Taleplerimizle alanlardaydık

İZLENİM / Sinan Özbolat

Bu yıl 1 Mayıs’ı salgın nedeni ile özgün koşullarda karşıladık. Bir yandan sermaye ve hükümetleri yaşanan krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkarken diğer taraftan, kamu kaynaklarını ve işçilerin çeşitli kasalardaki birikimleri sermaye peşkeş çekildi.

Her yıl sendikalar 1 Mayıs’ın organize ve çağrısını yapıyordu. Bu sene ise haftalar öncesinde DGB ve bağlı Sendikaların 1 Mayıs’ı dijital ortamda kutlayacağını ilan etmesinin ardından çeşitli kesimler 1 Mayıs’ı kendi koşullarında alanlarda kutlama arayışına girdi.

İşten atmaların gündeme gelmesi, ücret kayıplarının yaşanması, güvencesiz çalışma koşulları tepkilere yol açtı. Sendika merkezlerinin 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamama tutumu örgütlü ve mücadeleci işçi, işyeri temsilcisi ve mücadeleci sendikacılar tarafından eleştirildi.

‚Hadi 1 Mayıs’a‘ çağırısıyla Almanya çapında oluşan platforma DİDF olarak da katıldık ve olanaklarımız etrafında işçi, emekçi ve ilerici güçlerle birlikte 1 Mayıs’ı alanlarda kutlama kararı aldık.

İşçi sınıfının “Birlik, Dayanışma ve Mücadele“ günü yaklaştıkça, 1 Mayıs’ı alanlarda kutlama ve sokağa çıkma eğilimi daha da güçlendi. Aldığımız bilgilere göre gerek merkezi düzeyde gerekse yerellerde yapılan görüşmelerde DIDF’in aldığı bu karar ileri işçiler, mücadeleci sendikacılar ve ilerici kurum, kuruluş inisiyatif tarafında olumlu karşılandığı yönündedir.

Almanya’nın başta büyük kentleri olmak üzere, 50’den fazla şehrin birçok noktasında, işçiler, işyeri temsilcileri, kamu emekçileri, mücadeleci sendikacılar, emekten yana partiler, barış inisiyatifleri alanlara çıkarak 1 Mayıs’ı kutlama başarısı gösterdi.

Yıllardır sürdürdüğümüz mücadelenin ortaya çıkardığı etki ve birikimin farkında olarak 1 Mayıs’ın Hamburg da alanlarda kutlanması için inisiyatif aldık. İlk önce kentimizde hangi girişimler var, onları toparladık. Ardından sol sendikacılar platformu başta olmak üzere birçok kesim ve inisiyatif, gençlik örgütü ile sürekli bir ilişki içindeydik. Öncelikle bu kesimlerle fikirlerimizi paylaştık. Esas amacımız 1 Mayıs’ı ruhuna uygun ve taleplerimizi ortak bir şekilde dile getirmekti. Önerimizi paylaştığımız bazı güçlerin, verili koşullarda, ilk görüşmelerde tereddütlü olmaları öngörülen bir şeydi. Bu durumu değerlendirdik ve mevcut tereddütlere rağmen, DIDF olarak iki alan için (ST Georg hastanesi önünde ve Altona semtinde) başvurularımızı yaptık. Devam eden girişimlerimiz meyvelerini vermeye başladı ve mitinglerimize, sendikacıları, işyeri-işçi temsilcilerini ve çeşitli inisiyatifleri dahil edebildik. Bu girişimimiz hem kendi çevremize hem de dışımızdaki güçlere güven verdiğini söyleyebiliriz.

Eylemden eyleme koşmadık. Öncesinde hangi alana kaç döviz, kaç pankart, kaç kişi gidileceğini netleştirerek, görevlendirmeler yaparak hazırlandık. Bütün eylemler korunma önlemlerini dikkate alarak ve uyularak gerçekleştirdik.

Hamburg Göçmen Kadınlar Birliğinin de düzenlediği araba konvoyuna DIDF üyesi kadınlar katılarak destek verdik. İlgi çekici ve renkli bir eylem oldu.

2020 1 Mayıs’ın kendi şartlarında öğretici yanları olduğu gibi, yeni olanak ve imkanlarda sundu. Elbette ki sendikalar biz işçilerin en temel örgütleridir. Mücadeleci sendikacılığı güçlendirmek için, işyeri işçi ilişkilerimizi yeniden ele almak ve bu alanda çalışmamızı yoğunlaştırma belirleyici olacaktır. Önümüzdeki dönem uzlaşmacı sendikacılık daha fazla sorgulanacak, yaşanan krizin ekonomik boyutları ve sonuçları daha ağır hissedilir duruma geldikçe uygulanan politikalara karşı tabandan tepki de artacaktır. İşten atmalara karşı şimdiden dışımızdaki mücadeleci güçlerle dayanışma komiteleri ya da inisiyatiflerin oluşması için çaba içinde olmamız, gelecek zorluklara karşı mücadelenin daha etkili ve başarılı olmasını sağlayacaktır.

%d Bloggern gefällt das: