Kriz neden kadınlara daha sert yansıyor?

Süddeutsche Zeitung’da yayınlanan „Kriz neden kadınları daha fazla etkiliyor?“ yazısı sorunu geniş boyutlarıyla ortaya koyuyor.

Erkeklerden daha fazla kadın süpermarket kasalarında çalışıyor, hastalara, çocuklara bakıyor: istatistiksel olarak, korona krizinin sonuçları cinsiyetler arasında farklı şekilde dağılmış durumda

Dünya çapında, Sars-CoV-2 akciğer hastalığını tetikleyen Covid-19 virüsü ile enfeksiyonların sayısı artmaya devam ediyor. Korona virüsü herhangi bir sosyal sınıfta veya cinsiyetle kendini sınırlamıyor, ancak bazı gruplar krizden diğerlerinden daha fazla etkileniyor. Buna kadınlar da dahil.

Erkekler doğal yapılarına ve yaşam tarzlarına bağlı olarak hastalığa daha fazla yakalanma ve zor geçirme durumundalar. İtalya’da, ölenlerin yüzde 70’i erkek. Ancak, pandemiye neden olan krizden kadınlar başka şekillerde daha sert bir şekilde etkilenmektedir. Bu, Almanya’da ve dünya çapında cinsiyetlerin ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili çeşitli istatistiklere bakılarak ortaya konmuştur. Bazıları evde çalışmaya çekilirken diğerleri tüm gün öksürür: Süpermarkette, eczanede veya hastanede çalışıyorsanız, evde kalamazsınız; risk altındasınız.

Kadınlar bu mesleklerde daha çok çalışmaktalar. Federal İstatistik Dairesi’ne göre, 2018’de Almanya’da yaklaşık 4.2 milyon kadın ve 1.3 milyon erkek sağlık ve sosyal bakımda çalıştı. 206.000 kadın ve 13.000 erkek başkalarının evlerinde çalışıyordu.

Durum dünya çapında da benzer: Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 104 ülke üzerinde yapılan bir araştırmada, kadınların „sağlık iş gücünün“ yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu tespit etti. Buna göre, Avrupa’daki hemşirelerin yaklaşık yüzde 84’ü kadın.

2017 ticaret istatistikleri, motorlu taşıt sektörü hariç olmak üzere Almanya’daki perakende sektöründe 2,38 milyon çalışanın kadın, 1,23 milyonunun erkek olduğunu ortaya koydu. Eczanelerde de yaklaşık iki milyon kadın ve yarım milyondan az erkek çalışıyor.

Drogeri zinciri Rossmann, çalışanlarının neredeyse yüzde 85’inin kadın olduğunu açıkladı. Yani birçok kadın, uzun süre krizden muzdarip olmaya devam edecek endüstrilerde de çalışıyor.

Seyahat, birçok ülkede ciddi şekilde kısıtlandı. Federal Hükümet turizm gezileri için genel bir seyahat uyarısı yayınladı. Örneğin, havacılık ve turizm sektörlerinde çalışanlar zor durumda. Dünya Turizm Birliği UNWTO tarafından yapılan bir araştırmaya göre, bu sektörde de kadınlar erkeklerden biraz daha fazla. Alman yetkililere göre, bu durum aynı zamanda Almanya’daki otelcilik endüstrisi için de geçerli.

Çok sayıda dükkan ve diğer küçük işletmelerin kapanması gerekiyor, servis hizmetleri yapılamıyor ve etkinlikler iptal ediliyor. Birçok insan daha önce hiç olmadığı kadar kısa süreli çalışmak zorunda. Kadın ağırlıklı hizmet sektöründeki çalışanların yanı sıra imalat, kültür ve eğlence sektörlerindeki çalışanlar da bu durumdan etkilenmekte.

Tekleyen otomotiv endüstrisinde ise, durdurulan üretimlerden daha fazla erkek çalışanlar etkileniyor. Durgunluğa düşmeden önce, federal eyaletler ve federal hükümet milyarlarca yardımla buna karşı koymak istiyor. Virüsün neden olduğu ekonomik kriz herkesi etkiliyor, ancak şimdiye kadar zaten zorla ayakta kalabilenler için özellikle acı verici.

Almanya’da kadınlar erkeklerden ortalama yüzde 20 daha az maaş alıyor. Cinsiyetler arası ücret farkının yaklaşık üçte ikisi kadınların yarı zamanlı ve daha düşük kazançlı sosyal işlerde çalışıyor olmasıyla açıklanıyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre, kadınlar dünya çapında hala ciddi bir ücret farkı yaşıyorlar. Federal İstatistik Dairesi’ne göre, kadın çalışanların kısa süreli sözleşmelerle çalışma ve buna bağlı olarak yoksulluk ve bunun yol açtığı sosyal dışlanma ile karşı karşıya kalma olasılıkları biraz daha yüksek. Birleşmiş Milletler’e göre, özellikle yaşlı kadınlar ve bekar anneler yoksul veya yoksulluk riski altında.

Birçok insan şu anda ekonomik ve kariyerleriyle ilgili kayıpları kabul etmek zorunda, çünkü gün boyunca çocuklarına bakmak zorundalar: Okullar ve kreşler şu anda Almanya’nın her yanında kapalı. Anketlere göre, anneler, bekar ebeveyn olmasalar bile, genellikle bu işleri üstleniyor. Birçok aile için erkekler daha fazla kazandığından bu öncelik taşıyor.

Bazıları korona krizi sırasında tamamen farklı bir alanda endişe duyuyorlar: Kadın sığınma evleri ve danışma merkezleri aile içi ve cinsel şiddetin önümüzdeki haftalarda önemli ölçüde artmasını bekliyor – ve mağdurlar çoğunlukla kadın. Bunun bir nedeni, faillerin evde kalma zorunluluğu nedeniyle daha saldırganlaşması. Diğer neden ise mağdurların evlerini terk edememeleri veya telefonla yardım veya tavsiye alamamaları. Çin’de ve İtalya’da sert karantina önlemlerinden sonra aile içi şiddette bir artış görüldü. Almanya’da her yıl 100.000’den fazla kadın zaten aile içi şiddet kurbanı..

Bazı ülkelerdeki bir diğer sorun da, tıbbi altyapının aşırı yüklenme nedeniyle kadınların sağlık tesislerine erişmekte zorlanmaları. Örneğin Fransa’da, kadınlar korona krizi nedeniyle şu anda eczaneden eski bir reçete kullanarak doğum kontrol hapı alıp jinekoloğa gitmiyorlar. Başka bir endişe, istenmeyen hamileliklerde kadınların hamileliği sonlandırmak istemeleri halinde normalden daha fazla engellerle karşılaşacak olmaları. Almanya’da kürtaj konusunda danışma ve hizmet sunan Pro Familia organizasyonu konuyla ilgili kendi danışma sayfasında “Yasal olarak zorunlu gebelik danışmanlığı sunmaya devam edeceğiz” açıklamasını yapıyor ama danışma merkezlerinin krizde „sadece sınırlı ölçüde çalışabileceğini“ de kabul ediyor.

Bebek bekleyen bazı ebeveynler şu anda hastanelerde sınırlı ziyaret hakları nedeniyle sorun yaşıyorlar. Ayrıca doğum sırasında eşlerin içeriye girmesine izin verilmemesi tartışılıyor.

(Süddeutsche Zeitunıng’dan çeviren: Semra Çelik)