Kısa çalışma çığ gibi büyüyor

Ekonomik kriz nedeniyle bir ay içinde 470 bin şirket kısa çalışma başvurusu yaptı. BA, iki milyon işçinin kısa çalışmaya çıkmasını beklerken CDU’nun iş piyasası uzmanı bu rakamın 4 milyonu aşmasını bekliyor. DIHK, orta ölçekli firmaların yüzde 10’unun iflas tehdidi altında olduğu açıkladı.

Ekonomik kriz ve koronavirüs salgını Alman ekonomisini sarsıyor. Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil (SPD) ve Federal Çalışma Ajansı BA Başkanı Detlef Scheele 31 Mart düzenledikleri basın toplantısında ekonomik krizin iş piyasasına yansımaları hakkında bilgi verdiler.

KÖTÜ GÜNLERE HAZIRIZ”

Korona krizinin üstesinden gelmek tarihsel olarak çok büyük güç gerektiren bir olay olacak. Krize maruz kaldık ama teslim olmayacağız” diye konuşmasına başlayan Heil, “Birçok endişe ve belirsizliğe rağmen, geleceğe güvenle bakabiliriz. Dünyanın en güçlü refah devletlerinden birine sahibiz ve iyi zamanlarda zor zamanlar için rezervler oluşturduk” diyerek morallerinin yüksek olduğunu göstermeye çalıştı.

Hükümetin kısa süre içinde “kapsamlı bir koruma programını” yürürlüğe koyduğunu dile getiren Heil, “krize dayanıklı bir demokrasimiz var. Hastanelerde, aynı zamanda mahallelerde de kendini aşan milyonlarca kriz kahramanımız var. Hep birlikte ülkemizi güvenle krizden geçireceğiz” dedi.

İşletmelere ekonomik yardımın yanı sıra işçilere kısa çalışma parası, çocukları şu an okulda veya kreşte bakılamayan ebeveynler için ücretlerinin ödenmesi ve serbest meslek sahipleri de dahil olmak üzere sosyal koruma paketimizle vatandaşlarımızı mümkün olduğunca destekliyoruz” diyen Heil, “Hedefimiz: sağlığı korumak, işleri güvence altına almak ve sosyal güvenlik teminatını yerine getirmektir” dedi.

10 MİLYAR EURO EK KAYNAK

BA Başkanı Scheele ise konuşmasına, “Kısa çalışma, ekonomi ve işgücü piyasası için bu tarihsel mücadelede tercih edilen araçtır” diye başladı. “Şirketlere çalışanlarını işyerinde tutmaları ve insanlara işlerini korumalarında yardımcı oluyoruz. Federal İstihdam Bürosu bu nedenle ekonomi ve refah devleti için önemli bir istikrar güvencesidir” diye moral vermeye çalışan Scheele, “Kısa çalışmadan kaç kişinin etkileneceğini henüz güvenilir bir şekilde tahmin edemesek de bu sayının 2008/09 ekonomik ve finansal krizden önemli ölçüde daha yüksek olmasını bekliyoruz. O zaman 1,4 milyon kısa süreli çalışan vardı” dedi. Hali hazırda 26 milyar euronun kasalarında kısa çalışma ve buna bağlı diğer ödemeler için hazır olduğunu söyleyen Scheele, “BA olarak Federal Çalışma Bakanlığı’na plan dışı kaynak olarak 10 milyar euro başvurusunda bulunduk. Hiç kimse para alamayacağından korkmak zorunda değil. Kısa çalışma parası ödenmesi zorunlu olan sosyal güvencedir, her durumda ödenir” dedi.

KAÇ KİŞİ İÇİN BAŞVURULDU BİLEMEYİZ”

Mart ayı içinde 470 bin şirketin kısa çalışma için başvurduğunu söyleyen Heil, “2019 yılında ay ortalamasında bin 900 şirket kısa çalışma başvurusu yapıyordu. Şimdi ise sadece bir ay içinde 470 bin şirket başvurdu. Bu rakam yaşadığımız sorunun boyutu göstermeye yetiyor” dedi.

Gazetecilerin bu şirketlerde kaç işçinin çalıştığı ve kaç işçinin kısa çalışmaya çıktığı sorusuna, “şu anda kaç kişinin kısa çalışmaya çıkacağını bilemeyiz” diye yanıt veren Heil şöyle devam etti: “Kısa çalışma uygulamasında işletmeler köprü ödeneği için başvuruda bulunur, ancak kaç işçinin hangi kapsamda kısa çalışmaya çıkacağına ve hangi ölçüde çalışacaklarına kendileri karar verir. Federal Ajans, daha sonra şirketler net hesabı çıkarıp faturayı çıkardığında hangi şirketin kaç işçiyi kısa çalışmasına çıkardığını bilir” dedi. Scheele ise kurum olarak 2 milyondan fazla insanın kısa çalışmaya çıkmasını beklediklerini söyledi.

MİLYONLARLA İFADE EDİLİYOR

Bakan Heil ve BA şefi Scheele, kısa çalışmadan etkileneceklerin sayısının 2 milyon civarı olabileceği belirtirlerken işten çıkarılacak işçi sayısı hakkında hiçbir rakam vermemeye çalıştılar. “Kısa çalışma aracı ile işsizliği önlemek istiyoruz” dediler.

Hükümetin büyük ortağı CDU’nun iş piyasası uzmanı Peter Weiß, FAZ gazetesine verdiği bir demeçte dört milyondan fazla işçinin kısa çalışmaya çıkmasını beklediğini belirtti. Weiß, 2009 ilkbaharında kısa çalışmaya çıkan işçi sayının 1,4 milyon olduğunu, önümüzdeki süreçte bu sayının üçe katlanabileceğini söyledi. İşsizlik rakamları konusunda da BA’nın Mart raporunu revize etmesini beklediğini söyleyen Weiß, “Bu veriler 12 Mart gününe kadar içeri giren veriler. Ay sonuna kadar olan gelişmeler bu raporda yok” dedi.

DIHK: İFLAS TEHDİDİ ARTIYOR

Alman Sanayi ve Ticaret Odası (DIHK) orta ölçekli şirketlerin yüzde onundan fazlasının iflas tehdidi altında olduğu açıkladı. DIHK Başkanı Eric Schweitzer, basına verdiği bir demeçte, “Sadece korkulan iflasların mutlak sayısı endişe verici olmakla kalmıyor, aynı zamanda somut iflas endişelerindeki üç haftadan kısa bir süre içindeki hızlı artış kaygı uyandırıyor” dedi.

Hükümetin hazırladığı kurtarma paketinde eksikler olduğunu söyleyen Schweitzer, “Bu nedenle, genel korona paketinde hala var olan boşlukları hızla kapatmak çok önemli” dedi. DIHK’nın 15 bin şirket arasında anket yaptığını belirten Schweitzer, “Seyahat ve konaklama endüstrisinde faaliyet gösteren şirketler arasında iflas tehdidi çok daha büyük. Ankette bu alandaki iflas tehdidi altında olanların oranı yüzde 40 dolayında” dedi. (YH)