Yoksulluğu, acıyı, gerçekliği tasvir eden kadın: Kaethe Kollwitz

İnsanlık tarihinin en vahşi dönemine tanıklık eden, bu vahşilikleri yaşamında da deneyimleyen Kaethe Kollwitz devrimci bir kadındı.

Eserlerinde savaşın vahşetini, yoksulları ve özellikle kadınların acılarını ve direnişini canlandıran Ressam Kaethe Kollwitz 22 Nisan 1945’te hayata gözlerini kapadı.

Kaethe Kollwitz, 8 Temmuz 1867’de Königsberg’de doğdu. Ailesi sosyalist dünya görüşüne sahipti. Kızının yeteneğini küçük yaşta keşfeden babası onun ünlü resim ve grafik ustalarından ders almasını sağladı. Sanat eğitimine 1884’te Berlin’de başlayarak, 1888-1889 yıllarında Münih’te devam eden Kollwitz, 19. yüzyılın sonunda işçilerin ve halkın içinde bulunduğu olumsuz koşullardan, toplumsal adaletsizliklerden derinden etkilendi, yapıtlarında gerçek yaşamda tanık olduğu insanlara ve olaylara yer veriyordu. Büyükbabasının “yetenekli olmak insana sorumluluk yükler” sözlerini aklından çıkarmayan ve “sanatçıyı çağının yarattığını” düşünen sanatçı, daha sonraki çalışmalarında hep açlık çekenlerin, ezilmişlerin, horlananların yanında oldu.

1891’de tıp öğrencisi olan Karl Kollwitz’le evlendi. 1892’de anne oldu ve bebeğe Hans ismini verdi. 1896’da ikinci çocuğu olan Peter dünyaya geldi. 1. Dünya Savaşı’nda Peter’ı kaybetti. Oğlunu kaybetmiş olmanın verdiği üzüntü eserlerine de yansıdı, acı dolu resimler yaptı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın etkilerini eserlerine yansıttı.

YOKSULLAR, EZİLMİŞLER ESERLERİNİN BİR PARÇASI OLDU

Sanatı toplumsal bir görev olarak gördü, eserlerinde çoğunlukla yoksul ve ezilmiş insanları, özellikle kadınları konu aldı. Sanatıyla toplumsal haksızlığa ve savaşa karşı mücadele etti. 1933’te Hitler’in iktidara gelmesinden sonra 1919’da kabul edildiği ve profesörlük unvanının verildiği Prusya Güzel Sanatlar Akademisi’nden kovuldu. Birçok eseri tahrip edilen Kollwitz’in çalışmalarının sergilenmesi yasaklandı.

22 Nisan 1945’te çok acılar yaşamış olan bu büyük ressam gözlerini bir daha açmamak üzere kapattı.

KADINLIK ONUN İÇİN BİR GÜÇ SİMGESİYDİ

Kaethe Kollwitz resimlerinde kadını, ataerkil toplumun pasif üyesi olarak değil, güçlü ve aktif bir şekilde göstermek için, yoksullukla savaşan ve sosyal düzenlemelere karşı direnip savaşan haliyle tasvir etmiştir. Çünkü sanatçıya göre kadınlık (Kollwitz’de annelik de) bir zayıflık değil, tam tersine ataerkil toplumun negatif etkilerini yok etmeye çalışan bir güç simgesidir. Bu yüzden kadınların barışseverlik ve sosyal değişimler konusunda daha fazla seslerini yükseltmeleri gerektiğini düşünerek, sanatının büyük bir bölümünü bu işlere adamıştır. Savaşa karşı olduğu kadar kadın hakları içinde mücadele etmiştir. Savaş, yoksulluk, kadınların acı ve direnişleri, kürtajın serbest bırakılmasıyla ilgili eserleri, Berlin ve Köln’deki kendi adındaki müzelerde kalıcı, dünyanın değişik yerlerinde gezici şekilde sergilenmektedir.