un denetleme kurulu başkanı Friedrich Merz her fırsatta yeniden aday olmak istediğini ifade etmişti. Merz’in adaylığı sırasında özellikle Blackrock ile ilişkisi yoğun eleştirilere neden olmuştu. Thüringen’de oylamanın yapıldığı gün Merz, mart sonunda Blackrock’taki bütün görevlerinden ayrılacağını ve CDU’ya daha fazla zaman ayıracağını açıklamıştı. Basın bu adımı başbakan adaylığına hazırlık olarak yorumlamıştı. CDU içinde aşırı muhafazakâr, neoliberal ve mali sermaye tarafından desteklenen Merz’in parti başkanlığı ve başbakan adaylığına Merkel karşı çıkmıştı. Merz, AfD ile işbirliğini Merkel gibi doğrudan reddetmiyor. Bu nedenle Merz’i Kramp-Karrenbauer’in karşısında çıkaran kesimlerin planlarından vazgeçmediği ifade ediliyor.

Kramp-Karrenbauer’in istifa kararı öncesinde Merkel’e danışıp danışmadığı ise bilinmiyor. Beklentilere yanıt vermeyen, partideki oy kaybını durduramayan Kramp-Karrenbauer’in yerine yeni bir siyasetçinin mi yoksa yeniden Merkel’in mi aday olacağı belirsiz. Alman basını, Kramp-Karrenbauer’den sonra aynı çizgideki Kuzey Ren Vestfalya eyaleti başbakanı Armin Laschet’in en güçlü aday olduğunu ileri sürüyor. Aynı zamanda parti yönetim kurulu üyesi olan Laschet’in son yönetim kurulu toplantısına katılmadı.

Koalisyon hükümeti ortağı Sosyal Demokrat Parti’de (SPD) yaşanan tartışmalar ve oylamalardan sonra CDU’da da benzer bir sürecin yaşanması, Merkel hükümetinin zayıflamasına yol açabileceği tahmin ediliyor. Muhtemel bir erken seçimin ise en çok aşırı sağcı AfD’ye yarayacağı ifade ediliyor. (YH)