11. Hamburg Kültür ve Edebiyat Günleri ilgi ve beğeni topladı

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF)’na bağlı Hamburg İşçi ve Gençlik Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği ve bu yıl 11.’si gerçekleşen Hamburg Kültür ve Edebiyat Günleri ilgiyle izlenen birçok söyleşi ve etkinliğe etkinliğe sahne oldu.

14-16 Şubat tarihlerinde Ganztagsgrundschule Sterschanze’de yapılan 11. Hamburg Kültür ve Edebiyat Günleri’ne ilgi yoğun oldu. 3 gün süren etkinliğe yaklaşık 400 kişi katıldı. Cuma günü Hamburg eyalet milletvekili ve DIDF-Hamburg Yönetim Kurulu üyesi Deniz Çelik açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Çelik, Hamburg ve Almanya gündemine ilişkin konulara da değindiği konuşmasında, özetle şunları dile getirdi: “Irkçılığın ve yabancı düşmanlığının arttığını görüyoruz. Thüringen eyaletinde bir tabu yıkıldı ve FDP´nin adayı, içinde faşistleri de barındıran aşırı sağcı AfD partisinin oylarıyla eyalet başbakanı seçildi. Buna karşı bir çok insan sokaklara çıkarak tepki gösterdi. Irkçılığa karşı mücadelede dün olduğu gibi bugün de dernek olarak başta sendikalar olmak üzere, yerli kurum kuruluşlarla ortak mücadeleyi güçlendirmek için çabalarımız sürecek. Kültür ve sanat, insanın yaşadığı dünyanın bütünlüğünü anlama ve ifade etme çabasının bir aracıdır. Kimisi bunun için sözler kullanır, kimisi boya veya sesleri, kimisi de yaşadığı, gözlediği, hissettiği veya hayal ettiği şeyi ifade eder.  Kültür ve sanata özellikle de toplumun, ezilmiş, sınırlandırılmış, aşağı itilen kesiminin ihtiyacı vardır. Kültür ve edebiyat günlerimiz de buna yanıt vermeyi; sınırları kıran, içimize dokunan bir böyle bir karşı kültüre hizmet etmeyi amaçlamaktadır.”
Kültür ve Edebiyat günlerinin cuma günkü bölümünde Tiyatro Ulüm’ün ‘Hoch türkisch’ adlı tiyatro oyunu sergilendi.

Cumartesi günkü bölümse, dernek yönetim kurulu üyesi Güney Kılınç‘ın açılış konuşması ile başladı. Ardından dernek başkanı ve DİDF YK üyesi Dilan Baran, bu yılki edebiyat günlerinin onur konuğu Melodie und Rhythmus dergisi temsilcisi Susann-Witt-Stahl’a ödülünü takdim etti. Susann-Witt-Stahl, DIDF’e çok teşekkür ederek, bundan sonra da daha önce olduğu gibi birlikte çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Cumartesi günkü programda Türkiye’nin tanınmış yazarlarından Latife Tekin, gazeteci ve Yeni E Kültür dergisi temsilcisi Hakkı Özdal ve Mesut Bayraktar yer aldılar. Latife Tekin, söyleşisinde işçilerin yaşadığı sorunları ve bunun edebiyata etkilerini dile getirirken. Hakkı Özdal ise gelişen milliyetçiliğin nedenleri ve çözümleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Mesut Bayraktar da kitabından bölümler okudu.

Etkinliğin pazar günkü konukları ise yazar Mamo Baran ve yazar Aydın Çubukçu oldu. Mamo Baran yazdığı Koçgiri kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Programın son bölümünde ise Aydın Çubukçu, tarihin değişik dönemlerinde dünyanın değişik ülkelerinde yaşamış ressamların resimlerinden oluşan, ‘resimli felsefe söyleşisi’ ve ‘düşünceye biçim vermek’ adlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Resimlerin yorumunu kültür, tarih, insan ve topluma dair görüşleriyle sunan Çubukçu’nun söyleşi büyük beğeni topladı.

Yapılan her söyleşinin ardından izleyiciler de soru ve görüşleriyle etkinliğin aktif katılımcıları oldular.

Ver.di sendikası 8. Bölüm ve Melodie und Rhythmus dergisiyle işbirliği içinde yapılan bu yılki etkinliğe Hamburglu yazarlar Rukiye Çankıran. Orhan Çelik ve Hakan Mertcan da katldılar. Etkinliğe katılanlar yazarlarla söyleşme imkanının yanı sıra, Kor yayınları Avrupa temsilciliğinin açtığı zengin kitap standınan indirimli kitap alma fırsatı da buldular.


Görüşler….Görüşler… Görüşler….

Mesut Bayraktar: Hamburg’da harika bir hafta sonu geçirdim. 11. Edebiyat Günleri’nin mükemmel organizasyonu için DİDF-Hamburg, DİDF-Hamburg Jugend ve katkı sunan herkese teşekkür etmek ediyorum. Atmosfer rahat, ziyaretçiler açık fikirli ve tartışmalar canlıydı. Çalışmamın ziyaretçiler tarafından teşviki ve tanınmasından da ayrıca memnunum. Benim için edebi sorumluluğum bundan dolayı daha da büyüyor. Görevlerim ve yazar olarak rolüm hakkındaki farkındalığımı keskinleştiriyor. Etkinlikte, büyüleyici yazar Latife Tekin’in roman yazımına yönelik araştırma yaklaşımını, Hakkı Özdal’ın Türkiye’de son siyasi tarih ve kültürel gelişime ilişkin görüşlerini, Mamo Baran’ın alan araştırmasının önemi ve yazar Aydın Çubukçu’nun (zararsız gibi görünen) resimlerinde sınıf mücadelelerinin yansımasını gördüm.

Mamo Baran: DİDF-Hambug’a çok teşekkür ederim. Bana sadece kitabımı, dolayısıyla Koçgiri’yi tanıtma olanağı vermediler aynı zamanda bugüne kadar bizzat tanıyamamış olduğum yazar, gazeteci, politikacı, aydınlarla ve edebiyatseverlerle tanışma, sohbet etme ve yeni dostluklar kurma olanağı da verdiler. Eşim Wiebke ile birlikte Cumartesi ve pazar günü etkinliğin yapıldığı salondaydık ve programın içeriği, şekli ve akıcılığından haz aldık. DIDF’li arkadaşlara çalışmalarında başarılar dileriz. (Hamburg YH)