Uzun soluklu bir mücadele bizi bekliyor

Emekli öğretmen, savaşa, silahlanmaya, ırkçılığa ve faşizme karşı mücadele eden aktivist Gerhard Jenders, geleneksel Paskalya yürüyüşlerine (Ostermarsch) dair sorularımızı yanıtladı. Geçmişten günümüze savaşa ve silahlanmaya karşı eylemleri değerlendiren Jenders, bu yıl yapılacak eylem ve etkinlikleri anlattı.

AZİZ KOÇYİĞİT / GUMMERSBACH

Paskalya yürüyüşleri sizin için ne ifade ediyor?

Paskalya yürüyüşleri (Ostermarsch), 60 yıldır silahlanmaya ve atom silahlarına karşı her yıl düzenlenen, geleneksel bir barış hareketidir. Ben 50 yıl önce henüz bir öğrenciyken ilk defa 1968-1969 yıllarında Ostermarsch’a katılım çağrıları yapan diğer öğrencilerle ilişki kurmuştum. Ancak o dönemlerde yürüyüşlere katılmamıştım. 1980’li yıllardan sonra düzenli olarak katılmaya başladım. Uzun yıllardır Oberbergischen Kreis’da Ostermarsch’ın hazırlanmasına katılıyorum.

1980’li yılların sonunda, barış hareketinin baskısı sonucu ABD ve Sovyetler Birliği arasında yapılan anlaşma, atom silahları tehlikesini biraz da olsa azaltmış oldu. Şimdi, yeni bir silahlanmaya yol açacak önemli sözleşmeler gündemde. Buna karşı ve elbette ülkemizde ve NATO ülkelerindeki çılgın silahlanma ve militarizme karşı sesimizi yükseltmeliyiz. Bu nedenle Ostermasch önemini koruyor.

Bir „Ostermarsch kültürü“ oluştuğundan söz edebilir miyiz?

Evet. Oberberg’de birçok insan için cumartesi günü Ostermarsch’a katılma gerekliliği tartışmasızdır. Fakat bu gelenek, barış hareketi içinde yer almamış olanları, taleplerimize sempati duysalar dahi, eylemlere katamama tehlikesini beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz yıl öne çıkardığımız talep, „Silahlanma yarışını değil iklimi koruyun“ olmuştu ve şimdi Ostermarsch 2020’de „Friday for Future“ (Gelecek için Cuma) eylemcilerini de kazanmak olacak. Yani oluşan „Ostermarsch kültürü“nü olduğu gibi korumak yerine, başka insanları da dahil etmek için çaba göstermek gerekiyor.

Son yıllardaki katılımları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin için tatmin edici mi?

1980’li yıllarda Oberberg’de yüzlerce kişi düzenli bir şekilde katıldı. 2000’li yıllarda katılım düştü. Son yıllarda yürüyüşlere katılım yeniden arttı. Mitinglere katılım biraz daha fazla oldu. Birkaç yıl Siegen ve çevresinden de katılımlar oluyordu.  2018 yılından itibaren Sigen’de de ayrı Ostermarsch yürüyüşleri düzenleniyor. Bu sevindirici bir durum. Bu nedenle bizim katılımda azalma olmaması ise ayrıca sevindirici.

Ancak atom silahlarının olmadığı ve dolayısıyla Ostermarsch’lara gerek olmadığı zaman ben şahsen tatmin olabilirim. O zamana kadar uzun soluklu bir mücadele bekliyor bizi.

Bu yıl korona salgını nedeniyle yürüyüş ve mitingler iptal edildi. Başka hangi etkinlikler planlanıyor?

Ostern dönemindeki aktivitelerimizi internete kaydırmayı deneyeceğiz. Barış hareketi daha önce planlanan etkinliklerde yapılacak konuşmaları, yayınlamak üzere topluyor. Biz de Oberberg olarak buna katılıyoruz. Yerel basın üzerinden de katılımlarımızı duyuracağız. Elbette mümkün olduğu zaman tekrar sokaklarda olacağız. Şimdi yapamadıklarımızı 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde tekrarlamayı planlıyoruz. Bu yıl Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmasının 75. yıl dönümü olması nedeniyle anlamlı.