Sağcı ‘komplo teoriciler’in arkasında kimler var?

Stutgart'ta yapılan ırkçı eylem. Foto: Ali Çarman

Koronavirüs döneminde pek çok demokratik hakkın kısıtlanması, aşırı sağcı gruplara, yıllardır komplo teorileri üreten çevrelere malzeme oldu.

Stuttgart’da işveren Michael Ballweg’in başını çektiği eylem son birkaç hafta içinde Stuttgart’la da sınırlı kalmadı, değişik kentlere yayıldı. Her ne kadar Ballweg yaptığı konuşmalarda eylemlerin arkasında bir partinin olmadığını, sadece “özgürlük virüsü” yaymaya çalıştıklarını söylese de, söylemi ve eylemlere katılanların taşıdıkları döviz ve pankartlar ortada aşırı sağ bir görüntünün olduğunu yeterince gösteriyor.

En önemlisi de, korona önlemleri çerçevesinde iki kişiden fazla insanın bir araya yasak olduğu, bir araya gelenlere para cezası verildiği koşullarda, önce yüzlerce sonra da binlerce insanın bir araya gelmesine izin verilmesi. Ballweg, daha önce yaptığı başvurulara izin verilmemesini ardından devreye avukatlar koyarak Anayasa Mahkemesi’nden karar çıkartmış.

“Tag24’ sitesinde yer alan habere göre, bir taraftan parti olmadıklarını söyleyen bilgisayar programcısı bir firmanın sahibi Ballweg, diğer taraftan ise hemen seçimlerin olmasını istiyor. Merkel’in istifasını her fırsatta dile getiren AfD de erken seçim talep ediyordu!

Ancak eylemler ve söylemler, aşırı sağcı, milliyetçi çevrelerin yeni bir hareket peşinde olduğuna işaret ediyor. Berlin, Greiswald başta olmak üzere değişik kentlerde yapılan eylemlerde de aynı sloganların kullanılması dikkat çekiyor. En son Berlin’de Voksbühne’nin önündeki Rosa-Luxemburg-Platz’da yapılan eylem polis tarafından zorla dağıtıldı. Gözaltına alınanlar oldu. Daha önce aynı çevreler izin verilmediği halde bir araya geldi. Özellikle Berlin’deki eylemlere tanınış sağcıların ve komplo teoricilerin katılması dikkat çekiyor.

COMPACT DERGİSİ DE AYNI GÖRÜŞTE

Ancak şimdilik hiç bir partinin, hareketin içinde olmadığına dair yapılan açıklamalar, aşırı sağcı görüşlerin kapsama alanını genişletmek istemesiyle bağlantılı görünüyor.

Aşırı sağ çevrelerin yakından izlediği Compact dergisi de aynı söylemlerle haber ve yorumlar yayınlamaya başladı. 1 Mayıs günü, “Korona diktatörlüğüne hayır! Anayasayı koruma zamanı” başlığıyla yayınlanan haber-yorumda eylemlere destek veriliyordu.

Anayasaya sahip çıkma çağrısının yapıldığı yazıda maske taşımaya karşı çıkılıyor, koronavirüsün ekonomiye zarar vermek için ortaya atıldığı öne sürülüyordu. Bu nedenle eylemeler sırasında virüsten korumaya önem verilmiyor.

Bu hareket içinden gelen Dr. Bodo Schiffmann’in Anayasayı şiddete başvurmadan korumak için “Widerstand 2020” adında bir parti kurduğu ve şu anda 50 bin kurucu üyenin olduğu ileri sürülüyor. Compact da bu partiye destek verdiğini gizlemiyor. Derginin sahibi Jürgen Elsässer yıllardır Almanya’da bütün neonazi ve aşırı sağcı gruplar tarafından takip edilen “komplo teorisyeni”. Ancak eylemciler arasında çok sayıda göçmenin varlığı da dikkat çekiyor. Bu nedenle Alman ırkını üstün sayan klasik gerici akımlara benzemiyor. (YH)