Temel haklar kriz zamanlarında da geçerlidir!

2012 yılında Afrika’nın değişik savaş bölgelerinden İtalya’nın Lampedusa kentine gelen mültecilerin yaklaşık 300’ü Hamburg’a gelmiş ve sığınma talebinde bulunmuşlardı. Ancak bu tarihten itibaren eyalet hükümetleri bu talebe olumlu yanıt vermemişler ve Afrikalı göçmenler demokratik kamuoyunun da desteği ile Steindamm bölgesinde kurulan çadırlarda kalarak yıllardır haklarına kavuşmak için mücadele etmekteydiler.

Bugüne kadar bu şekilde mücadelelerine devam eden göçmenler koronavirüs salgının gündeme gelmesiyle birlikte tartışma konusu oldu. Belli yasakların gelmesi ile birlikte polis Lampedusa çadırını kaldırdı. Çadırın kaldırılması kentte ilerici kurumların tepkisine neden oldu.

Geçtiğimiz Pazartesi günü çadırın kaldırıldığı alanda 40 kişinin katıldığı bir gösteri yapıldı. Aralarındaki mesafeyi koruyarak Lampedusa göçmenleri ile dayanışma içinde olduklarını belirten pankart ve dövizler taşıyan göstericelere polis müdahale ederek dağılmalarını istedi. Polisin müdahelesine tepki gösteren göstericiler, bunun temel haklarının kısıtlanması anlamına geldiğini vurguladılar.

Lampedusa göçmenleri ile dayanışmak için Hamburg eyalet milletvekili ve Hamburg Eyalet Parlementosu başkan yardımcısı Deniz Çelik de orada hazır bulundu. Çelik gazetemize ve basına yaptığı açıklamada 2013 yılında kurulan Lampedusa çadırının sökülmesinden bu yana Steindamm’da her gün protestolar gerçekleşiyor. Katılımcılar örnek bir şekilde davrandı, birbirlerinden uzak durdular ve ağız koruyucular giydiler, polis ise bu demokratik eylemi dağıttı, kişisel bilgileri kaydetti. Aynı zamanda Hamburg Sol Parti içişleri sözcüsü olan Deniz Çelik, „Bazı özgürlük kısıtlamaları, korona salgını açısından vazgeçilmez olsa da, temel haklar üzerindeki kısıtlamaların kesinlikle gerekli olanlarla sınırlandırılması gerekiyor. Protestocular enfeksiyon korumasına ve temas yasağına uyuyorsa, meşru protestolar mümkün olmaya devam etmelidir“ diye konuştu. (YH Hamburg)