Salgını kullanan sağ hareketin eylemleri sürüyor

Ali ÇARMAN
Stuttgart

Almanya’nın Stuttgart kenti bugünlerde oldukça hareketli günler yaşanıyor. Koronavirüs nedeniyle bitmeyen karantina günleri uzadıkça toplumda tepkiler ve huzursuzluklar da baş göstermeye devam ediyor.

Tam da bu noktada sözüm ona ‘yeni’ siyasetçiler devreye sokuldu. Kendilerine “partisizler”, “biz solcu ve sağcı değiliz”, “partiler üstü insanlarız” diyen “Querdenken711” hareketi devreye girdi.

“Pandemi yalandır” savını ileri sürerek, “Hükümet özgürlüklerimizi kısıtlayamaz, baskıları kabul etmiyoruz” diyerek Münih, Köln, Frankfurt ve Stuttgart’da gösteriler yapmaya başladılar.

Stuttgart’ta önce 25 bin, sonra 50 bin kişinin katılacağı ileri sürülen 7. mitinglerini Bad Canstatt’ta bulunan Wansen Meydanında cumartesi günü gerçekleştirdiler. Polisin gelenleri güler yüzle karşıladığı miting saat 14.00’da başladı. Miting düzenleyicileri de oldukça sevinçliydi. Zira katılım saat 15.00’da 10 bini bulabilmişti.

Mitingin açılış konuşmasını Yahudi düşmanlığıyla bilinen gazeteci Ken Jensen yaptı ve konuşması alkışlarla karşılandı. Irkçı çevrelerin dergisi Compact da mitingde masa açmıştı.

GÖÇMEN NÜFUSUN KATILIMI DİKKAT ÇEKTİ

Toplumun bütün kesimlerinden özellikle “orta halli” denilenler ve sayısı küçümsenmeyecek bir göçmen nüfus da katılımcılar arasındaydı. Bugüne değin aşırı sağcıların eylemlerine katılan göçmen-yabancı görmek pek mümkün değildi. Hareketin başını çekenler bunu fark etmiş olacaklar ki, dil ve söylemlerine dikkat etmekteler. Sağın bütün renkleri ve tonları, Wansen’de bir arada bulunuyordu. Afrika, Yunan kökenliler de bayraklarıyla gelmişlerdi. İmparatorluk ve Barış Hareketi bayrakları zaten hemen göze batıyordu.

SALGIN ÖNLEMLERİNE UYMADILAR, POLİS HİÇ UYARMADI

Miting alanında maske takan ise parmakla sayılacak kadar azdı. Ve polis en küçük bir yaptırımda bulunmadı. Aynı polis Stuttgart’taki 1 Mayıs mitinginde onlarca defa maske konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Bölgenin tanınmış aşırı sağcıları, ırkçı parti AfD aktivistleri, Bad Cannstatt’ta gruplar halinde gezerek gövde gösterisinde bulundular. Baden Württemberg eyalet parlamentosunun AfD’li milletvekileri Christina Baum, Stefan Rapple gösterinin yıldızlarıydı. Yeni hareketin başını çeken işveren Michael Ballweg mitinglerde “sağcı-solcu değiliz, insanız” dese de gerçekler gizlenemiyor. Bir hafta önceki eylemlerinde “Irkçılığa hayır” dövizi taşıyan bir kadın tartaklanarak miting dışına çıkarılmıştı.

Yeni popülist sağ hareketin en kısa zamanda “Widerstand 2020’” adıyla partileşeceği açıktan ifade ediliyor ve şimdiden sanal ortamda üye sayılarının 100 bini geçtiği iddia ediliyor.

TAŞINAN DÖVİZ VE PANKARTLAR

“Karantinaya hayır!”, “Temel haklarımızdan elinizi çekin!”, “Maske zorunluluğu onursuzlaştırmadır, hemen kaldırılsın!”, “Korona diktatörlüğüne son!”, “Sağlık bahanesiyle diktatörlük!”, “Virüsler hastalık getirmez!”, “Komünizm temel hakları yok eder” ve benzerleri, katılımcıların evlerinde hazırlayıp getirmiş oldukları propaganda materyalleriydi. Merkezi olarak tek elden hazırlanmış pankart ve döviz yoktu denebilir.

İki aydan fazla bir süredir insanlara bir yanda evde kalmaları dayatılırken, diğer yanda milyonlarca işçi ve emekçi işe gönderildi. Hükümetin ayırdığı bütçenin asıl olarak patronlara gitmesi, çalışma saatlerinin bir anda 12 saate çıkabileceğinin açıklanması, seyahat etmenin yasaklanması gibi nedenler toplumu tedirgin etmekte.

Gelecek korkusu, ortadan kaldırılan sosyal hayat, artmakta olan işsizlik ve sağlık sisteminin çökmesi gibi nedenler toplumda içten içe bir tepkinin büyümekte olduğuna işaret ediyor, toplum bilimciler de bu noktalara vurgu yapıyor. Ne yazık ki bu durum popülist sağcıların eylemleriyle daha da belirginleşti.

IRKÇILIĞA VE SAĞA KARŞI AÇIK TAVIR

Yeni sağcıların gösterisine karşı emekçileri bilgilendirmek ve gerçekleri anlatmak için aralarında “Sağa karşı birlik“, ver.di sendikası Stuttgart şubesi, AntiFa, Sol Parti, SOS, DKP, VVN, Mücadeleci Sendikacılar Platformu, DİDF Stuttgart’ın da bulunduğu demokratik örgütlenmeler bir basın açıklamasını yaygın olarak dağıtarak aynı gün saat 14.30’da gösteri gerçekleştirdiler.

Yüzlerce kişinin katıldığı gösteride „Irkçılığa hayır, Yaşasın enternasyonal dayanışma“ sloganı atıldı. Polis burada hemen maskesizlere müdahale ederek eylem komitesini uyardı.

Kamu hizmetleri sendikası (ver.di) eyalet ikinci başkanı Hanna Binder konuşmasında, „Koronayla birlikte bizim alanımızda (Sağlık ve perakende mağazalarda) sorunlar büyüdü. Çalışanlarda işini kaybetme duygusu ve korkusu var. Korona salgını hayatımızı alt üst etti. Ancak kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Sağdan gelen beylik sözlerle bu sorunlarımıza cevap verilemez. Biz ver.di sendikası olarak çalışanların en temel haklarını hep birlikte savunurken insanlığı tehdit edecek ırkçılığa ve aşırı sağa karşı da mücadele edeceğiz“ dedi.

Gazeteci Joe Bauer ise „Mevcut hükümet korona bahanesiyle polisin yetkilerini genişletiyor. Temel haklar rafa kaldırıldı. Toplumdaki eşitsizlikler daha da çoğaldı. Buna karşı direniş haklıdır. Ama bu komplo teorileri ve bilimsel tıbbi gerçeklerin reddi ile olamaz. Irkçılığa karşı sessiz kalmayacağız. Şimdi dayanışma ağımızı daha büyütmeliyiz. Krizin yükünü zenginler çekmeli“ diye konuştu.

DİĞER KENTLERDE EYLEMLER

Aynı gün Berlin, Köln, Münih ve Gera kentlerinde  de eylemler yapıldı. Berlin’den bir kez daha Voksbühne’nin önünde toplanan sağcılar protesto edildi. Resmi olarak izin verilmeyen eyleme 1200 kişinin katıldığı açıklandı. Katım çağrısı yapan tanınmış vegan Attila Hildmann, eylem yerinden uzaklaştırıldı. Bu arada iki mağaza zinciri Attila Hildmann’ın reklamını yaptığı malların satışını durdurud.

Köln’de ise 300 kişi maskesiz ve araya mesafe koymandan kent içinde bir eylem yaptı. Polisin uyarısını dinlemeyen çok sayıda kişinin kimlik tespiti yapıldı. Eylemde çocukların da olduğu görüldü.

Gera’daki eyleme ise bir süre önce aşırı sağcı AfD’nin oylarıyla Thüringen eyaleti başbakanlığına seçilen Thomas Kemmerich de katıldı. CDU’lu bir işverenin çağrısıyla yapılan eyleme AfD’li siyasetçiler de katılarak boy gösterdi.