İşsizlik tehdidi büyüyor

Almanya genelinde kısa çalışmaya çıkan işçilerin sayısı hızla artarken önümüzdeki haftalarda işten çıkarmaların da başlaması bekleniliyor. Ifo Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Almanya’daki şirketlerin yüzde 18’i Koronavirüs nedeniyle işçi çıkaracak. Sanayi ve hizmet işkollarında şirketlerin yüzde 20’si, ticaret işkolunda ise yüzde 15’i işçi çıkarmayı planlıyor. Değişik alanlarda mücadeleleri salgın nedeniyle erteleyen sendika bürokrasisi, “önce salgını atlatalım, sonra bakarız” görüşünü savunuyorlar.

Neredeyse tüm dünya ülkeleri ciddi bir krize girdiler ya da girmekteler.” Tespit merkezi Münih’te bulunan ekonomi araştırma enstitüsü “Ifo-Enstitüsü” ne ait. 110 ülkede binden fazla uzmanın katıldığı bir anket yapan Ifo, dünya ekonomisinin en iyimser durumda yüzde 1,9 dolayında küçülmesini bekliyorlar.

En son dünya ekonomik krizinde bu oranın yüzde 0,1 dolayında olduğunu hatırlatan Ifo yetkilileri, “Anket sonuçlarını henüz değerlendirirken birçok ülkeden ‘ilk verilen yanıtların artık eskidiği, ekonomik daralma tahminlerinin kötüleştiği’ bildirildi. Dolayısıyla yılın ikinci çeyreğinin sonunda çok daha kötü bir tablo karşısında kalabiliriz” denildi.

REALİTE, KÖTÜMSER BEKLENTİLERİ AŞTI”

Tahminlerin kötüleşmesine örnek olarak Almanya ve Fransa’yı veren Ifo yetkilileri, “Bir süre önce her iki ülkenin uzmanları yüzde 5 dolayında bir küçülme bekliyorlardı. Fakat kısa bir süre önce her iki ülkenin hükümetleri, ekonomik daralmanın çok daha kötü olacağını açıklamak zorunda kaldılar. Bu nedenle ‘yaşanan realite, kötümser beklentileri aştı’ dememiz abartı olmaz” görüşünü savundular.

Fransız hükümet 2020 genelinde ekonomik daralmanın yüzde 8 dolayında olmasını beklerken Alman hükümeti ise yüzde 6,3 dolayında bir daralma bekliyor.

Uluslararası Para Fonu İMF’nin dünya geneli için daha kötümser beklenti içinde olduğunu da hatırlatan Ifo yetkilileri, “Bizim tahminimiz dünya geneli için yüzde 1,9 dolayında daralmayı içerirken İMF yüzde 3,0 bir daralma bekliyor” dediler. Dünya genelinde yatırımların azalacağı, devlet borçlarının artacağı, finans ve sanayi kuruluşları arasında ciddi iflasların gündeme geleceği konusunda uzmanların hem fikir olduklarını belirten Ifo yetkilileri, “Bu ise bir süreliğine de olsa ekonomik daralma döngüsüne yol açacağını gösteriyor” görüşünü savundular.

ALMANYA’DA DURUM NASIL?

Almanya’da şirketlerin yüzde 50’sinin değişik düzeylerde kısa çalışmaya çıktığını bildiren Ifo yetkilileri, “İşletmelerin yüzde 18’i ise kadrolu işçilerin bir bölümünü işten çıkarmayı ve süreli iş sözleşmelerini uzatmamak istemiyorlar” görüşündeler. Ekonomik gidişatın nasıl gelişeceğini tam bilmeyen işletmelerin kısa çalışma aracını bir süre daha kullanmayı düşündüklerini belirten İfo yetkilileri şunları söylediler: “Fakat bu yöntemi hiçbir işletme uzun süre kullanamaz. Ticaret alanındaki şirketlerin yüzde 55’i, sanayide yüzde 53’ü, hizmet işkolunda yüzde 48’i ve inşaat sektöründe yüzde 37 (tedarik bölümü) kısa çalışmada.”

Değişik branşlarda kısa çalışmaya çıkanların sayısının çok farklı olduğunu söyleyen Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil, “Gastronomi ve otelcilik işkolunda bu oran yüzde 93, otomotiv sanayisinde yüzde 68. Kısa çalışmada artış sürekli böyle mi olur henüz bilmiyoruz” demişti.

Tüm bu gelişmelerin Almanya ekonomisi ve iş piyasası açısından belirsizliklerin artmasına neden olduğuna dikkat çekilirken işletmelerin kamu yaşamındaki kısıtlamaların 3,9 ay sürmesini bekledikleri ve bunun da ekonomik gidişata olumsuz yansımasından hareket ediyorlar. Ifo yetkilileri ayrıca şirketlerin yatırım planlarının da tüm sektörlerde aşağı çekildiği görüşündeler.

FATURA AĞIR OLACAK

Değişik senaryolara göre, Alman ekonomisi yüzde 7,2 ila 20,6 daralacak. Bu ise 255 ila 729 milyar avroya karşılık geliyor. Ifo Başkanı “kriz maliyetinin, son on yıllarda Almanya’da bilinen her şeyi ekonomik krizlerden veya doğal afetlerden aşması bekleniyor” dedi. Üretimin yeniden başlamasının salgının daha fazla kontrol altına alınması ile birleştirilmesini sağlayacak stratejilere ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Ifo yetkilileri, işletmelere daha fazla destek sunulmasını talep ettiler.

ÖNCE SALGINI ATLATALIM…

Kısa çalışma çığ gibi artarken, tekeller onbinlerce işçiyi işten çıkarma planları yaparken sendika yönetimlerinin tutumlarında değişiklik olmadığı görülüyor. Değişik işkollarında gündemde olan TİS görüşmelerini ve grevleri salgın nedeniyle erteleyen sendika bürokrasisi, “önce salgını atlatalım, sonra bakarız” görüşünü savunuyorlar.

En son olarak Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di, yaklaşık altı aydır kamu taşımacılığı alanında planladığı TİS görüşmelerini erteledi. “Saatleri durdurduk, bizim için şimdi en önemlisi salgını atlatmak” denilen Ver.di açıklamasında toplu taşımacılıktaki çalışma koşullarının krizle birlikte kötüleştiği de belirtiliyor. Ama bu kötüleşme karşısında “saatlerin neden durdurulduğu” ve “neden mücadeleden vazgeçildiği” ise tatmin edici bir şekilde açıklanmıyor.

İLO: 1,6 MİLYAR İŞÇİ ZARAR GÖRÜYOR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Covid 19 nedeniyle dünya genelinde çalışma sürelerinde yaşanan keskin düşüşün sürmesinin, küresel işgücünün neredeyse yarısını oluşturan kayıtdışı ekonomideki 1,6 milyar işçinin geçim imkanlarını yok edeceği uyarısında bulundu.

Küresel salgının yarattığı ekonomik kriz sonucunda, toplam 3,3 milyar kişi olan küresel işgücünün içinde, işgücü piyasasında en kırılgan kesimini temsil eden 2 milyar kayıtdışı işçinin yaklaşık 1,6 milyarının geçim imkanları büyük zarar gördü. Bunun nedeni genel tecrit önlemleri ve/veya bu insanların zaten krizden en ağır darbeyi alan sektörlerde çalışıyor olması.

Rapor, alternatif gelir kaynakları olmadan, bu işçilerin ve ailelerinin yaşamlarını sürdürebilme imkânı olmayacağını altını çiziyor.

ACİL ÖNLEMLERE İHTİYAÇ VAR

ILO, başta küçük işletmeler, kayıtdışı ekonomide faaliyet gösterenler ve diğer kırılgan olanlar olmak üzere, işçiler ve işletmeleri desteklemek üzere acil, hedefli ve esnek önlemler alınması çağrısında bulunuyor. ILO Genel Direktörü Guy Ryder “Pandemi ve işsizlik krizi evrildikçe, en kırılgan kesimleri koruma gereği daha da acil hale geliyor” dedi. Ryder, şöyle devam etti: “Milyonlarca işçi için gelirsiz kalmak, gıdanın, güvenliğin ve geleceğin olmaması anlamına geliyor. Dünyada milyonlarca işletme zar zor nefes alıyor. Birikimleri de yok, krediye erişimleri de. Bunlar, çalışma yaşamının gerçek yüzü. Bugün yardım etmezsek, tamamen yok olacaklar.”

10 milyon işçi için kısa çalışma başvurusu yapıldı

Almanya’da kısa çalışmaya başvuran şirketlerin sayısı hızla artıyor. Federal Çalışma Ajansı (BA) Başkanı Detlef Scheele, perşembe günü (30 Nisan) düzenlediği basın toplantısında, “Korona pandemisi Almanya’yı savaş sonrasında en derin resesyonuna götürüyor” dedi. Geleneksel olarak Nisan aylarında istihdamın arttığına dikkat çeken Scheele, “Uzun aradan sonra ilk kez Nisan ayında işsizlik ve eksik istihdamda artış yaşandı” dedi.

İŞ PİYASASINDA ÇÖKÜŞ

Kısa çalışma için başvuran şirketlerin sayısında ülke tarihinde görülmemiş bir düzeye çıkıldığını bildiren Scheele, “Ve işgücü talebinde bulunan şirketlerin sayısında ise kelimenin tam anlamıyla bir çöküş yaşandı” dedi.

Geçtiğimiz pazar gününe (26 Nisan) kadar kısa çalışma için başvuran şirkete sayısının 751 bini aştığını söyleyen Scheele, “Toplamında 10,1 milyon işçi için kısa çalışma başvurusu yapıldı. Bunlar sadece başvuru, yani niyet bildirimi. Bunların ne kadarının gerçekleşeceğini şimdiden söyleyemeyiz” dedi. 2008/09 krizine atıfta bulunan Scheele, “O dönemki başvurular 3,3 milyon işçiyi kapsıyordu ve yıl ortalamasında 1,44 milyon işçi gerçekten kısa çalışmaya çıkmıştı. Bu kez kaç işçinin kısa çalışmaya çıkacağını ancak sekiz hafta sonra kesin olarak söyleyebiliriz” dedi. Almanya’da toplam istihdam 45 milyon dolayındayken sosyal sigorta zorunluluğu altında çalışanların sayısı ise 33 milyon civarında. Böylece sosyal sigortalı çalışanların yaklaşık üçte biri için kısa çalışma başvurusunda bulunuldu.

İşsiz sayısının bir önceki yılın aynı dönemine 415 bin arttığını söyleyen Scheele, “ürkütücü olan işsiz sayısının bir ay öncesine göre 308 bin artması” dedi. Scheele’in verdiği bilgiye göre işsiz sayısı Nisan ayırda yüzde 13 artarak 2,644 milyona çıktı.

Allianz sigortasının baş iktisatçısı Katharina Utermöhl Bild gazetesine verdiği demeçte, “Tahminlerimize göre yılın ilk yarısı bitinceye kadar işsizlerin sayısının her ay 250 bin ila 300 bin arası yükselmesini bekliyoruz. Böylece 2008/09 krizinin tüm rekor verileri çok çok gerilerde kalacak” dedi.

DGB: SETİN SAĞLAM KALMASI GEREKİYOR

Alman Sendikalar Birliği DGB Yönetim Kurulu üyesi Annelie Buntenbach yaptığı açıklamada, “Eğer kısa çalışma yasası değiştirilmeseydi işsizlik çok daha yüksek olacaktı. Kısa çalışma işsizliğe karşı oluşturulmuş bir settir. Şimdi asıl görevimiz bu setin sağlam kalmasını sağlamaktır” dedi.

Kısa çalışma parası özellikle düşük ücretli işlerde çalışanların işine pek yaramıyor. Hükümetin bu konuda önlemler alması gerekiyor. Kısa çalışma parasının kapsamının genişletilmesi gerekiyor” diye konuşan Buntenbach, “Hiç kimse açıkta kalmayacak deniliyorsa bu kesimin de düşünülmesi gerekiyor” dedi.