Hükümetin yenilenebilir enerji de dönüşüm muğlaklığı

Alman Sendikalar Birliği- DGB hükümete ekolojik elektrik üretimine dair acil hareket mektubu gönderdi.

Sevinç Sönmez

 

Alman Sendikalar Birliği- DGB Federal hükümeti yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesinde aylaklıkla suçluyor. Hükümet bu tutumuyla sadece enerji de arz güvenliğini değil, aynı zamanda binlerce işyerini de tehlikeye atıyor.

Almanya aşamalı olarak 2022 yılına dek atom santrallerini, 2038 yılına dek ise kömür yakıtlı termik santralleri kapatacak. Ancak gelecekte elektrik üretiminin hangi alternatif yollarla sağlanacağına dair henüz herhangi bir icraat yok. Yenilenebilir enerji sektörünün dibe vurduğu ve onbinlerce emekçinin işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir süreçte hükümet tarafından konuya aydınlık getirecek bir açıklama da hala yapılmış değil. DGB yönetim kurulundan Stefan Körzell ile birlikte altı değişik sendikanın başkanları ve enerji uzmanları başkanlık kurulundan Helge Braun, başkan yardımcısı Olaf Scholz, ekonomi ve çevre bakanı ve CDU ile SPD’nin fraksiyon başkanlarına bir mektup acil hareket mektubu kaleme aldılar.

HÜKÜMETTE İCRAAT YOK!

Enerji sektöründe belirlenmiş olan iklim hedeflerinin hayata geçirilebilmesi için atılması gereken adımın, kömür yakıtlı termik santralleri sosyal adaleti gözeterek kademe kademe terk edilmesini dile getiren sendikacılar bunun için ise ileriye yönelik hızlı bir şekilde ve ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturulmasını talep ediyorlar.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturulması sadece eksilecek olan elektriğin yerine iklime uygun enerji kaynaklarının oluşturulması ve endüstrinin dönüşümü için yeşil enerjinin sağlanmasından ibaret değil. Bu oluşuma, enerji dönüşümünün etrafındaki emek-üretim zincirinin de  güçlendirilmesi ve istihdamın güvence altına alınması ve bu alanın da geliştirilmesi dahil. Ancak, sendikacıların yazdıkları mektupta da dikkat çektikleri gibi, hükümetin şu ana kadar bu konuda elle tutulur bir icraatı yok.

Federal Rüzgar Enerjisi Birliği- BWE’nin verilerine göre geçtiğimiz yıl sadece toplam brüt 1.078 Megawat hacminde yeni enerji tesisi kurulmuş ve bu 2000 yılında yenilenebilir enerji yasasının yürürlüğe girmesinden bu yana üretilen en düşük oran. Sektör, şayet Federal hükümet rüzgar türbinleri için belirlediği yerleşim birimlerine mesafe kuralları uygulamaya başlarsa bu branşın gelişmesinin tamamen duracağından kaygılı.

ONBİNLERCE İŞYERİ YOK EDİLDİ

Geçtiğimiz yıllarda Almanya’da rüzgar endüstrisi sektöründe zaten onbinlerce işyeri yok edildi. BWE, yerel pazarda yine güçlü bir talep gündeme gelmediği takdirde şu anki işyerlerinin dörtte birinin yok olacağını belirtiyor.

Almanya’da rüzgar enerjisi sektörünün çöküşünün en çarpıcı örneği olan türbin üreticisi Enercon geçtiğimiz yılın Kasım ayında 3 bin işçiye çıkış vermişti. Dünya genelinde faaliyet yürüten ve Almanya’da 2 bine yakın çalışanı olan yenilenebilir enerji öncüsü Senvion ise geçtiğimiz yıl iflas etmiş ve bazı bölümlerini Siemens’e satmıştı. Toplu sözleşmelerin olağan olmadığı bu branşta sadece 2016 yılında, 26 bin emekçi işini kaybetti. 2017’den bu yana ise yenilenebilir enerji sektöründe işini kaybedenlerin sayısı 35 bin civarında tahmin ediliyor. Çıkışlar ağırlıklı olarak imalat ve yan sanayiyi kapsıyor, servis ve bakım branşı işten çıkışlardan şimdilik etkilenmiyor. Rüzgar enerjisi sektöründe son yıllarda yavaş yavaş yok edilen işyerlerinin sayısı, linyit kömürü sektörüne oranla üç misli daha fazla. Ancak bu sektörde yaşanan devasa işten çıkarmalara karşı yükselen tepkiler, toplumda linyit madenlerinden farklı olarak gereken yankıyı bulmuyor. Bu, yenilenebilir enerji sektörünün, 150 yıllık, köklü bir örgütlenme ve mücadele geleneği olan maden işçilerine oranla daha geniş alanlarda çalışmaları ve daha az örgütlü olmaları ile de bağlantılı.

Güneş enerjisi sektörü de, “52- Gigawatt- sınırlaması”ndan dolayı aynı senaryo ile karşı karşıya. Yenilenebilir- Enerji- Yasası- EEG’ye göre muhtemelen bu yıl içerisinde 750 Kilowata kadar enerji üreten güneş enerjisi santrallerinin faaliyetleri, Federal düzeyde belirlenmiş olan 52 Gigawat düzeyine ulaştıklarında durdurulacak. Ancak o zaman yeni santraller için yatırımcı bulmak pek kolay olmayacak.

HÜKÜMET SORUNLARA ÇARE ARAMALI ÇÖZMELİ!

Federal Hükümet iklim paketinde işletme sınırının kaldırılması gerektiğini kabul etmiş olsa da bunu politik anlamda nasıl uygulayacağı sorusuna hala açıklık getirmiş değil. Sendikalar hükümeti, önümüzdeki aylarda gündeme gelecek olan santrallerin durdurulması sorununa çare aramak yerine güneş enerjisi sektörünü aslında çözülebilecek sorunlarla karşı karşıya getirmekle eleştiriyorlar.

Gelişime açık diğer bir alan olan Hidrojen teknolojisi alanında da ciddi bir gelişme perspektifine ihtiyaç var. Hükümetin pasif tutumu sadece enerji ekonomisi açısından sorun olmakla kalmıyor, şimdiden bir çok emekçinin işinden olmasını da beraberinde getiriyor. DGB ve üye sendikaları yeni kurulacak rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi tesislerinin yasal zemininin basitleştirilmesini, EEG de belirlenmiş olan işletme ve genişletme kotasının yükseltilmesini ve güneş enerjisi tesislerine uygulanan sınırın kaldırılmasını ve hükümetin sınırlamalarla hem işyerlerini hem de enerjide arz güvenliği tedbirlerini tehlikeye atmaktan vazgeçmesini talep ediyorlar.