PARA SAĞLIĞA DEĞİL SAVAŞA GİDİYOR

YÜCEL ÖZDEMİR

Almanya’da savaş karşıtları her yıl Paskalya’da düzenledikleri gösteri ve yürüyüşlerde savaşa ve silahlanmaya dikkat çekerken, bu alana ayrılan devasa bütçenin sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda ayrılan bütçeden kat be kat fazla olduğuna dikkat çekiyorlar. Hatta, örneğin, Köln’de geçen yıl merkezi tren istasyonunun arkasında yapılan Paskalya mitinginde olduğu gibi, bir tanka, bir deniz altına, bir savaş uçağına harcanan parayla ne kadar hemşirenin, hasta bakıcının maaşının verilebileceği ya da ne kadar sağlık araç gerecinin alınacağını somut olarak anlatıyorlar.

Bu yıl koronavirüs nedeniyle Paskalya yürüyüş ve mitinglerinin eskisi gibi yapılması pek mümkün değil. Çünkü, koşullar buna imkân vermiyor. Ancak, buna rağmen savaş karşıtları bu yıl da Paskalya’da başta sosyal medya olmak üzere değişik mecraları kullanarak aynı gerçekleri anlatmaya devam edecekler.

Çünkü, koronavirüsün ortaya çıkardığı en önemli gerçek, ülkelerin milyarlarca euroya mal olan tanklara, toplara, savaş uçaklarına değil, sağlık araç-gereçlerine, hastanelere ve sağlık personeline ihtiyaç duyduğudur. Virüse karşı verilen savaşta ordunun elindeki modern silahların hiçbirinin işe yaramadığı artık ortada. Dolayısıyla insan hayatını kurtaracak olan, kullanıldığında başka insanların canını alan silahlar değil, modern sağlık cihazları ve sağlık personelidir. Bir başka deyişle, insanlığın koronavirüsle müdadele ettiği bu büyük savaşın ön cephesi hastaneler, ön cephede savaşanlar ise sağlık emekçileridir. Virüse yakalanan modern silahlı donanmaları, orduları da bu emekçiler kurtaracak.

DÜNYAYI ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞANLAR VİRÜSLE SAVAŞI NEDEN KAYBETTİ?

Hep dünya üzerindeki emperyalist paylaşım savaşlarına göre kendilerini programlayan emperyalist-kapitalist devletlerin “virüsle savaş”ta ne denli çaresiz hale geldiklerine son birkaç aydır hep birlikte tanıklık ediyoruz. Bunun başlıca nedeni elbette savaşa ve silahlanmaya ayrılan devasa bütçelerin yanında sağlık, eğitim, bilimsel araştırma gibi herkesin hayatını yakından ilgilendiren temel alanların tali, yani kar getirmeyen alanlar olarak  görülmesidir. Çünkü, Almanya gibi büyük ülkelerin asıl derdi, dünyadaki zenginliklere, pazara hakim olabilecek savaş aygıtına sahip olmaktır. Bunun için sürekli temel alanlardan kısıtlamalar yapılarak, savaş ve silahlanmanın başını çektiği “savunma” alanlarına bütçe aktarılıyor.

SİLAHLANMAYA AYRILAN BÜTÇE SÜREKLİ ARTIRILDI

Bunun içindir ki, Almanya’da savaş karşıtı örgüt ve inisiyatiflerin son yıllarda en çok dikkat çektiği alanların başında silahlanma geliyor. Örneğin 2014’te “savunma” adı altında savaş ve silahlanmaya ayırdığı bütçe 32 milyar euro iken, bu miktar 2020’de tam 45 milyar euroya çıkarıldı. Bu miktar toplam bütçenin yüzde 12’sine denk geliyor, ki bu ikinci büyük oran. Bununla da kalınmazken, 2024’de kadar hedef olarak 70 milyar euro belirlenmiş durumda. NATO’nun üye ülkelere dayattığı Gayri Safi Yurtiçi Milli Hasıla’nın (GSYİMH) yüzde 2’sini “savunmaya” ayırma kararına uyan Almanya, kimi zaman itirazlarda bulunsa da bunu yerine getireceğinin taahhüt etmiş durumda. 2014’teki bütçede sağlık bakanlığı alanına ayrılan miktar ise 10,05 milyar euro iken, bu 2020’de 15 milyar euroya yükselmiş görünüyor. Ancak toplam bütçe içinde ayrılan oranlar kıyaslandığında fark açık olarak görülüyor. 2014’teki toplam bütçe 296,5 milyar euro iken bunun içinde sağlığa düşen pay yüzde 3,7, “savunmaya” ise yüzde 11 düşüyordu.

Tablo sonraki yıllarda bütçe artmakla birlikte sağlık ve eğitim alanlarına ayrılan bütçenin aslında çok da değişmediğini gösteriyor. Toplam bütçe 2014’te 296 milyar euro iken 2020’de 359,9 milyar euroya çıkıyor. Altı yıl içinde gerçekleşen 60 milyardan fazla artışta sağlığa 3, eğitim ve bilimsel çalışmalarda 4 milyar euroluk artış düşüyor. Aynı zaman zarfında tek başına askeri alandaki harcamalar için ayrılan bütçede ise toplam 13 milyar euroluk artış gerçekleşiyor. Bu da bütçedeki büyümenin asıl olarak silahlanmaya yaradığını gösteriyor.

Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise bu yıl için (2020) yapılan bütçede sağlığa ayrılan payın 2019’da göre yüzde 4 azalıyor olması! Aynı süre içinde “savunmaya” ayrılan bütçe ise 4,3 artıyor. Sadece 2019 ile 2020 yılları arasında bir kıyaslama yapıldığında bile sağlıktan yapılan kesintilerin askeri harcamalara gittiği net olarak görülebilir. Benzer bir durum eğitim ve bilimsel araştırmalar için de geçerli. Bu alanlar için ayrılan bütçede de yıllar boyunca ciddi bir değişiklik meydana gelmiyor.

SAĞLIK SİSTEMİ GÖSTERİLDİĞİ GİBİ İYİ DEĞİL

Koronavirüs vakaları ve ölüm oranlarına bakıldığında Almanya özellikle ölüm oranının düşük olması nedeniyle dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. 6 Nisan itibariyle toplam koronavirüs vaka sayısı 100 bini geçti. Vaka sayısı açısından Almanya ABD, İspanya ve İtalya’dan sonra dördüncü ülke. Ölüm sayısı ise sözkonusu tarihte 1584 olarak kayıtlara geçti. Diğer ülkelerle kıyaslandığında bu rakam düşük görünüyordu. Ancak bunu tek başına Almanya’daki sağlık sisteminin diğer ülkelerden çok iyi olduğuyla şeklinde açıklamak doğru sayılmaz. Ölüm oranının azlığı asıl olarak çok sayıda test yapılmış olması ve halkın önlemlere dikkat etmesiyle ilintili.

Dahası Almanya’daki sağlık sisteminin kapasitesinin sınırlı olduğu hükümet yetkilileri tarafından defalarca dile getirildi ve özellikle sistemi zorlayacak bir hızda virüsün ilerlemesinde dikkat edildi. Hal böyle olunca çoğu zaman hastanede kontrol altında tutulması gereken hastalar bile eve gönderildi.

Özellikle personel yetersizliği son yılların en çok dikkat çeken konuların başında. Der Spiegel’in iki hafta önde OECD verilerine dayandırarak verdiği habere göre Almanya’da 2014’te 9 bin 800, 2016’de 13 bin 600, 2019’da 17 bin hasta bakıcı açığı vardı. Bu açıktan ötürü Almanya’da hasta bakıcı başına 13 hasta düşüyordu. Bu sayı İngiltere’de 8.6, İsviçre’de 7.9, Hollanda’da 6.9, ABD’de ise 5.3 idi.

Benzer bir durum bugün hayat kurtarma açısından büyük bir önem taşıyan yoğun bakım yatağı için de geçerli. Koronavirüs başladığında Almanya’da 28 bin olarak açıklanan yoğun bakım yatağı sayısının en son 40 bine çıkarıldığı açıklandı. Son artırmadan önce yapılan kıyaslamada Almanya’da her 100 bin hastaya 29 yoğun bakım yatağı düşerken, bu sayı İtalya’da 13, Fransa’da 12, İspanya’da 10, İngiltere’de 7, Portekiz’de 4 olarak kaydedilmiş. (Der Spiegel, NR 13)

ORDUDAN ALINSIN, SAĞLIĞA VE EĞİTİME VERİLSİN!

Veriler Almanya’nın sağlık, eğitim, bilimsel araştırmalar ve sosyal alanlardan keserek askeri alanlara bütçe ayırdığını somut olarak gösteriyor. Koronavirüsle savaşta halkın yaşamı ve sağlığı için asıl önemli olanın askeri harcamalar değil, sağlık alanına daha fazla bütçe ayırmak olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu nedenle daha fazla hastanenin açılması, daha fazla personelin işe alınması, daha fazla yoğun bakım yatağının alınması için mücadele bugün her zamankinden daha büyük önem kazanmış durumdadır.


Silahlanmaya değil sağlığa daha fazla bütçe imza kampanyasını destekleyelim: https://www.friedenskooperative.de/gesundheit-statt-ruestung


YILLARA GÖRE SİLAHLANMAYA VE SAĞLIĞA AYRILAN BÜTÇELER

2014

Toplam Bütçe: 296,5 milyar euro

Savunma: 32 milyar euro (%11)

Sağlık: 11,05 (%3,7)

Eğitim: 14,05 (%4,7)

2015

Toplam Bütçe: 299 milyar euro

Savunma: 32,97 milyar euro (%11)

Sağlık: 12,04 (%4)

Eğitim: 15,7 (%5,2)

2016

Toplam Bütçe: 316 milyar euro

Savunma: 34,3 milyar euro (%10,8)

Sağlık: 14,6 (%4,6)

Eğitim: 16,4 (%5,2)

2017

Toplam Bütçe: 329 milyar euro

Savunma: 36,6 milyar euro (%11,1)

Sağlık: 15,1 (%4,6)

Eğitim: 17,6 (%5,3)

2018

Toplam Bütçe: 343 milyar euro

Savunma: 38,5 milyar euro (%11,2) +4 Artmış

Sağlık: 15,21 (4,4) +0,2

Eğitim: 17,62 (5,1) + 0,2

2019

Toplam Bütçe: 359 milyar euro

Savunma: 42,9 (12,5) +11,4 Artmış

Sağlık: 15,3 (4,3) 0,4 artmış

Eğitim: 15,1 (5,1) % 3 artmış

2020

Toplam Bütçe: 359,9 milyar euro

Savunma: 45,1 (%12,5) +4,3 Artmış

Sağlık: 15,4 (%4,3) -4,7

Eğitim: 18,3 (5,1) + % 0,1 artmış